Anasayfa/ Makale/ Mobbinge Karşı Şirket Politikaları ve Hukuki Temeller

Mobbinge Karşı Şirket Politikaları ve Hukuki Temeller

Denizcilik sektöründe mobbinge karşı şirket politikalarının yetersizliği ve hukuki boşluklar işyerinde adaleti zedelemektedir. Uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat kapsamında şirketlerin mobbinge sıfır tolerans göstermesi yasal bir şarttır. Bu makale, konunun hukuki boyutunu ve işveren yükümlülüklerini incelmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Denizcilik sektörü, kendine has dinamikleri ve kapalı hiyerarşik yapısı gereği işveren yükümlülükleri açısından son derece hassas bir alandır. Sektörde faaliyet gösteren denizcilik şirketleri, iş sağlığı ve güvenliğini tam anlamıyla sağlamakla yükümlü olmalarına rağmen, ortaya çıkan mobbing ve ayrımcılık vakaları karşısında çoğunlukla eylemsiz kalmakta veya sorunu görmezden gelen politikalar izlemektedir. Bu durum, failin cezasız kalmasına ve hukuka aykırı eylemlerin devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Hukuki perspektiften bakıldığında, bir şirketin mobbinge sıfır tolerans ilkesini benimsememesi ve failler hakkında gerekli idari yaptırımları uygulamaması, işverenin işçiyi gözetim borcuna açıkça aykırılık teşkil eder. Failin eylemlerini halı altına süpürerek onu başka bir gemide görevlendirmek, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; aksine şirketin kurumsal kusurunu derinleştirir. Uluslararası normlar ve kanunlar, çalışanların onurunu korumak için şirket politikalarının hukuka uygun şekilde acilen yeniden yapılandırılmasını emretmektedir.

Ulusal Mevzuat ve Şirketlerin Hukuki Sorumluluğu

Türk hukuk sisteminde deniz çalışanlarının durumu, öncelikle 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gibi özel nitelikli kanunlarla düzenlenmektedir. Ne var ki, mevcut ulusal mevzuat, eşitlik ilkesi ve mobbinge karşı koruma mekanizmaları açısından oldukça yetersiz kalabilmektedir. Mevzuatta yer alan dilin dahi arkaik kalması ve genel İş Kanunu'nda yer alan bazı temel güvencelerin tam anlamıyla yer bulmaması, işverenin inisiyatif alanını orantısız şekilde genişletmektedir. Şirketler, yasaların bu cinsiyet körü ve eksik yapısını suistimal etmemeli, aksine işçiyi koruma borcu kapsamında kendi bağlayıcı iç yönetmeliklerini titizlikle oluşturmalıdır. Yöneticilerin, işyerindeki psikolojik taciz olaylarını örtbas etmesi veya hiyerarşik gücü kötüye kullanan personeli şirket menfaatleri bahanesiyle koruması yasal bağlamda kabul edilemez. Bir şikayet üzerine şirket yönetiminin eylemsiz kalması, işverenin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğuran açık ve ağır bir ihlaldir.

Uluslararası Hukukta Mobbing ve Yaptırımlar

Ulusal hukuktaki düzenleme eksiklikleri, uluslararası denizcilik hukuku ve küresel sözleşmeler ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Bu noktada Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), işyerinde eşitliğin sağlanması ve mobbingin önlenmesi adına bağlayıcı kararlar almaktadır. Özellikle IMO'nun son yıllarda belirlediği kurallar çerçevesinde, çalışana yönelik herhangi bir psikolojik baskı veya taciz, doğrudan ağır idari yaptırımlara tabi tutulmaktadır. Bunun yanı sıra, Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF), şirketleri net ve sınırları çizilmiş bir cinsel taciz politikası geliştirmeye davet etmektedir. Şirketler, uluslararası sözleşmelere taraf olan devletlerin bayraklarını taşıyan gemilerde bu uluslararası standartlara harfiyen uymak zorundadır. Bir şirketin konuyu görmezden gelmesi yerine, evrensel hukuk kurallarına uygun, şeffaf ve denetlenebilir bir şikayet mekanizması kurması bir tercih değil, yasal bir mecburiyettir.

Şirket Politikalarında Olması Gereken Standartlar

Hukuki riskleri minimize etmek ve adil bir çalışma ortamı yaratmak için, şirketlerin insan kaynakları departmanları somut ve caydırıcı politikalar üretmekle mükelleftir. Sadece göstermelik genelgeler yayınlamak veya faili koruyan geçici çözümler üretmek, mahkemeler nezdinde işvereni doğrudan kusurlu kılmaktadır. Şirketler, işyerinde mobbing vakalarını engellemek adına uluslararası hukukla tam uyumlu şu yasal adımları atmalıdır:

  • Mobbinge karşı sıfır tolerans ilkesinin tüm iş sözleşmelerine ve şirket içi disiplin yönetmeliklerine açıkça eklenmesi.
  • Şikayetlerin tarafsız ve bağımsız bir denetim mekanizması tarafından şeffaf bir şekilde incelenmesi.
  • Mobbing eylemi kanıtlanan faillerin başka bir görev yerine kaydırılmak yerine iş akitlerinin haklı nedenle feshedilmesi.
  • Tüm personelin periyodik olarak toplumsal cinsiyet eşitliği ve işyeri etiği konularında resmi eğitimlere tabi tutulması.

Bu tür yapısal şirket politikaları, yalnızca hukuki bir kalkan işlevi görmekle kalmayıp, aynı zamanda kurum kültürünü iyileştiren ve küresel denizcilik pazarında şirketin hukuki itibarını güvence altına alan zorunlu yasal adımlardır.

Gemi kaptanı bana mobbing yapıyor, şirket onu başka gemiye gönderdi. Şirkete dava açabilir miyim? expand_more
İşverenin, mobbing failini sadece başka bir göreve veya gemiye kaydırarak olayı örtbas etmesi hukuki sorumluluğunu kesinlikle ortadan kaldırmaz. Aksine, bu durum şirketin kurumsal kusurunu derinleştirerek işçiyi gözetme borcuna açıkça aykırılık teşkil eder. Şirket yönetiminin şikayetiniz üzerine yetersiz veya geçici çözümler üretmesi, işverenin hem hukuki hem de cezai sorumluluğunu doğuran ağır bir ihlaldir. Mobbing eylemi kanıtlandığında, işverenin failin iş akdini haklı nedenle feshetmesi yasal bir zorunluluktur.
Deniz İş Kanunu mobbing konusunda yetersiz kalıyor, haklarımı nasıl arayacağım? expand_more
Ulusal mevzuatımızdaki ve Deniz İş Kanunu'ndaki hükümlerin yetersiz veya arkaik kalması, işvereni gözetim yükümlülüğünden kurtarmaz. Denizcilik şirketleri, eksik yasal yapıyı suistimal etmek yerine çalışanlarını korumak amacıyla titiz ve bağlayıcı iç yönetmelikler oluşturmak zorundadır. Ulusal hukukun eksik kaldığı noktada devreye Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gibi kurumların bağlayıcı kararları girer. Şirketinizin bu evrensel kurallara uygun, şeffaf bir şikayet mekanizması kurması yasal bir mecburiyet olduğundan, ihlal durumunda doğrudan uluslararası standartlara dayanarak hakkınızı arayabilirsiniz.
Şirketim mobbingi önlemek için kanunen hangi önlemleri almak zorunda? expand_more
İşvereniniz, işçiyi gözetme borcu kapsamında iş sözleşmelerine ve disiplin yönetmeliklerine "mobbinge karşı sıfır tolerans" ilkesini açıkça eklemek mecburiyetindedir. Tarafınızdan yapılacak şikayetlerin tarafsız ve bağımsız bir denetim mekanizması tarafından şeffaf bir biçimde incelenmesi yasal bir şarttır. Şirket ayrıca sadece kağıt üzerinde kurallar koymakla kalamaz; tüm personelini periyodik olarak işyeri etiği ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerine tabi tutmalıdır. Bu standartların uygulanmaması, olası bir davada mahkemeler nezdinde işvereni doğrudan kusurlu kılacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir