Anasayfa Makale İşyerinde Psikolojik Taciz: Mobbingin...

Makale

İşyerinde karşılaşılan psikolojik şiddet eylemlerinin hukuki zeminde değerlendirilebilmesi için mobbingin temel dinamiklerinin, aşamalarının ve davranış tiplerinin doğru analiz edilmesi elzemdir. Bu makale, mobbingin anatomisini ve tipolojisini inceleyerek, mağdurların hukuki süreçlerde haklarını aramalarına rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.

İşyerinde Psikolojik Taciz: Mobbingin Anatomisi ve Tipolojisi

Modern çalışma hayatının rekabetçi yapısı içerisinde çalışanların karşılaştığı en ciddi problemlerin başında, işyerinde psikolojik taciz veya bilinen adıyla mobbing gelmektedir. Hukuki bir uyuşmazlığın temeli olarak mobbing; bir ya da birden fazla çalışanın, başka bir çalışana yönelik sistematik ve bilinçli bir şekilde uyguladığı, genellikle mağdurun işten ayrılmasıyla sonuçlanan psikolojik baskı eylemleri bütünüdür. Bir eylemin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için mağdura yöneltilen düşmanca ve ahlak dışı tavırların belirli bir süreklilik arz etmesi, örneğin en az altı aylık bir periyotta ve sıklıkla tekrarlanması aranmaktadır. İşverenlerin işçiyi gözetme borcu kapsamında doğrudan değerlendirilen bu süreç, sadece anlık bir çatışmadan ibaret olmayıp, kendine özgü dinamikleri, tarafları ve aşamaları olan karmaşık bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla uyuşmazlıkların çözümünde mobbingin anatomisinin ve tipolojisinin detaylı bir şekilde analiz edilmesi, ihlalin boyutlarını ispat etmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Mobbingin Temel Türleri ve Yönleri

Mobbing eylemleri, fail ve mağdur arasındaki hiyerarşik veya fonksiyonel ilişkiye göre farklı hukuki görünümlere sahip olabilmektedir. Dikey mobbing, işyerindeki hiyerarşik yapı içerisinde üstler ve astlar arasında gerçekleşen psikolojik şiddet türüdür. Kendi içinde ikiye ayrılan bu yapının en yaygın görüleni olan aşağı yönlü mobbing, yöneticilerin otoritelerini ve yetkilerini kötüye kullanarak astlarına yönelik uyguladıkları sistematik baskılardır. Bunun karşısında yer alan yukarı yönlü mobbing ise astların birleşerek veya bireysel olarak amirlerinin başarısız olmasını sağlamak maksadıyla uyguladıkları eylemleri ifade eder. Diğer bir tür olan yatay mobbing, eşit pozisyonda çalışan iş arkadaşları arasında kıskançlık veya rekabet gibi nedenlerle ortaya çıkan fonksiyonel uyuşmazlıklar bütünüdür. Son olarak, iş hayatı dışında feodal ve anti-demokratik yapıların baskın olduğu çevrelerde görülen sosyal mobbing de toplumsal bir mahalle baskısı mekanizması olarak anatomik yapı içerisinde yerini almaktadır.

Mobbingin Tarafları: Mağdur, Zorba ve İzleyiciler

Psikolojik taciz olgusunun anatomik yapısında doğrudan ve dolaylı rol alan üç temel taraf bulunmaktadır. İlk taraf olan mağdur, işyerinde sistematik saldırıların hedefi haline gelen, eğitim düzeyi veya yaşı ne olursa olsun bu baskıya maruz kalan potansiyel kişidir. Yalnız çalışanlar, işinde üstün başarı gösterenler veya organizasyona yeni katılanlar genellikle daha yüksek risk altındadır. İkinci taraf ise hukuka aykırı fiili gerçekleştiren zorba tarafıdır. Çoğunlukla kendi eksikliklerini örtbas etmek amacıyla narsist, öfkeli, riyakâr veya dalkavuk gibi alt kimliklerle hareket eden zorbalar, mağduru hedef alarak kişilik haklarını ihlal ederler. Sürecin hukuki bağlamda en çok ihmal edilen ancak fiilin ağırlığını etkileyen üçüncü tarafı ise izleyicilerdir. Mağdurun yaşadığı haksızlıklara dolaylı olarak şahit olan ancak sessiz kalarak veya zorbanın yanında yer alarak eylemsizlik gösteren bu kişiler, taciz sürecinin devamlılığına zımnen zemin hazırlarlar.

Mobbingin Gelişim Aşamaları

Bir eylemler bütününün mobbing olarak tanımlanıp hukuki incelemeye konu olabilmesi için genellikle belirli gelişim aşamalarından geçmesi beklenir. Sürecin ilk evresi olan çatışma ve anlaşmazlık aşaması, henüz psikolojik terör boyutuna ulaşmamış ancak potansiyel tehlike barındıran sıradan uyuşmazlıklardan doğar. İkinci evre olan saldırgan eylemlerle bezdirme aşaması, zorbanın kasıtlı ve planlı baskılarını düzenli olarak uygulamaya başladığı dönemdir. Akabinde, süreç işveren veya yönetimin olaya dahil olması aşaması ile yeni bir boyut kazanır; bu noktada yönetim mağduru korumak yerine çoğunlukla onu dışlayan bir tutum sergiler. Dördüncü evrede mağdur, yanlış tanımlamalarla etiketlenme aşaması içerisine itilerek sorunlu veya psikolojik problemli olarak haksız yere damgalanır. Bu ağır sürecin en somut zarara dönüştüğü nihai nokta ise mağdurun istifaya zorlandığı veya işten çıkarıldığı işten ayrılma aşamasıdır.

Mobbing Tipolojisi: 45 Temel Davranış Modeli

Psikolojik taciz literatürüne kazandırılan ve hukuki uyuşmazlıklarda delil tespiti açısından büyük önem taşıyan mobbing tipolojisi, 5 ana grup altında toplanan 45 farklı davranış modelinden oluşmaktadır. Bu eylemlerin tek seferlik olması mobbing teşkil etmez; sistematik ve sürekli bir biçimde uygulanması ihlalin varlığı için şarttır. Fiiliyata dökülen bu davranış grupları şu şekilde tasnif edilmektedir:

  • İletişimin Engellenmesi: Mağdurun sözünün sürekli kesilmesi, yüksek sesle azarlanması ve çalışma ortamında kendini göstermesinin engellenmesi.
  • Sosyal İlişkilere Saldırı: Mağdurun izole edilmesi, yokmuş gibi davranılması ve diğer iş arkadaşlarıyla konuşmasının yasaklanması.
  • İtibara Yönelik Saldırılar: Mağdur hakkında asılsız dedikodu yapılması, iftira atılması ve değerleriyle yahut inançlarıyla alay edilmesi.
  • Mesleki Konum ve Yaşam Kalitesine Saldırı: Kişiye anlamsız işler verilmesi, yeteneklerinin çok altında görevler yüklenerek özgüveninin ve itibarının zedelenmesi.
  • Kişinin Sağlığına Doğrudan Saldırılar: Mağdurun ağır efor gerektiren işlere zorlanması, fiziksel zararla veya cinsel tacizle tehdit edilerek gözdağı verilmesi.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: