Anasayfa Makale İşyerinde Mobbingin Presenteizm ve Ekonomik...

Makale

İşyerinde sistematik psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığını bozarak presenteizm (işte var olamama) sorununu tetiklemektedir. Çalışanların verimsiz bir şekilde işte bulunması, işverenler ve sağlık sistemleri açısından ciddi verimlilik kayıplarına ve yüksek ekonomik maliyetlere yol açmaktadır.

İşyerinde Mobbingin Presenteizm ve Ekonomik Maliyetlere Etkisi

İş hukukunda işverenin işçiyi gözetme borcu kapsamında ele alınan mobbing, bir veya birden fazla çalışana yönelik uygulanan sistematik psikolojik baskı ve taciz eylemleridir. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlama yükümlülüğünün ihlali anlamına gelen bu durum, çalışanların ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü doğrudan zedelemektedir. Mobbing mağduru olan bireyler, yaşadıkları yoğun stres, anksiyete ve tükenmişlik hissine rağmen, iş güvencesini kaybetme korkusuyla presenteizm (işte var olamama) davranışı sergileyerek çalışmaya devam etmektedirler. Presenteizm, çalışanın fiziken işyerinde bulunmasına karşın bedensel veya psikolojik rahatsızlıkları sebebiyle işine tam anlamıyla odaklanamaması ve iş verimliliğinin ciddi şekilde düşmesi halidir. Hukuki açıdan iş sağlığı ve güvenliği ihlallerinin bir sonucu olan bu tablo, yalnızca çalışanın bireysel mağduriyetiyle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda işletmeler ve genel ekonomi üzerinde yıkıcı maliyetler doğurmaktadır. İşverenlerin mobbinge karşı önleyici tedbirler almaması, presenteizmi kaçınılmaz bir sonuç haline getirmektedir.

Mobbingin Presenteizm Üzerindeki Tetikleyici Rolü

Hukuk uygulamalarında psikolojik şiddet ve yıldırma politikaları olarak karşımıza çıkan mobbing, çalışanın çalışma iradesini ve motivasyonunu kırmaya yönelik kasıtlı eylemleri içerir. Bu sistematik baskıya maruz kalan çalışanlar, yöneticilerinin veya çalışma arkadaşlarının ilave eleştirilerinden kaçınmak ve zedelenen iş güvencelerini korumak adına, ağır sağlık sorunlarına rağmen işe devam etme eğilimi gösterirler. Hukuken işverenin eşit davranma ve koruma yükümlülüklerini ihlal eden bu zorbalık süreci, çalışanı adeta bir çıkmaza sürükler. Mobbing mağduru, bir yandan maruz kaldığı düşmanca ortamın yarattığı kronik stres, depresyon ve uyku bozukluklarıyla mücadele ederken, diğer yandan zorunlu presenteizm girdabına kapılır. Bu durum, çalışanın işyerinde bedenen var olmasına rağmen zihnen kopuk olmasıyla sonuçlanır. Dolayısıyla, işyerinde sağlıklı bir iletişim ve adil bir yönetim politikasının bulunmaması, doğrudan presenteizmi besleyen en temel hukuki ve organizasyonel risk faktörüdür.

Presenteizmin İşletmelere ve Sektöre Yansıyan Ekonomik Maliyeti

İşyerinde gerçekleşen mobbing eylemlerinin yol açtığı presenteizm, çalışanların bireysel sağlığını tehlikeye atmasının ötesinde, işverenler için ölçülebilir ve son derece ağır ekonomik maliyetler yaratmaktadır. İşverenlerin mobbingi önleme yükümlülüğüne aykırı davranmaları, kısa vadede iş gücünden tasarruf sağlıyor gibi görünse de uzun vadede kurumsal verimliliği çökertmektedir. Sağlık sorunlarına rağmen çalışan bireylerin dikkatsizliği, iş kazalarına, hizmet kalitesinde düşüşe ve hatalı işlemlere zemin hazırlamaktadır. Özellikle dikkat gerektiren sağlık gibi kritik sektörlerde, presenteizm kaynaklı verimlilik kaybı, ilaç hataları ve bakım gecikmeleri gibi vahim sonuçlar doğurarak hastaların ve çalışanların can güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu hataların sonucunda ortaya çıkan tıbbi ve hukuki masraflar, işverenlerin ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya kalmasına neden olur. Görünmez maliyet olarak adlandırılan bu durum, genellikle doğrudan işe devamsızlıktan çok daha büyük bir maddi kayıp yaratmaktadır.

Sonuç Türü Açıklama ve Etkisi
Hizmet ve Bakım Kalitesinde Düşüş İlaç hataları, iş kazaları ve bakım gecikmeleri gibi hayati risklerin artması.
Çalışan Sağlığı Üzerinde Etkiler Tükenmişlik sendromu, ağır depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkması.
Doğrudan Ekonomik Maliyet ABD verilerine göre yalnızca tek bir çalışanın presenteizm kaynaklı yıllık maliyetinin yaklaşık 14.339 dolara ulaşması.

İşverenin Önleme Yükümlülüğü ve Kurumsal Etkiler

İş hukukunun temel prensipleri gereği işverenler, çalışanların onurunu korumak ve psikolojik tacizi engellemekle yükümlüdür. İşyerinde mobbinge karşı sıfır tolerans politikası benimsenmemesi, çalışanların işe devamsızlık yapmasına veya tam tersi bir etkiyle hasta olmalarına rağmen verimsizce çalışmaya devam etmelerine yol açar. Bu yönetimsel zafiyet, yüksek personel devir hızına, işten ayrılma oranlarında artışa ve kurumun ticari itibarının ciddi şekilde zedelenmesine neden olmaktadır. Örgütsel kültürün psikolojik şiddet ve baskı unsurlarını barındırması, çalışanların şirkete olan aidiyetini ortadan kaldırır. İşverenler, destekleyici bir iş kültürü oluşturarak hem çalışan refahını güvence altına almalı hem de presenteizmin yaratacağı yüksek maliyetlerin önüne geçmelidir. Aksi takdirde, mağdur çalışanların açacağı maddi ve manevi tazminat davaları, işletmeler için telafisi güç yasal giderler ve prestij kayıpları anlamına gelecektir. İşçi sağlığının korunması, sonuç itibarıyla işletmenin ekonomik sağlığının da teminatıdır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: