Makale
İşyerinde veya saha görevlerinde çalışanların maruz kaldığı üçüncü kişi şiddeti, işverenin gözetim borcu kapsamında ciddi hukuki sorumluluklar doğurmaktadır. Yerel basın emekçilerinin sahada karşılaştığı fiziksel saldırılar ekseninde işverenin güvenlik sağlama yükümlülüğü ele alınmaktadır.
İş Hukukunda Üçüncü Kişi Şiddeti ve İşverenin Gözetim Borcu
İş hukuku pratiğinde işverenin en temel yükümlülüklerinden biri olan gözetim borcu, işçinin sadece işyeri sınırları içinde değil, işin ifası amacıyla görevlendirildiği her türlü saha çalışmasında fiziksel ve psikolojik bütünlüğünün korunmasını emreder. Saha görevlerini icra eden çalışanlar, özellikle gazetecilik gibi halkla ve tehlikeli durumlarla iç içe olan meslek grupları, sıklıkla üçüncü kişi şiddeti ile karşı karşıya kalmaktadır. Haber kaynakları, öfkeli kalabalıklar veya habere konu olan şahıslar tarafından uygulanan bu şiddet, bireysel bir asayiş sorunu olmanın ötesinde, işveren açısından iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin ihlali anlamına gelmektedir. İşverenin, risk taşıyan görevlendirmelerde çalışanını güvence altına alacak tedbirleri almaması, hukuki bir yaptırım riskini beraberinde getirir.
Saha Görevlerinde Üçüncü Kişi Şiddeti ve Fiziki Müdahaleler
Yerel basında görev yapan kadın gazetecilerin deneyimleri, sahadaki fiziksel müdahalelerin ve tehlikelerin ne derece yüksek boyutlara ulaştığını açıkça göstermektedir. Olay yeri incelemeleri, yangın veya cinayet haberleri gibi kriz anlarında çalışanlar, doğrudan mağdur yakınlarının veya olaya karışan kişilerin açık hedefi hâline gelmektedir. Gözlemlenen vakalarda; daracık sokaklarda çıkan yangınları görüntülerken mal kaybı yaşayan esnafın tekme tokat saldırısına uğrayan, cenaze haberlerinde acılı ailelerin tepkisiyle karşılaşan ve hatta olay yerinde fiziki darbeye maruz kalan gazeteciler bulunmaktadır. Bununla birlikte sokak eylemlerinde patlayıcı madde fırlatılması, mahalle sakinlerinin taşlı saldırıları ve görüntü alınmasını engellemek amacıyla ekipmanların gasp edilip parçalanması, sahadaki can güvenliği ihlallerinin boyutunu gözler önüne sermektedir.
İşverenin Gözetim Borcu Kapsamında Sorumlulukları
Meydana gelen bu saldırılar karşısında iş hukuku devreye girmekte ve işverenin gözetim borcu ihlali tartışılmaktadır. İşçi, işverenin talimatıyla görev yerine gittiği andan itibaren, bu alandaki olası risklere karşı işverenin koruması altında olmalıdır. Ancak uygulamada, medya kurumlarının saha görevlerine giden çalışanlarına ulaşım ve güvenlik imkânı sağlamadığı, tehlikeli ortamlarda dahi koruyucu bir yaklaşım sergilemediği görülmektedir. Çalışanların olay yerinde öfkeli kalabalıkların arasına tek başına gönderilmesi ve kendi başlarının çaresine bakmak zorunda bırakılmaları işverenin koruma yükümlülüğüne aykırıdır. Meydana gelebilecek darp, ekipman zararı veya bedensel bütünlüğün ihlali vakalarında, işveren risk önleyici mekanizmaları işletmediği için kusurlu kabul edilecektir.
Üçüncü Kişilerden Gelen Şiddete Karşı Alınması Gereken Önlemler
İşverenin, işçiyi üçüncü kişilerin olası saldırılarından korumak ve güvenliği tahsis etmek adına alması gereken asgari hukuki ve fiili tedbirler şunlardır:
- Riskli görülen olay yeri haberlerine gidilirken çalışanlara mutlaka güvenli kurumsal ulaşım araçları tahsis edilmelidir.
- Fiziksel saldırı ihtimali yüksek kriz anlarında, çalışanın sahaya tek başına gönderilmemesi ve aktif güvenlik desteğinin sağlanması şarttır.
- Gece saatlerindeki tehlikeli görevlendirmeler sonrasında personelin güvenli bölgeye dönüşleri için koruyucu kurumsal politikalar geliştirilmelidir.
- Sahada meydana gelen darp veya eşyaya zarar verme eylemlerinde işveren, hukuki sürecin yürütülmesini kurumsal olarak üstlenmelidir.
Habere Konu Olan Şahısların İşyerine Yansıyan Şiddeti
Üçüncü kişi şiddeti sadece saha çalışmalarıyla sınırlı kalmamakta, bizzat çalışma ofisinin içine de taşınabilmektedir. Gazetecilerin yaptıkları adli haberler sonucunda tahliye edilen veya dışarıda yargılanan cinayet şüphelilerinin, kurumu basarak personelden hesap sormaya çalışması çok ciddi bir işyeri güvenliği zafiyetidir. İşyerinin kapısına dayanan öfkeli şüpheliler, sadece hedef aldıkları çalışanı değil, kurumdaki tüm personeli tehlikeye atmaktadır. İşverenin, kendi mülkiyet ve kontrol alanındaki bina güvenliğini tam olarak sağlaması, hukuken en katı şekilde aranan gözetim borcu standartları arasındadır. Dış aktörlerin baskınlarına karşı fiziki önlemler almamak ve çalışanı faille yüz yüze bırakmak, işvereni doğacak her türlü zarardan sorumlu hâle getirmektedir.