Anasayfa Makale İş Hukukunda Mobbing, Türleri ve İşçi Hakları

Makale

İş yerinde sistematik psikolojik şiddet anlamına gelen mobbing, çalışanların ruhsal ve fiziksel sağlığını derinden etkileyen hukuki bir ihlaldir. Bu yazıda, uzman avukat perspektifiyle mobbingin hukuki tanımı, yatay ve dikey başta olmak üzere türleri ve mağdur çalışanların sahip olduğu yasal haklar detaylı bir şekilde incelenmektedir.

İş Hukukunda Mobbing, Türleri ve İşçi Hakları

İşyerinde çalışanlar arasında fiziksel zorlama, duygusal istismar, söylenti, yıldırma, aşağılama, küçümseme ve tecrit gibi davranışların sistematik olarak uygulanması hukuki literatürde mobbing olarak adlandırılmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan Mobbing Bilgilendirme Rehberine göre bu kavram; çalışanları düzenli bir şekilde ve belli periyotlarla işten uzaklaştırmayı amaçlayan, onları istifa etmeye yönelten ve kişilik haklarına zarar veren davranışlar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç, mağdur ile uygulayan arasında genellikle bir güç dengesizliğinden beslenmekte ve psikolojik terör boyutlarına ulaşabilmektedir. Bir eylemin hukuki anlamda taciz sayılabilmesi için anlık veya bir defaya mahsus değil, düşmanca ve etik olmayan tutumların uzun bir zaman aralığında sürdürülmesi esastır. Bu tür psikolojik taciz eylemleri, sadece bireyin sosyal yaşamını ve ruh sağlığını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda hukuki boyutta çalışanların en temel haklarının ihlali anlamına gelir. Hukuk sistemimizde çalışanların bu sistematik baskıya karşı korunması ve mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla çeşitli haklar tanınmıştır.

Hukuki Bağlamda Mobbingin Temel Türleri

Mobbing, uygulanan hiyerarşik yapıya ve tarafların konumlarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır. Bu ayrımların tespiti, hukuki süreçlerde uygulanacak stratejiler açısından büyük önem taşımaktadır. Literatürde kabul gören ve yargı kararlarında da temel alınan başlıca sınıflandırma, dikey mobbing ve yatay mobbing şeklindedir. Dikey mobbing, hiyerarşik olarak üst konumda bulunan bir kişinin, yetki ve ayrıcalıklı durumunu kötüye kullanarak kendinden alt pozisyondaki bir çalışana sistematik baskı uygulamasıdır. Buna karşılık yatay mobbing, aynı statüye veya benzer pozisyonlara sahip eşdeğer çalışma arkadaşları arasında gerçekleşir. Aynı pozisyondaki kişilerin terfi rekabeti veya kıskançlık gibi nedenlerle birbirlerine karşı iftira atması, dışlaması veya kötü niyetli söylentiler yayması yatay mobbing kapsamına girer. Eşdeğerler arasındaki bu eylemler, duygusal düzeyde çok daha ciddi yıkımlara yol açabilmekte ve çalışanın pasifize olmasına neden olabilmektedir.

Çalışanların Karşılaştığı Psikolojik Taciz Yöntemleri

Uygulamada karşılaşılan mobbing vakaları, kurbanı istifa etmeye zorlamak veya izole etmek amacıyla çeşitli taktikler barındırmaktadır. Psikolojik şiddetin farklı aşamalarda ve biçimlerde kendini gösterdiği anlaşılmaktadır. En yaygın psikolojik taciz yöntemleri şunlardır:

  • Sözlü saldırı ve hakaret: Çalışanın sürekli olarak yüksek sesle azarlanması, küçümsenmesi ve iletişim kurmasının engellenmesi.
  • Sosyal tecrit: Mağdurun izole edilmesi, yokmuş gibi davranılması ve gruptan tamamen dışlanması.
  • İş ve kariyer engellemeleri: Çalışana uzmanlık alanına uygun olmayan vasıfsız işler verilmesi, yetkilerinin haksızca kısıtlanması.
  • İtibarın zedelenmesi: Birey hakkında iftira niteliği taşıyan ve kötü niyetli dedikodular yayılması.
  • Özel alana müdahale: Kişisel eşyalara zarar verilmesi ve özel yaşamın mesnetsiz eleştirilmesi.

Bu eylemlerin tümü kasten, düşmanca ve sistematik bir şekilde yürütüldüğünde çalışanın benlik saygısını kaybetmesine ve ağır bir psikolojik tükenmişlik yaşamasına sebebiyet vermektedir.

Hukuki Mücadele ve Mağdur İşçi Hakları

Mobbinge maruz kalan bir çalışanın yasal yollara başvurmadan önce atması gereken temel bireysel adımlar bulunmaktadır. Hukuki mücadelenin temelini ispat araçlarının toplanması oluşturur. Mağdur çalışan; maruz kaldığı eylemleri kanıtlamak adına e-postalar, yazılı talimatlar, notlar ve mesajlar gibi her türlü dokümanı güvenli bir şekilde saklamalıdır. Ayrıca, olaylara tanıklık eden meslektaşların tespiti ve yönetim kademesinin yazılı olarak durumdan haberdar edilmesi, ileride açılacak davalar için kritik öneme sahiptir. Tüm bireysel çözüm yollarının tükenmesi durumunda, olayın hukuki boyutu tüm ağırlığıyla devreye girer. İşyerinde psikolojik taciz, yasal güvencelerle kesin biçimde yasaklanmış olup, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ve ulusal hukukumuz gereği çalışanın kendi haysiyetine uygun çalışma koşullarına sahip olma hakkı güvence altına alınmıştır. Bu süreçte kurbanın pasif kalmaması ve sistematik tacizin devamına müsaade edilmeden derhal yasal yollara başvurulması, sürecin sağlıklı yürütülmesi adına en güvenilir yöntemdir.

Başvuru Mekanizmaları ve Şikayet Yolları

Çalışanların maruz kaldığı psikolojik şiddeti durdurmak ve yasal haklarını aramak için kullanabilecekleri çeşitli resmi başvuru yolları bulunmaktadır. Devlet tarafından yürürlüğe konulan genelge ve ilgili düzenlemeler uyarınca, çalışanlar doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi olan ALO 170 hattını arayarak anında destek ve yardım talep edebilirler. Bu merkez aracılığıyla uzman psikologlar eşliğinde mağduriyetlerin doğru tespiti ve etkilerin en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, idari düzeyde faaliyet gösteren Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu yaşanılan vakaları izlemekte ve hukuki süreçlere dair önleyici politikalar oluşturmaktadır. Çalışanların resmi şikayetleri esnasında, hak arama süreçlerinin mutlak bir gizlilik içinde yürütülmesi ve özel hayatın korunması esastır. Bireyin iş yerindeki ayrımcılık ve istismara karşı İş Kanunu kapsamında eşit davranma ilkesine dayanarak haklarını ileri sürme imkanı da mevcuttur. Doğru yasal mekanizmaların işletilmesi, mobbingin bir kader olmaktan çıkıp yaptırımlarla sonuçlanmasını sağlar.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: