Anasayfa Makale İdarenin Mobbingi Önleme Yükümlülüğü ve...

Makale

Çalışma hayatında idarenin ve kurum yönetimlerinin, personeli koruma ve sağlıklı bir çalışma ortamı tesis etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kurumların taciz ve rahatsız edici davranışlara sıfır tolerans göstermesi, adil bir görev dağılımı yapması ve iletişim kanallarını açık tutması idari sorumluluğun temel bir gereğidir.

İdarenin Mobbingi Önleme Yükümlülüğü ve Sorumluluğu

İş yaşamında sağlıklı ve güvenli bir ortamın tesis edilmesi, kurumların ve idarenin en temel hukuki ve organizasyonel sorumlulukları arasında yer almaktadır. Yönetim kademesinin, çalışanları her türlü psikolojik baskı ve rahatsız edici eylemlerden korumak adına aktif bir önleme politikası yürütmesi gerekmektedir. İdarenin, çalışma ortamında ortaya çıkabilecek olumsuz tutumları önceden tespit ederek kalıcı problem çözme mekanizmaları oluşturması büyük önem taşır. Yönetim zafiyetlerinden doğabilecek her türlü ayrımcılık, adaletsiz görev dağılımı ve yetersiz iletişim, kurumun hukuki sorumluluğunu gündeme getirecek başlıca unsurlardır. Bu doğrultuda idare, çalışanların temel haklarını güvence altına alarak güven uyandıran ve destekleyici bir çalışma ortamı yaratmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, önleyici tedbirleri almayan ve çalışanlarına karşı şeffaf, adil bir yaklaşım sergilemeyen yönetimlerin sorumluluğu doğacaktır.

Kurumsal Düzeyde Alınması Gereken İdari Önlemler

Yöneticilerin ve idarenin, çalışanlar arasında sağlıklı bir işleyiş kurabilmesi için öncelikle açık ve net iş tanımları yapması gerekmektedir. İdarenin yetki sınırları içerisinde, kurum içinde meydana gelebilecek taciz ve rahatsız edici davranışlara tolerans göstermemek en temel gözetim yükümlülüğüdür. Yöneticilerin, hoşgörülü, esnek ve kapsayıcı bir yönetim anlayışını benimsemeleri, kurumun bu konudaki koruyucu yaklaşımının özünü oluşturur. Bunun yanı sıra, çalışanların işe alım ve kurum içi yer değiştirmeleri sırasında gerekli oryantasyon çalışmalarının yapılması, kişinin yeni görevine adaptasyonunda idarenin alması gereken elzem tedbirlerdendir. Herhangi bir sorunun kronikleşmesine izin vermeden, problemler ortaya çıktığı an çözüm üretebilecek düzenli bölüm toplantıları ve eleştiriye açık bir yönetim tarzı benimsenmelidir. İdare, çalışanlar ile kurumun ortak değerlerde buluşmasını sağlayarak, şeffaf bir yapı kurmak zorundadır.

Görev ve İş Yükü Dağılımında Adalet İlkesi

İdarenin çalışanlarını koruma yükümlülüğünün bir diğer boyutu, iş yükü ve ödül dağılımında adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hareket etmesidir. Çalışma hayatında kişilerin görevlendirilmelerinde mutlaka kişi ve iş uyumunun dikkate alınması gerekmektedir. Kurum yönetiminin, zor ve istenmeyen işleri çalışanlar arasında eşit şekilde paylaştırması, belli kişilerin üzerinde aşırı iş yükü birikmesini önleyecek en önemli idari tedbirdir. Ayrıca, ücret ve ödül dağıtım mekanizmalarının çalışanların beklentilerini karşılayacak düzeyde adil olması, idari sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. Personelin gösterdiği başarının yönetim tarafından takdir edilmesi ve terfi gibi kariyer fırsatlarının eşit şartlarda sunulması şarttır. Adaletsiz ve dengesiz bir iş dağılımı, kurumun koruma borcunu ihlal ettiğinin somut bir göstergesi olarak kabul edilir.

İletişim Kanallarının Açıklığı ve Destekleyici Çalışma Ortamı

Çalışanların huzur ve güven içinde faaliyet gösterebilmesi adına idarenin açık, yeterli ve kaliteli iletişim ortamı sağlaması yasal ve idari bir mecburiyettir. Yöneticilerin, takım çalışmalarını destekleyerek çalışanlar arası veya çalışan ile idare arasındaki bağları güçlendirmesi beklenir. Bu çerçevede, kurum içerisinde gereksiz kuralların ve aşırı kontrol mekanizmalarının en aza indirilmesi, çalışanlar üzerindeki idari baskıyı hafifletecektir. İşin yoğun olduğu birimlere ek donanım ve yardımcı personel temin edilmesi, idarenin çalışma koşullarını iyileştirme sorumluluğunun bir gereğidir. Yine çalışma ortamının aydınlatma, gürültü ve ısıtma gibi fiziksel şartlar açısından insani standartlara ulaştırılması idarenin asli görevleri arasındadır. Yönetimin çalışanlara serbest karar verme imkanı tanıması ve kararlara katılımını sağlaması, idarenin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğinin en temel ispatıdır.

İdarenin Temel Gözetim ve Önleme Görevleri

İdarenin, çalışma ortamını düzenlerken uygulamakla yükümlü olduğu bazı temel ve bağlayıcı standartlar bulunmaktadır. Bu standartlar, yöneticilerin personeli her türlü idari baskıdan korumak için atmak zorunda olduğu asgari adımları ifade eder. İdarenin başlıca gözetim sorumlulukları şunlardır:

  • Çalışanlar için açık ve net iş tanımlarının yapılarak görev ve sorumluluk sınırlarının kesin olarak belirlenmesi.
  • Kurum içi taciz ve rahatsız edici eylemlere karşı sıfır tolerans politikasının izlenmesi ve yaptırım uygulanması.
  • İşin niteliğine göre istenmeyen ve zor görevlerin personel arasında eşit olarak dağıtılması.
  • Problemlerin büyümesini ve kronikleşmesini engelleyecek kalıcı problem çözme mekanizmalarının kurulması.
  • İletişimin şeffaf hale getirilip, takım çalışmalarını ve aidiyeti destekleyen güvenilir bir organizasyon yapısının oluşturulması.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: