Makale
ICANN Tahkim Usulü ile Alan Adı Uyuşmazlıklarının Çözümü
Küreselleşen ticari hayatta internet alan adları, işletmelerin dijital dünyadaki en değerli vitrinlerinden biri haline gelmiştir. Ancak, tahsis işlemlerinde uygulanan ilk gelen ilk alır prensibi, zaman zaman kötü niyetli kişilerin tanınmış markaları kendi adlarına tescil ettirmesi sorununu, yani siber korsanlığı beraberinde getirmiştir. Meydana gelen bu uyuşmazlıkların çözümünde geleneksel yargı yollarının yavaş ve maliyetli olması, uluslararası bir standart ihtiyacını doğurmuştur. Tam bu noktada devreye giren ICANN tahkim usulü, alan adı ihtilaflarını Yeknesak Uyuşmazlık Çözüm Politikası çerçevesinde, hızlı ve etkin bir şekilde sonuca bağlayan alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Milli mahkemelerin yargılama yetkisini ortadan kaldırmayan bu usul, özellikle ticari alan adlarında marka hakkı sahiplerine güçlü ve pratik bir koruma kalkanı sunmaktadır. Uluslararası düzeyde icra edilebilir nitelikteki hakem kararları sayesinde ihlaller ortalama kırk kırk beş gün gibi kısa bir sürede çözüme kavuşturulmaktadır.
ICANN Tahkim Usulünün Özellikleri ve Kapsamı
ICANN tahkim usulü, klasik tahkim yargılamasından ayrılan kendine has dinamiklere sahip bir sistemdir. En belirgin özelliği, bu usulün alan adının tescili esnasında kabulünün zorunlu olmasıdır; yani alan adı alan kişi, UDRP kurallarını peşinen kabul etmiş sayılır. Verilen bir hakem kararı, herhangi bir devlet mahkemesinden tanıma ve tenfiz kararı alınmasına gerek kalmaksızın, doğrudan ICANN tarafından icra edilir. Üstelik bu süreç, normal yargılama yollarına kıyasla çok daha ucuz ve oldukça kısa bir sürede tamamlanır. İhtilaf neticesinde alan adının transferi veya iptali doğrudan ilgili tescil kurumu tarafından yerine getirilir. Bu hızlı işleyiş, bilişim hukuku uygulamalarında markasını korumak isteyen hak sahipleri için vazgeçilmez bir araçtır. Ayrıca süreç devam ederken ya da karar sonrasında milli mahkemelere müracaat yolu da açık tutulmuştur.
UDRP Çerçevesinde Yetkili Tahkim Kuruluşları
ICANN tahkim usulünün yürütülmesi için dünya çapında belirli yetkili tahkim kuruluşları görevlendirilmiştir. Uyuşmazlıkların çözümünde en fazla başvurulan kurum, Cenevre merkezli Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) olarak öne çıkmaktadır. WIPO panelistleri, genel olarak marka hukuku ve internet alanında uzmanlaşmış avukatlar ile akademisyenlerden oluşur. Uyuşmazlık çözümünde görev alan diğer yetkili merciiler arasında New York merkezli Institute for Dispute Resolution (CPR), panelistleri daha çok emekli hakimlerden oluşan National Arbitration Forum (NAF) ve Asya bölgesinde etkin olan Asian Domain Name Dispute Resolution Centre (ADNDRC) bulunmaktadır. Bu kurumlara yapılacak müracaatlarda süreç genellikle elektronik posta yoluyla başlatılmakta ve ardından fiziki evrak iletimi ile tahkim yargılaması yürütülmektedir. Davaların tek hakem veya üç kişilik bir hakem heyeti tarafından çözümlenmesi başvuru sahibinin tercihine bırakılmıştır.
Başvuru İçin Gereken Maddi Şartlar
İhtilaflı alan adının geri alınması veya iptal edilmesi için şikayetçinin UDRP kuralları uyarınca belirli unsurları kümülatif olarak ispat etmesi şarttır. Başvurunun başarılı olabilmesi adına aranan hukuki şartlar şu şekilde sıralanabilir:
- İnternet alan adının, şikayetçiye ait ticari bir marka veya hizmet markası ile aynı veya iltibasa mahal verecek şekilde benzer olması,
- Alan adını tescil ettiren kişinin, bu ismin kullanımına dair herhangi bir yasal veya haklı menfaatinin bulunmaması,
- İnternet alan adının kötü niyetli tescil edilmiş ve halen kötü niyetle kullanılıyor olması.
Şikayet edilen eylemin kötü niyetli olup olmadığının tespitinde, ihtilaflı alan adının gerçek hak sahibine yüksek bedellerle satılmak istenmesi önemli bir karinedir. Aynı şekilde, ticari rakibin işlerine zarar verme amacı güdülmesi veya marka sahibi ile karıştırılma tehlikesi yaratılarak haksız bir ticari kazanç sağlanmaya çalışılması, kötü niyetli kullanım hallerinin tipik örneklerini oluşturur.
Usuli Şartlar ve Kararın İcrası
ICANN nezdinde yetkilendirilmiş kuruluşlara yapılan yazılı müracaat ile başlayan süreç, karşı tarafa cevap hakkı tanınmasıyla devam eder. Davalı tarafın, dava dilekçesinin gönderildiği andan itibaren yirmi gün içerisinde cevaplarını ve tüm delillerini sunması zorunludur. Belirlenen süre zarfında cevap verilmemesi, hukuken kötü niyetli sicile delil teşkil eder ve başvurucunun iddialarını güçlendirir. Taraflar ahsen dinlenmeksizin, dosya üzerinden inceleme yapılarak hakem heyeti tarafından çoğunlukla on dört gün içinde nihai karar verilir. Verilen kararın tebliğinden itibaren on günlük bekleme süresi bulunur. Davayı kaybeden tarafın bu süre zarfında genel yetkili bir ulusal mahkemede dava açtığını ispat edememesi halinde, yetkili tescil kuruluşu alan adının devri veya silinmesi kararını derhal icra eder. Verilen bu kararlar kesin nitelikte olup tahkim divanının maddi tazminata hükmetme yetkisi bulunmamaktadır.