Anasayfa Makale Hayvan Bulunduranın Hukuki Sorumluluğu

Makale

Hayvan bulunduranların sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu kapsamında kusursuz özen sorumluluğu ilkesiyle düzenlenmiştir. Hayvanın bir zarara yol açması halinde, bulunduran kişi kusuru olmasa dahi zararı tazminle yükümlüdür. kurtuluş kanıtı ve rücu imkanları ise kanunda belirtilen sıkı şartlara tabidir.

Hayvan Bulunduranın Hukuki Sorumluluğu

Günlük yaşamda hayvanlarla kurduğumuz etkileşim, hukuki bir zeminde çeşitli sorumlulukları beraberinde getirmektedir. Sahipli hayvanların üçüncü kişilere veya onların mallarına verebileceği olası zararlar, hukuk sistemimizde oldukça net ve sıkı kurallara bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 67. maddesi, hayvan bulunduranın hukuki sorumluluğunu özel olarak düzenleyerek bu alandaki olası mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu sorumluluk türü, hukuktaki klasik kusur prensibinden ayrılarak, zararın adil bir şekilde giderilmesini temin eden kusursuz sorumluluk ve özelinde "özen sorumluluğu" esaslarına dayanmaktadır. Uzman bir hayvan hakları avukatı perspektifinden incelendiğinde, hayvan sahiplenmenin veya bir hayvanı fiili idaresi altında tutmanın sadece vicdani değil, ciddi bir hukuki yükümlülük taşıdığı açıkça görülmektedir. Hayvanın eylemleri sonucunda doğan haksız fiillerde mağdurun korunması ön planda tutulmuş ve hayvanı bulunduran kişiye, zararı engellemek adına yüksek bir dikkat ve denetim ödevi yüklenmiştir.

Haksız Fiil Unsurları Ve Kusursuz Sorumluluk İlkesi

Hayvanın bir başkasına zarar vermesi durumunda ortaya çıkan haksız fiilde, hukuki sorumluluğun belirlenebilmesi için belirli unsurların varlığı aranmaktadır. Meydana gelen eylem, ortaya çıkan zarar, bu eylem ile zarar arasındaki uygun nedensellik bağı ve hukuka aykırılık unsurları yargılama aşamasında tek tek incelenmelidir. Ancak genel haksız fiil kurallarından farklı olarak burada failin "kusur" unsuru aranmamaktadır. Çünkü fiili gerçekleştiren eylemin faili doğrudan doğruya hayvandır ve Türk Medeni Kanunu'na göre hak ve fiil ehliyetleri bulunmayan bir varlığın hukuki anlamda kusurundan bahsedilemez. Bu noktada kanun koyucu, kusur şartı aramaksızın doğrudan hayvanı idaresi altında bulunduran kişiyi zararın giderilmesinden sorumlu tutmaktadır. Hayvanı sevk ve idare eden şahsın, zararın meydana gelmesinde hiçbir şahsi ihmali veya kusuru bulunmasa dahi, objektif özen yükümlülüğü gereğince ortaya çıkan tüm maddi ve manevi olumsuz sonuçları tazmin etmesi kanuni bir mecburiyettir.

Kurtuluş Kanıtı Ve Üçüncü Kişilere Rücu Hakkı

Her ne kadar hayvan bulunduranın hukuki sorumluluğu kusursuz özen sorumluluğu çerçevesinde düzenlenmiş olsa da kanun koyucu bulunduran şahsa son derece istisnai ve sınırlı bir savunma imkanı tanımıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 67. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hayvan bulunduran kişi yalnızca zararın doğmasını engellemek için durumun gerektirdiği tüm özeni gösterdiğini mahkeme huzurunda ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilmektedir. Bahsi geçen bu "kurtuluş kanıtı" ispat yükü açısından oldukça katı kurallara tabidir. Diğer yandan hayvan bulunduran kişi, zararın meydana gelmesinde kendi idaresi dışındaki başka bir etkenin aktif rol oynadığını kanıtlarsa, ödemek zorunda kaldığı tazminat bedelini asıl faile rücu edebilir. Örneğin, idare altındaki hayvanın bir başkası veya bir başkasının idaresindeki başka bir hayvan tarafından korkutulması sonucunda zarar doğmuşsa, hayvan bulunduran kişi ödediği bedeli hayvanı korkutan kişiye veya o hayvanın sahibine hukuken rücu etme hakkına sahiptir.

Hayvanların Kayıt Altına Alınması Ve İdari Yükümlülükler

Hayvan bulunduranın hukuki sorumluluğu, yalnızca özel hukuk bağlamındaki haksız fiil kaynaklı zararların tazminiyle sınırlı kalmayıp idari boyutları da içinde barındırmaktadır. Yapılan yasal değişiklikler ile birlikte sahipli hayvanların dijital ortamda idari takibi sağlanmıştır. Bir hukuk bürosu pratiğinde sıkça karşılaşılan idari ve hukuki yükümlülükler şunlardır:

  • Kedi, köpek ve gelincik sahipleri, Hayvanları Koruma Kanunu gereğince idarelerindeki hayvanları mikroçip gibi dijital kimliklendirme yöntemleriyle kamu veri tabanına kaydettirmekle yükümlüdür.
  • Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği bağlamında bu kayıt işlemleri zorunlu tutulmuş olup, sisteme entegrasyon devlet otoritelerince denetlenmektedir.
  • Benzer bir hukuki izlenebilirlik kuralı, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde tarım ve çiftlik hayvanları için de geçerlidir.

Bu zorunlu idari uygulamalar, olası bir zararın meydana gelmesi durumunda hayvana fiilen kimin nezaret ettiğinin resmi makamlarca hızla tespit edilmesine imkan tanımakta ve kusursuz sorumluluk süreçlerinin eksiksiz bir biçimde işletilmesini güvence altına almaktadır.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: