Makale
Kişisel verilerin, özellikle genetik verilerin hukuka aykırı işlenmesi durumunda veri sorumluları ve işleyenlerin özel hukuk kapsamındaki sözleşmesel ve sözleşme dışı sorumlulukları doğmaktadır. Bu makalede, veri ihlallerinde Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde ortaya çıkan maddi ve manevi tazminat süreçleri incelenmektedir.
Genetik Veri İhlallerinde Özel Hukuk Sorumluluğu
Kişisel verilerin korunması hukuku, bireylerin mahremiyetini güvence altına alırken, özellikle genetik veriler gibi hassas nitelikli bilgilerin ihlali durumunda ciddi hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Dijital çağda veri bankaları tarafından tutulan bu verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, paylaşılması veya sızdırılması, veri sorumluları açısından özel hukuk sorumluluğu mekanizmalarını harekete geçirir. Her ne kadar kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat ihlaller konusunda temel bir çerçeve çizse de, zararın tam anlamıyla giderilmesi ve sorumluluğun belirlenmesi aşamasında Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri devreye girmektedir. Bu noktada, veri ihlaline maruz kalan ilgili kişi, uğradığı zararın niteliğine göre sözleşme sorumluluğu, haksız fiil sorumluluğu veya sözleşme öncesi görüşmelerden doğan sorumluluk (culpa in contrahendo) gibi çeşitli hukuki yollara başvurarak hakkını arayabilmektedir.
Sözleşme Sorumluluğu Çerçevesinde Veri İhlalleri
Genetik veri ihlallerinde sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, taraflar arasında geçerli bir kişisel veri işleme sözleşmesi bulunmasına rağmen veri sorumlusunun veya veri işleyenin yükümlülüklerine aykırı davranmasıdır. Veri sorumlusu ile veri sahibi arasında kurulan bu ilişki, temelde sıkı bir güven ilişkisine ve vekalet hükümlerine dayanmaktadır. Sözleşmenin ihlali halinde, kişisel verileri işleme, sır saklama, aydınlatma ve özen gösterme gibi asli yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmeye aykırılık gündeme gelir. İhlalin varlığı için, veri sorumlusunun kusurlu davranışı neticesinde bir zararın ortaya çıkması ve bu zararla eylem arasında uygun bir illiyet bağının bulunması şarttır. Benzer şekilde, asıl veri sorumlusu ile alt veri işleyen veya ortak veri sorumluları arasındaki sözleşmelerin ihlali durumunda da tarafların birbirlerine karşı tazminat ve rücu hakları söz konusu olabilmektedir.
Sözleşme Dışı Sorumluluk ve Haksız Fiil Hükümleri
Kişilik hakları ihlal edilen veri sahibi ile ihlali gerçekleştiren kişi arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı durumlarda, sorumluluğun tespiti için haksız fiil hükümleri uygulanır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir haksız fiilin varlığından söz edilebilmesi için; hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Örneğin, kişinin rızası dışında genetik bir örneğinin alınarak analiz edilmesi ve bu son derece mahrem bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılması açık bir haksız fiil teşkil eder. Bu eylem sonucunda kişinin işini kaybetmesi gibi malvarlığında eksilme yaşanması maddi zarar doğururken, toplum içinde damgalanma ve dışlanma gibi durumlar ise manevi zarar kapsamına girmektedir. Hukuka aykırı eylemle zarar veren taraf, bu zararları gidermekle mükelleftir.
Kişilik Haklarının Korunmasına Yönelik Özel Davalar
Genetik verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, doğrudan kişilik hakkına saldırı niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri uyarınca, rızası dışında verileri işlenen kişiler özel koruma davaları açma hakkına sahiptir. Veri sahibi, henüz başlamamış ancak kuvvetle muhtemel bir tehlikenin varlığında saldırının önlenmesi davası, hukuka aykırı veri işlemenin sürmesi halinde saldırıya son verilmesi davası ve ihlal sona ermiş olsa bile etkileri devam ediyorsa saldırının hukuka aykırılığının tespiti davası açabilir. Ayrıca, haksız fiil nedeniyle bir kazanç elde edilmişse, örneğin genetik verilerin rıza dışı reklam amacıyla ticari bir gelire dönüştürülmesi durumunda, mağdur kişi vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak bu haksız kazancın iadesini talep edebilmektedir.
Tazminat Türleri ve Zararın Giderilmesi
Veri ihlalleri neticesinde ortaya çıkan sorumluluk bağlamında, zarar gören kişinin başvurabileceği temel hukuki yollar tazminat taleplerinde şekillenir. Mevzuat, ihlal mağdurlarının genel hükümlere göre tazminat haklarının her zaman saklı olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu kapsamda talep edilebilecek tazminat ve giderim yöntemleri şunlardır:
- Maddi Tazminat: Veri sızıntısı sebebiyle kişinin malvarlığında, mevcut durum ile ihlal olmasaydı bulunulacak durum arasındaki farktan doğan eksilmelerin (örneğin iş veya müşteri kaybı) karşılanmasıdır.
- Manevi Tazminat: İhlal neticesinde kişinin yaşadığı elem, keder ve psikolojik sarsıntının, objektif veya sübjektif manevi zarar teorileri ışığında uygun bir miktar para veya kınama kararı ile telafi edilmesidir.
- Vekaletsiz İş Görmeden Doğan Talep: İhlali gerçekleştiren tarafın, bu eylemden elde ettiği hukuka aykırı menfaatin ve ekonomik kazancın, asıl veri sahibine devredilmesidir.