Anasayfa/ Makale/ Fikri Haklara Tecavüz Suçları ve Yargılama Süreci

Fikri Haklara Tecavüz Suçları ve Yargılama Süreci

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca düzenlenen fikri haklara tecavüz suçları, hukuki korumanın yetersiz kaldığı hallerde ceza hukuku ile devreye girer. Bu yazıda, korsanlık, intihal gibi suç tipleri ile şikayet, uzlaştırma, müsadere ve görevli mahkemeler gibi yargılama süreçleri detaylıca incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk hukuk sisteminde, fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla salt özel hukuk yaptırımlarının yetersiz kalması neticesinde, ceza normları ile koruma yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yer alan fikri haklara tecavüz suçları, ağırlıklı olarak Kanun'un 71. maddesinde bir torba hüküm şeklinde düzenlenmiştir. Yasakoyucu, bu madde ile eser sahiplerinin haklarına yönelik haksız müdahaleleri engellemeyi ve caydırıcılığı sağlamayı hedeflemiştir. İlgili yasal düzenlemede, doğrudan bir ceza yaptırımı öngörülerek, hukuka aykırı eylemler korsanlık suçu, kaynak göstermeksizin iktibas, esere kendi adını koyma ve izinsiz kamuya açıklama gibi çeşitli seçimlik hareketlerle detaylandırılmıştır. Cezai korumanın sınırları belirlenirken, suçun oluşması için gerekli olan maddi ve manevi unsurlar ile birlikte soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin özel kurallar da mahkemelerce hüküm altına alınmaktadır.

FSEK Kapsamında Düzenlenen Suç Tipleri

FSEK'in 71. maddesinde sayılan suçların en yaygın biçimi, uygulamada korsanlık suçu olarak adlandırılan fiillerdir. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işlemek, temsil etmek, çoğaltmak, değiştirmek, dağıtmak veya her türlü araçla umuma iletmek doğrudan suç teşkil etmektedir. Aynı şekilde, hukuka aykırı olarak üretilmiş nüshaları satışa arz etmek, satmak, kiralamak, ticari amaçla satın almak veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulundurmak da cezalandırılmaktadır. Kanun koyucu ayrıca, başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koymayı ve bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunmayı ayrı suç tipleri olarak tanımlamıştır. Bu suçlar kural olarak serbest hareketli ve sırf hareket suçları niteliğindedir. İşlenen eylemlerin suç sayılabilmesi için kasten gerçekleştirilmiş olmaları şarttır; zira kanun metninde açıkça belirtilmediği sürece bu fiillerin taksirle işlenmesi ceza hukuku bağlamında mümkün değildir.

Soruşturma Şartları ve Şikayet Usulü

FSEK 71. maddesinde düzenlenen haklara tecavüz suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması kural olarak şikayete tabidir. Şikayet hakkının usulüne uygun şekilde kullanılabilmesi için kanunda bazı özel şartlar öngörülmüştür:

  • Suçtan zarar görenlerin, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içinde savcılığa başvurması şarttır.
  • Şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin, haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri yetkili makamlara sunmaları zorunludur.
  • Gerekli kanıtlayıcı belgelerin yasal süre içerisinde sunulmaması halinde savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Şikayet hakkından, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar vazgeçmek daima mümkündür ve bu durumda açılan kamu davası düşer. Re'sen soruşturulan bazı istisnai haller dışında, şikayet yokluğu doğrudan bir muhakeme engeli olarak kabul edilmekte olup davanın düşmesine neden olmaktadır.

Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık Kurumları

Ceza muhakemesi sistemimizde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlar genel kural olarak uzlaştırma müessesesine tabidir. FSEK'te yer alan suçlar şikayete tabi olduğundan, Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianame düzenlenmeden önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi kanuni bir zorunluluktur. Taraflar arasında usulüne uygun uzlaşmanın sağlanması halinde şüpheli hakkında kamu davası açılmaz. Öte yandan, kanun koyucu hak ihlallerinin asıl kaynağının kurutulması amacıyla özel bir etkin pişmanlık düzenlemesine yer vermiştir. Hukuka aykırı olarak üretilmiş eserleri satan, satışa arz eden veya depolayan kişi, kovuşturma evresinden önce bu ürünleri kimden temin ettiğini bildirerek asıl faillerin yakalanmalarını sağlarsa, mahkemece verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten vazgeçilebilir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, failin eyleminin kişisel kullanım amacıyla değil, ticari amaçla gerçekleştirilmiş olması esastır.

Müsadere Tedbiri ve Görevli Mahkemeler

Yargılama aşamasında hak sahipleri açısından büyük önem arz eden bir diğer konu, hukuka aykırı eşyaların piyasadan toplatılmasını amaçlayan müsadere tedbiridir. FSEK kapsamında işlenen suçlarda, suça konu olan veya suçun işlenmesinde kullanılan materyaller ile yasa dışı çoğaltılmış nüshalar, ceza kanunu hükümleri uyarınca müsadere edilir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilse dahi, ihlal niteliği taşıyan kopyalar hakkında müsadere kararı verilmesi zorunludur. Tüm bu özel yargılama süreçleri, adli teşkilatlanma içerisinde yüksek bir hukuki uzmanlık gerektirdiğinden spesifik ihtisas mahkemelerine bırakılmıştır. FSEK kapsamında açılacak ceza davalarında görevli mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından yetkilendirilen Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri olarak belirlenmiştir. İhtisas mahkemesinin henüz kurulmadığı yerlerde ise bu ceza davalarına, Kurul tarafından özel olarak görevlendirilmiş yetkili Asliye Ceza Mahkemeleri bakmakla yükümlüdür.

Yazdığım makaleyi çalıp kendi adıyla yayınlamış, ne yapabilirim? expand_more
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre, başkasına ait esere kendi adını koymak veya kaynak göstermeksizin alıntı (iktibas) yapmak açıkça suç teşkil etmektedir. Bu haksız fiile karşı, faili ve fiili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde savcılığa şikayette bulunma hakkınız mevcuttur. Ancak şikayetinizi yaparken eser sahipliğinizi kanıtlayan belgeleri ve delilleri yetkili makamlara mutlaka sunmanız gerekmektedir. Gerekli kanıtlayıcı belgelerin yasal süre içinde sunulmaması durumunda, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verileceğini unutmamalısınız.
Dükkanda korsan ürün satarken yakalandım, cezadan nasıl kurtulurum? expand_more
Kanun koyucu, ticari amaçla hukuka aykırı üretilmiş eserleri satan veya depolayan kişiler için özel bir etkin pişmanlık kurumu öngörmüştür. Hakkınızda kovuşturma evresi (ceza davası süreci) başlamadan önce, bu yasadışı ürünleri kimden temin ettiğinizi yetkili makamlara bildirmeniz şarttır. Bu bildirimin asıl faillerin yakalanmasını sağlaması durumunda, mahkeme tarafından verilecek cezada indirime gidilmesi mümkündür. Hatta mahkeme, yapacağınız bu işbirliği neticesinde hakkınızda ceza vermekten tamamen vazgeçme yetkisine de sahiptir.
Eserimi çalan kişiyle davalık olmadan anlaşıp uzlaşma şansımız var mı? expand_more
Fikri haklara tecavüz suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikayete bağlı olduğundan, bu suç tipleri ceza muhakemesindeki uzlaştırma müessesesine tabidir. Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianame düzenlenmeden önce, dosyanızın kanuni bir zorunluluk olarak uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekmektedir. Eğer bu süreçte karşı tarafla usulüne uygun bir şekilde uzlaşma sağlarsanız yargılamaya gerek kalmadan uyuşmazlık çözülür. Taraflar arasında sağlanan bu geçerli uzlaşma neticesinde, şüpheli hakkında herhangi bir kamu davası açılmaz.
Şikayetimi geri çekersem yakalanan taklit ürünler faile iade edilir mi? expand_more
Şikayetinizden vazgeçmeniz durumunda sanık hakkındaki kamu davası düşse dahi, hukuka aykırı olarak üretilmiş taklit nüshalar faile kesinlikle iade edilmez. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki ihlallerde, yasa dışı kopyalar ve suçun işlenmesinde kullanılan materyaller için zorunlu müsadere (el koyma) tedbiri uygulanmaktadır. Mahkeme, şikayetten vazgeçme sebebiyle davanın düşmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verse dahi bu durum değişmeyecektir. Yargı makamları her koşulda ihlal niteliği taşıyan bu kopyaların toplatılmasına ve kanun hükümleri uyarınca müsadere edilmesine hükmedecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir