Anasayfa Makale Fikri Haklara Tecavüz Suçları ve Yargılama Süreci

Makale

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca düzenlenen fikri haklara tecavüz suçları, hukuki korumanın yetersiz kaldığı hallerde ceza hukuku ile devreye girer. Bu yazıda, korsanlık, intihal gibi suç tipleri ile şikayet, uzlaştırma, müsadere ve görevli mahkemeler gibi yargılama süreçleri detaylıca incelenmektedir.

Fikri Haklara Tecavüz Suçları ve Yargılama Süreci

Türk hukuk sisteminde, fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla salt özel hukuk yaptırımlarının yetersiz kalması neticesinde, ceza normları ile koruma yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yer alan fikri haklara tecavüz suçları, ağırlıklı olarak Kanun'un 71. maddesinde bir torba hüküm şeklinde düzenlenmiştir. Yasakoyucu, bu madde ile eser sahiplerinin haklarına yönelik haksız müdahaleleri engellemeyi ve caydırıcılığı sağlamayı hedeflemiştir. İlgili yasal düzenlemede, doğrudan bir ceza yaptırımı öngörülerek, hukuka aykırı eylemler korsanlık suçu, kaynak göstermeksizin iktibas, esere kendi adını koyma ve izinsiz kamuya açıklama gibi çeşitli seçimlik hareketlerle detaylandırılmıştır. Cezai korumanın sınırları belirlenirken, suçun oluşması için gerekli olan maddi ve manevi unsurlar ile birlikte soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin özel kurallar da mahkemelerce hüküm altına alınmaktadır.

FSEK Kapsamında Düzenlenen Suç Tipleri

FSEK'in 71. maddesinde sayılan suçların en yaygın biçimi, uygulamada korsanlık suçu olarak adlandırılan fiillerdir. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işlemek, temsil etmek, çoğaltmak, değiştirmek, dağıtmak veya her türlü araçla umuma iletmek doğrudan suç teşkil etmektedir. Aynı şekilde, hukuka aykırı olarak üretilmiş nüshaları satışa arz etmek, satmak, kiralamak, ticari amaçla satın almak veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulundurmak da cezalandırılmaktadır. Kanun koyucu ayrıca, başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koymayı ve bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunmayı ayrı suç tipleri olarak tanımlamıştır. Bu suçlar kural olarak serbest hareketli ve sırf hareket suçları niteliğindedir. İşlenen eylemlerin suç sayılabilmesi için kasten gerçekleştirilmiş olmaları şarttır; zira kanun metninde açıkça belirtilmediği sürece bu fiillerin taksirle işlenmesi ceza hukuku bağlamında mümkün değildir.

Soruşturma Şartları ve Şikayet Usulü

FSEK 71. maddesinde düzenlenen haklara tecavüz suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması kural olarak şikayete tabidir. Şikayet hakkının usulüne uygun şekilde kullanılabilmesi için kanunda bazı özel şartlar öngörülmüştür:

  • Suçtan zarar görenlerin, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içinde savcılığa başvurması şarttır.
  • Şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya meslek birliklerinin, haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri yetkili makamlara sunmaları zorunludur.
  • Gerekli kanıtlayıcı belgelerin yasal süre içerisinde sunulmaması halinde savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Şikayet hakkından, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar vazgeçmek daima mümkündür ve bu durumda açılan kamu davası düşer. Re'sen soruşturulan bazı istisnai haller dışında, şikayet yokluğu doğrudan bir muhakeme engeli olarak kabul edilmekte olup davanın düşmesine neden olmaktadır.

Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık Kurumları

Ceza muhakemesi sistemimizde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlar genel kural olarak uzlaştırma müessesesine tabidir. FSEK'te yer alan suçlar şikayete tabi olduğundan, Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianame düzenlenmeden önce dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi kanuni bir zorunluluktur. Taraflar arasında usulüne uygun uzlaşmanın sağlanması halinde şüpheli hakkında kamu davası açılmaz. Öte yandan, kanun koyucu hak ihlallerinin asıl kaynağının kurutulması amacıyla özel bir etkin pişmanlık düzenlemesine yer vermiştir. Hukuka aykırı olarak üretilmiş eserleri satan, satışa arz eden veya depolayan kişi, kovuşturma evresinden önce bu ürünleri kimden temin ettiğini bildirerek asıl faillerin yakalanmalarını sağlarsa, mahkemece verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten vazgeçilebilir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, failin eyleminin kişisel kullanım amacıyla değil, ticari amaçla gerçekleştirilmiş olması esastır.

Müsadere Tedbiri ve Görevli Mahkemeler

Yargılama aşamasında hak sahipleri açısından büyük önem arz eden bir diğer konu, hukuka aykırı eşyaların piyasadan toplatılmasını amaçlayan müsadere tedbiridir. FSEK kapsamında işlenen suçlarda, suça konu olan veya suçun işlenmesinde kullanılan materyaller ile yasa dışı çoğaltılmış nüshalar, ceza kanunu hükümleri uyarınca müsadere edilir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilse dahi, ihlal niteliği taşıyan kopyalar hakkında müsadere kararı verilmesi zorunludur. Tüm bu özel yargılama süreçleri, adli teşkilatlanma içerisinde yüksek bir hukuki uzmanlık gerektirdiğinden spesifik ihtisas mahkemelerine bırakılmıştır. FSEK kapsamında açılacak ceza davalarında görevli mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından yetkilendirilen Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri olarak belirlenmiştir. İhtisas mahkemesinin henüz kurulmadığı yerlerde ise bu ceza davalarına, Kurul tarafından özel olarak görevlendirilmiş yetkili Asliye Ceza Mahkemeleri bakmakla yükümlüdür.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: