Anasayfa/ Makale/ Eğitim Kurumlarında Mobbing ve Ters-Mobbing Olgusu

Eğitim Kurumlarında Mobbing ve Ters-Mobbing Olgusu

Eğitim kurumlarında karşılaşılan mobbing, personelin psikolojik ve fiziksel bütünlüğünü tehdit eden ciddi bir hukuki sorundur. Geleneksel olarak üstten asta uygulanan psikolojik şiddetin yanı sıra, son yıllarda astların üstlere uyguladığı ters-mobbing vakaları da eğitimde dikkat çekmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Eğitim kurumları, sağlıklı bir çalışma ve öğrenme ortamının tesis edilmesi gereken kamusal alanlar olmasına rağmen, zaman zaman psikolojik şiddet ve etik dışı iletişim tarzları ile gündeme gelmektedir. Hukuki bir kavram olarak mobbing, örgütlerde bir ya da birden fazla kişi tarafından hedef alınan bireye karşı, sistemli ve sürekli biçimde uygulanan düşmanca davranışlar bütününü ifade eder. Okullarda yaşanan bu psikolojik taciz eylemleri, sadece mağdurun mesleki motivasyonunu yok etmekle kalmaz, aynı zamanda eğitim-öğretim faaliyetlerinin niteliğini de doğrudan zedeler. Bir mobbing avukatı ve hukuk uygulamaları bağlamında değerlendirildiğinde, okullarda karşılaşılan bu tür ihlaller, çalışanların temel anayasal ve yasal haklarına yönelik açık birer saldırı niteliğindedir. İdare hukuku ve iş hukuku prensipleri çerçevesinde, idarenin çalışanlarını koruma yükümlülüğü bulunduğu gibi, eğitim çalışanlarının psikolojik, sosyal ve fiziksel bütünlüğünün güvence altına alınması tartışılmaz bir yasal zorunluluktur.

Okul Yöneticileri Tarafından Uygulanan Psikolojik Şiddet

Okullarda en sık karşılaşılan psikolojik şiddet türü, hiyerarşik gücün kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkan dikey mobbing olgusudur. Okul yöneticilerinin öğretmenlere veya diğer personele karşı kayırmacı ve adil olmayan tutumlar sergilemesi, bu sürecin tipik tezahürleridir. Özellikle yöneticilerin, çalışanlar üzerinde disiplin cezası veya soruşturma tehdidi gibi yönetsel güç unsurlarını bir baskı ve yıldırma aracı olarak kullanması, açık bir hukuki ihlaldir. Hitap ve üslup bozuklukları, yıkıcı eleştiriler ve onur kırıcı davranışlar, personelin çalışma barışını ve kurum içi huzurunu ortadan kaldırmaktadır. Bu tür sistemli psikolojik taciz eylemlerine maruz kalan öğretmenler, genellikle örgütsel sessizliğe bürünmekte, kuruma karşı sinizm geliştirmekte veya hukuki yollara başvurmak yerine okul değiştirme gibi kaçınma stratejilerine yönelmektedir. Ancak hukuki perspektiften bakıldığında, yöneticinin sahip olduğu yönetsel yetkileri personeli yıldırmak amacıyla maksatlı olarak kullanması, görevi kötüye kullanma ve eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmektedir.

Eğitim Kurumlarında Yükselen Bir Tehdit: Ters-Mobbing

Genellikle üstten asta doğru uygulandığı kabul edilen psikolojik taciz, eğitim kurumlarında yön değiştirerek astların üstlerine karşı gerçekleştirdiği ters-mobbing şekline de bürünebilmektedir. Hukuki uyuşmazlıklarda giderek daha fazla karşımıza çıkan ters-mobbing, okul yöneticilerinin, kendi maiyetlerinde çalışan öğretmenler veya diğer personeller tarafından sistemli bir baskı, gruplaşma ve asılsız iddialarla hedef alınmasıdır. Örnek vermek gerekirse, okul müdürünün yasal mevzuat gereği derslere zamanında girilmesi yönündeki haklı ve meşru idari uyarıları, bazı personeller tarafından kasıtlı olarak "idareci bize mobbing yapıyor" şeklinde manipüle edilebilmektedir. İdarecinin açığını aramak amacıyla sürekli ve kurgusal iddialarla idarecinin şikayet edilmesi, açık birer ters-mobbing eylemi olarak nitelendirilmelidir. Bu eylemler, yöneticinin otoritesini sarsmayı ve onu yıldırarak yönetimsel zafiyet yaratmayı amaçlayan hukuka aykırı tutumlardır. Hukuk pratiğinde, astların bu tür organize ve kötü niyetli eylemleri de tıpkı klasik mobbing gibi değerlendirilmeli ve yöneticinin hukuki menfaatleri titizlikle korunmalıdır.

Okullarda Gözlemlenen Tipik Psikolojik Şiddet Eylemleri

Okul ortamında karşılaşılan ve birer hukuki ihtilaf kaynağı olan psikolojik şiddet ve yıldırma eylemleri, failin kurum içindeki hiyerarşik konumuna göre farklı şekillerde tezahür etmektedir. Bu etik dışı davranışlar, hem idare hukukunun temel ilkelerini hem de çalışma mevzuatını doğrudan ihlal ederek kurumsal yapıyı tahrip etmektedir. Hukuki bağlamda sıklıkla karşılaştığımız bu ihlal türleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yöneticiler tarafından uygulanan kayırmacılık, adil olmayan görev dağılımı ve personelin eşitlik ilkesine aykırı şekilde mağdur edilmesi.
  • Personelin kişilik haklarına ve insan onuruna saldıran sert, kaba ve onur kırıcı sözel şiddet eylemlerinin süreklilik arz etmesi.
  • Yönetim yetkisinin bir silah olarak kullanılıp sürekli disiplin cezası veya soruşturma tehdidi ile personelin iradesinin sakatlanması.
  • Astların organize bir şekilde, yöneticinin yasal ve meşru idari talimatlarını "mobbing" kisvesi altında manipüle edip, yöneticiye karşı asılsız kurgular üretmesi.
  • Çalışanların kasıtlı olarak birbirlerinin açıklarını arayarak görev ortamında güvensizlik, kin ve gruplaşma kültürünü sistematik olarak beslemesi.
Müdür bana taktı, sürekli haksız yere soruşturma açmakla tehdit ediyor. Ne yapabilirim? expand_more
Okul yöneticilerinin hiyerarşik güçlerini kötüye kullanarak çalışanlar üzerinde disiplin cezası veya soruşturma tehdidi gibi yönetsel yetkilerini bir baskı aracı olarak kullanması hukuka aykırıdır. Bu tür eylemler eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmekte olup açık bir dikey mobbing ihlalidir. İdare hukuku ve iş hukuku prensipleri çerçevesinde, yasal haklarınızı korumak adına bu sistemli psikolojik taciz eylemlerine karşı hukuki yollara başvurabilirsiniz.
Okul müdürüyüm, öğretmenler yasal uyarılarıma karşı beni mobbingle suçluyor. Ne yapmalıyım? expand_more
Astların organize bir şekilde, yöneticinin yasal ve meşru idari talimatlarını manipüle ederek yöneticiye karşı asılsız kurgular üretmesi "ters-mobbing" olarak adlandırılmaktadır. Sizin mevzuat gereği derslere zamanında girilmesi yönündeki haklı ve meşru idari uyarılarınızın kasten şikayet konusu yapılması, otoritenizi sarsmayı amaçlayan hukuka aykırı tutumlardır. Hukuk pratiğinde bu kötü niyetli eylemler tıpkı klasik mobbing gibi değerlendirilmekte olup, yöneticinin hukuki menfaatlerinin titizlikle korunması ve savunulması gerekmektedir.
Okulda sürekli bana bağırılıyor ve haksız yere zor görevler veriliyor. Dava açabilir miyim? expand_more
Yöneticiler tarafından uygulanan kayırmacılık, adil olmayan görev dağılımı ve personelin eşitlik ilkesine aykırı şekilde mağdur edilmesi, kurumsal yapıyı tahrip eden hukuki ihlallerdir. Personelin kişilik haklarına ve insan onuruna saldıran sert, kaba ve onur kırıcı sözel şiddet eylemlerinin süreklilik arz etmesi, hukuki birer ihtilaf kaynağıdır. Bu tarz eylemler çalışma barışını ortadan kaldırdığı için, idarenin çalışanlarını koruma yükümlülüğü kapsamında yasal şikayet ve dava haklarınızı kullanabilirsiniz.
Okuldaki psikolojik baskılara karşı idarenin veya devletin beni koruma borcu yok mu? expand_more
İdare hukuku ve iş hukuku prensipleri çerçevesinde, idarenin kendi bünyesinde çalışan personeli koruma yükümlülüğü kesinlikle bulunmaktadır. Eğitim çalışanlarının psikolojik, sosyal ve fiziksel bütünlüğünün güvence altına alınması tartışılmaz bir yasal zorunluluktur. Eğitim kurumlarında sistematik ve sürekli biçimde uygulanan bu tarz düşmanca davranışlar, anayasal ve yasal haklarınıza açık bir saldırı olduğundan kurumun gerekli önlemleri alması hukuki bir mecburiyettir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir