Makale
Dijital platformlarda maruz kalınan mobbing ve linç girişimlerine karşı, Türk Medeni Kanunu ve 5651 sayılı Kanun kapsamında koruyucu davalar, tazminat davaları ve erişim engeli gibi güçlü hukuki yollar mevcuttur. Bu yöntemlerle mağduriyetlerin giderilmesi ve kişilik haklarının korunması sağlanır.
Dijital Mobbinge Karşı Hukuki Korunma Yolları
Günümüzde iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, bireyler arası etkileşimi artırırken aynı zamanda dijital mobbing ve sosyal medya linçleri gibi yeni ihlal türlerini de beraberinde getirmiştir. Geniş kitleler tarafından bir kişiyi olumsuz anlamda hedef gösteren ve adeta bir dijital şiddet türüne dönüşen bu eylemler, mağdurların şeref, haysiyet ve özel hayatın gizliliği gibi temel kişilik değerlerinde derin tahribatlara yol açabilmektedir. Geleneksel yöntemlerin aksine, dijital ortamın getirdiği yayılma hızı, mağdurların bu saldırılara karşı zamanında ve doğru hukuki mekanizmaları işletmesini zorunlu kılmaktadır. Mevzuatımızda, dijital mobbinge maruz kalan bireylerin kişilik haklarını korumak ve maruz kaldıkları maddi ve manevi zararları gidermek amacıyla oldukça etkili hukuki yollar öngörülmüştür. Bu koruma mekanizmaları, hem önleyici ve durdurucu nitelikteki koruyucu davaları hem de zararın telafisini amaçlayan tazminat davalarını ve idari başvuru süreçlerini içermektedir. Dijital ortamda gerçekleşen bu tür kişilik hakkı ihlallerinde vakit kaybetmeksizin yetkili mercilere ve hukuki yollara başvurmak, ihlalin boyutlarının büyümesini engellemek açısından kritik öneme sahiptir.
Türk Medeni Kanunu Kapsamında Koruyucu Davalar
Türk Medeni Kanunu, dijital mobbing ve linç eylemleri neticesinde kişilik hakları zedelenen bireylere çeşitli hukuki koruma kalkanları sunmaktadır. Bu kapsamda öngörülen önleme davası, henüz başlamamış ancak her an gerçekleşebilecek ve ciddi tehlike arz eden bir dijital linç girişiminin mahkeme kanalıyla engellenmesi amacıyla açılır. Eğer hukuka aykırı saldırı sosyal medya üzerinden hali hazırda başlamış ve devam ediyorsa, bu noktada durdurma davası devreye girer. Bu dava sayesinde, mağdurun kişilik haklarına zarar veren içeriklerin veya eylemlerin yayılmasının mahkeme kararıyla derhal sonlandırılması hedeflenir. Ayrıca, dijital ortamdaki saldırı fiilen sona ermiş olsa dahi, içeriğin etkilerinin dijital hafızada devam ettiği durumlarda tespit davası açılarak saldırının hukuka aykırılığı mahkemece karara bağlanabilir. Tespit davası sonucunda verilen kararın üçüncü kişilere bildirilmesi veya çeşitli mecralarda yayınlanması talep edilerek, mağdurun dijital dünyadaki itibarının iade edilmesi de mümkün kılınmaktadır.
Zararların Giderilmesi İçin Tazminat Davaları
Dijital mobbing ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen linç kampanyaları, mağdurun yalnızca manevi dünyasında değil, aynı zamanda ekonomik ve mesleki hayatında da ciddi kayıplara yol açabilmektedir. Şeref ve haysiyete yönelik bu tip ağır saldırılar nedeniyle mağdurun duyduğu elem, acı ve ruhsal çöküntünün telafi edilmesi amacıyla manevi tazminat davası açılabilmektedir. Manevi tazminat, zarar görenin duygu dünyasında meydana gelen olumsuz etkileri hafifletmeyi ve adalet duygusunu tatmin etmeyi hedefler. Öte yandan, itibar suikastine uğrayan bir kişinin iş ilişkilerinin bozulması veya müşteri kaybetmesi gibi malvarlığında somut bir eksilme meydana gelmişse, bu zararın giderilmesi için maddi tazminat davası yoluna başvurulmalıdır. Hatta, dijital mobbing uygulayan kişi bu eylemi üzerinden bir çıkar ve haksız bir kazanç elde etmişse, mağdur vekaletsiz iş görmeden doğan kazancın iadesi davası açarak failin haksız şekilde elde ettiği bu gelirin kendisine verilmesini talep etme hakkına da sahiptir.
5651 Sayılı Kanun Kapsamında Erişim Engeli ve İçeriğin Çıkarılması
Sosyal medyanın kontrolsüz hızına karşı mağdurları korumak adına, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar Hakkında Kanun son derece hızlı ve etkili mekanizmalar düzenlemiştir. Dijital lince veya kişilik haklarına saldırıya uğrayan bireylerin başvurabileceği temel yollar şunlardır:
- İçeriğin Yayından Çıkarılması: Mağdur, asılsız haber ve paylaşımlar için öncelikle içerik sağlayıcısına, ulaşılamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak ihlal konusu yayının tamamen kaldırılmasını talep edebilir.
- Erişimin Engellenmesi: İçeriğin yayından çıkarılması talebinin reddedilmesi veya aciliyet kesbetmesi durumunda, doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurularak erişim engeli kararı verilmesi istenebilir.
- Cevap ve Düzeltme Hakkı: Sosyal medya platformlarında gerçeğe aykırı paylaşılan içeriklere karşı mağdur, kendi cevap ve düzeltme metninin aynı mecrada yayınlanmasını sağlama hakkına sahiptir.
Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında Koruma Yolları
Dijital mobbing eylemleri çoğu zaman mağdurun kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilerek sosyal platformlarda izinsiz ifşa edilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda, bireylerin fotoğraf, iletişim bilgisi, özel hayat detayları gibi her türlü kişisel verisi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) güvencesi altındadır. Dijital ortamda verileri rızası dışında işlenen, paylaşılan veya ifşa edilen bir mağdur, öncelikle veri sorumlusuna başvurarak ihlalin durdurulmasını ve maddi manevi zararın tazminini talep etme hakkına sahiptir. Bu başvurunun sonuçsuz kalması veya yetersiz bulunması durumunda ise Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikayet yolu izlenerek, veri ihlalini gerçekleştiren hesaplar veya kurumlar hakkında idari yaptırımların uygulanması sağlanabilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ifşası aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğinden, sorumlular hakkında derhal cezai soruşturma başlatılması da mümkündür. Ayrıca, dijital hafızada yer alan ve güncelliğini yitirmiş, şeref ve itibarı zedeleyen kişisel içeriklerin tamamen silinmesi amacıyla AYM Perspektifiyle)">AYM Perspektifiyle)">unutulma hakkı da aktif olarak kullanılabilmektedir.