Anasayfa/ Makale/ Boşanma Davalarında Hukuka Aykırı Delil Yasakları ve Cezai Boyutu

Boşanma Davalarında Hukuka Aykırı Delil Yasakları ve Cezai Boyutu

Boşanma davalarında taraflarca sunulan delillerin hukuka uygun yollardan elde edilmesi esastır. Hukuka aykırı şekilde casus yazılım veya gizli kamera ile elde edilen deliller, Anayasa ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca mahkemelerce dikkate alınmaz. Bu tür eylemler aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında çeşitli suçları oluşturmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk hukuk sisteminde adil bir yargılamanın en temel unsurlarından biri, iddiaların hukuka uygun ispat araçları ile kanıtlanmasıdır. Aile hukuku uyuşmazlıklarında ve özellikle boşanma davalarında taraflar, bazen öfke veya intikam gibi duygusal saiklerle hareket ederek iddialarını ispatlamak amacıyla hukuka aykırı delil elde etme çabasına girişebilmektedirler. Ancak hukuk düzenimiz, gerçeğin her ne pahasına olursa olsun ortaya çıkarılmasını kabul etmez. Gerek Anayasa madde 38/6 gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 189/2 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez ve mahkeme tarafından hiçbir şekilde dikkate alınamaz. Delillerin usulsüz veya yasa dışı yöntemlerle toplanması, elde edilen o ispat aracının yargılamadaki hukuki değerini tamamen ortadan kaldırır. Bu kural, bireylerin anayasal haklarının korunması ve yargıya olan güvenin sarsılmaması açısından çok kesin bir emredici nitelik taşır. Dolayısıyla, davanın esasına ilişkin olarak ne kadar haklı olunursa olunsun, hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller vasıtasıyla o davadaki haklılığın ispat edilmesi hukuken asla mümkün değildir.

Hukuka Aykırı Delil Elde Etme Yöntemleri ve İhlal Edilen Haklar

Gelişen teknolojiyle birlikte boşanma davalarında kişilerin özel alanlarına sızmak ve çeşitli kayıtları ele geçirmek çok daha kolay bir hale gelmiştir. Özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinde eşlerin birbirlerinin cep telefonlarına veya bilgisayarlarına casus yazılım programı yüklemesi, ortak yaşanan konuta veya kişiye ait özel alanlara izinsiz bir şekilde gizli kamera ve ses kayıt cihazları yerleştirmesi en sık karşılaşılan hukuka aykırı yöntemler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, diğer eşin elektronik posta hesaplarına veya sosyal medya platformlarındaki şifreli yazışmalarına bilgisi dışında erişilmesi de yargılamada geçersiz sayılacak materyallerin üretilmesine yol açar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü mutlak yasaklayıcı kurallar gereğince, yasa dışı yollarla ele geçirilen veya kurgulanan bu kayıtlar, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti gibi en temel anayasal hakların oldukça ağır birer ihlalidir. Bu nedenlerden dolayı, mahkemeler bu nitelikteki sızdırılmış kayıtları hükme esas almayarak kusur değerlendirmesi süreçlerinin tamamen dışında bırakmaktadır.

Hukuka Aykırı Delillerin Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Yaptırımları

Boşanma davalarında lehe sonuç almak maksadıyla girişilen usulsüz eylemler sonucunda hukuka aykırı şekilde delil elde edilmesi, sadece mahkemede o ispat aracının reddedilmesiyle kalmaz; aynı zamanda fail açısından son derece ciddi cezai sorumluluklar doğurur. Bireylerin anayasal güvence altındaki mahremiyet alanlarına yönelik gerçekleştirilen bu müdahaleler, Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde müstakil birer suç teşkil etmektedir. Fail, usul hukuku yönünden ileri sürdüğü haklı davasını ispatlayamama gibi büyük bir usuli riskle karşılaşırken, paralel yürütülecek olan ceza yargılamasında sanık sıfatıyla ağır yaptırımlarla yüzleşme tehlikesi altına girer. Evlilik birliğinin verdiği yakınlığa veya ortak konutun paylaşılmasına güvenerek bu tür eylemlerin yasal kabul edileceği şeklindeki inanç, hukuki dayanaktan tamamen yoksundur. Konuya ilişkin mevzuatımızda açıkça düzenlenen ve tarafların eylemlerine karşılık gelen başlıca cezai yaptırım gerektiren suç tipleri aşağıda listelenmiştir.

  • Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): Kişilerin gizlice ses veya görüntü kaydının alınması ve bunların dosyaya sunularak ifşa edilmesi durumunda ortaya çıkar.
  • Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m. 132): Eşlerin birbirlerinin telefon mesajlarına, e-postalarına veya sosyal medya yazışmalarına çeşitli yazılımlarla gizlice sızması fiilidir.
  • Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK m. 135): Hukuka aykırı olarak diğer eşe ait kişisel verilerin ele geçirilmesi ve cihazlarda depolanmasını kapsamaktadır.
  • Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme (TCK m. 136): İzinsiz elde edilen bu verilerin yargı makamlarıyla veya üçüncü kişilerle hukuka aykırı biçimde paylaşılmasıdır.
  • Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK m. 116): Dinleme veya izleme cihazı yerleştirmek amacıyla diğer eşin şahsi konutuna izinsiz olarak girilmesi halinde meydana gelir.
Eşimin telefonuna casus program yüklesem mahkemede işime yarar mı? expand_more
Hayır, eşinizin telefonuna casus yazılım programı yükleyerek veya mesajlarına sızarak elde ettiğiniz kayıtlar mahkemede hiçbir şekilde işinize yaramaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Anayasa gereğince hukuka aykırı yollarla elde edilen bu tür bulgular, davada ne kadar haklı olursanız olun mahkeme tarafından kesinlikle dikkate alınmaz. Mahkemeler, evlilik içi kusur değerlendirmesi yaparken yasa dışı ele geçirilen veya sızdırılan bu materyalleri tamamen yargılamanın dışında bırakmaktadır.
Ortak evimize gizli kamera koysam boşanmada delil sayılır mı? expand_more
Ortak yaşanılan konuta izinsiz bir şekilde gizli kamera veya ses kayıt cihazı yerleştirmek ağır bir ihlaldir ve mahkemece delil olarak kabul edilemez. Boşanma davalarındaki iddialarınızı ispatlamak için kullanacağınız araçların mutlaka hukuka uygun yöntemlerle toplanmış olması esastır. Aksi takdirde, elde ettiğiniz bu kayıtların hukuki değeri tamamen ortadan kalktığı gibi, eşinizin özel hayatının gizliliğini de ihlal etmiş olursunuz.
Haklı olduğumu ispatlamak için eşimin mesajlarını çalarsam ceza alır mıyım? expand_more
Evet, boşanma davasında lehinize delil elde etmek amacıyla eşinizin e-postalarına veya sosyal medya yazışmalarına izinsiz sızmanız durumunda çok ciddi cezai yaptırımlarla yüzleşebilirsiniz. Hukuka aykırı şekilde mesajların gizlice ele geçirilmesi ve mahkemeye sunulması, Türk Ceza Kanunu kapsamında haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132) ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m. 136) suçlarını oluşturur. Bu eyleminiz sonucunda hem boşanma davasını ispatlayamama riskiyle karşılaşır hem de sanık sıfatıyla ağır yaptırımlar içeren bir ceza yargılamasına maruz kalırsınız.
Evli olduğumuz için eşimin her şeyini kaydetme hakkım yok mu? expand_more
Hayır, evlilik birliğinin verdiği yakınlığa veya ortak konutun paylaşılmasına güvenerek her türlü dinleme ve izleme eyleminin yasal olduğunu düşünmek hukuki dayanaktan tamamen yoksundur. Kişilerin anayasal güvence altına alınmış özel alanları ve mahremiyet hakları, evlilik kurumu içerisinde de mutlak surette korunmaya devam etmektedir. Dolayısıyla, eşinize ait ses, görüntü veya kişisel verileri rızası dışında kaydetmeniz "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal" (TCK m. 134) ve "Kişisel Verilerin Kaydedilmesi" (TCK m. 135) şeklinde müstakil suçlar teşkil edecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir