Anasayfa/ Makale/ Borçlar Hukukunda Genel İşlem Şartları ve Denetimi

Borçlar Hukukunda Genel İşlem Şartları ve Denetimi

Borçlar hukuku kapsamında genel işlem şartları, ticari hayatın hızlanması ve seri üretimin artmasıyla sözleşme serbestisi ilkesinin yeniden şekillenmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Sözleşmelerin müzakere edilmeden tek taraflı hazırlanması, zayıf tarafı koruma ihtiyacını doğurmuş; yorum ve içerik denetimi gibi mekanizmaları hukuka kazandırmıştır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Modern hukukun gelişimiyle birlikte, klasik sözleşme teorisinin temelini oluşturan sözleşme özgürlüğü ve tarafların eşitliği varsayımı, sanayi devrimi ve seri üretimin getirdiği ekonomik ve sosyal değişimler karşısında yetersiz kalmıştır. Bu değişim, sözleşmelerin hızlı ve standart bir şekilde kurulması ihtiyacını doğurmuş, böylece genel işlem şartları kavramı modern hukuk sistemlerine entegre olmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), bu kavramı yasal bir çerçeveye oturtarak, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu hükümleri genel işlem şartı olarak tanımlamıştır. Bu noktada, önceden hazırlanmış, tek taraflı dayatılan ve müzakereye kapalı olan bu standart hükümlerin sözleşmenin zayıf tarafı aleyhine ölçüsüz bir dengesizlik yaratmasını engellemek üzere çeşitli hukuki denetim mekanizmaları devreye girmektedir.

Genel İşlem Şartlarının Kurucu Unsurları

Genel işlem şartlarının temel yapısını anlamak için kurucu unsurlarının titizlikle incelenmesi gerekir. TBK uyarınca bir hükmün genel işlem şartı sayılabilmesi için öğretide kabul gören belirli nitelikleri taşıması aranır. Bu unsurlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Bir sözleşmenin şartını oluşturması: İlgili hükümlerin hukuki bir bağlayıcılık yaratacak sözleşmesel bir nitelik taşıması.
  • Tek tarafça kararlaştırılıp sunulması: Hükümlerin, düzenleyen tarafın inisiyatifiyle belirlenerek karşı tarafa yöneltilmesi.
  • Müzakere edilmemiş olması: Karşı tarafın şartlar üzerinde değişiklik yapma veya pazarlık etme imkânının bulunmaması.
  • Çok sayıda benzer sözleşmede kullanılması: Düzenleyenin, aynı standart metni ticari pratiklik amacıyla birden fazla işlemde kullanma kastı.
  • Önceden hazırlanmış olması: Sözleşme kurulma anından önce metnin standart bir formatta düzenlenmiş olması.

Bu unsurları barındıran hükümlerin metin içindeki konumu veya yazı karakteri, onların genel işlem şartı olma vasfını değiştirmez. Müzakere şansı tanınmayan bu yapılar, modern hukukta zayıf tarafı koruyucu mekanizmaların çalışmasını zorunlu kılar.

Yorum Denetimi ve Belirsizliklerin Giderilmesi

Genel işlem şartı niteliği taşıdığı tespit edilen hükümler, sözleşmenin zayıf tarafını korumak amacıyla hukuki bir süzgeçten, yani yorum denetiminden geçirilir. TBK'nin 23. maddesi uyarınca, genel işlem şartlarında yer alan hükümlerin açık ve anlaşılır olmaması veya birden fazla anlama gelmesi durumunda, bu belirsizlikler metni hazırlayan tarafın aleyhine, kendisine genel işlem şartı sunulan tarafın ise lehine yorumlanır. Roma hukukuna kadar uzanan ve şüphe hâlinde düzenleyen aleyhine yorumlama ilkesi olarak bilinen bu kural, dürüstlük kuralının sözleşmeler hukukundaki özel bir yansımasıdır. Örneğin, bir banka kredi sözleşmesinde yer alan kalan kredi tutarı ifadesinin anaparayı mı yoksa faizli toplamı mı ifade ettiği net değilse, bu belirsizlik tüketici lehine çözülerek sadece anapara üzerinden işlem yapılması gerektiği kabul edilir. Düzenleyen taraf, metni hazırlarken dürüstlük kuralının gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür.

İçerik Denetimi ile Dürüstlük Kuralının Sağlanması

Genel işlem şartlarına yönelik en güçlü yasal müdahale mekanizması içerik denetimi aşamasında karşımıza çıkar. TBK'nin 25. maddesi, dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı taraf aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikteki genel işlem şartlarının kullanılamayacağını kesin bir dille emreder. Bu denetim, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını çizen ve taraflar arasındaki hak ile borç dağılımında ölçüsüz bir dengesizlik yaratılmasını önleyen temel bir güvencedir. Bir genel işlem şartının içerik denetimi neticesinde dürüstlük kuralına aykırı ve zayıf tarafı haksız yere mağdur edici olduğu tespit edilirse, söz konusu hüküm kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşır. Ancak, bu hükümsüzlük hâli sözleşmenin diğer hükümlerinin geçerliliğini doğrudan etkilemez ve düzenleyen taraf, iptal edilen hüküm olmaksızın sözleşmeyi kurmayacağını ileri süremez. Böylece, sözleşme ilişkisinin bütünlüğü korunurken hukuka aykırı şartlar bertaraf edilmiş olur.

Banka bana matbu bir sözleşme dayattı, hiçbir maddeyi değiştiremiyorum. Bu yasal mı? expand_more
Hukukumuzda bir sözleşmenin önceden tek taraflı olarak hazırlanıp karşı tarafa müzakere şansı tanınmadan sunulması genel işlem şartı olarak adlandırılmaktadır. Modern hukuk sistemleri ve Türk Borçlar Kanunu, ticari hayatın hızlanması ve pratiklik ihtiyacı nedeniyle bu tarz standart sözleşmelerin yapılmasına izin vermektedir. Ancak, sözleşmeyi hazırlayan tarafın dayattığı ve değiştiremediğiniz bu standart hükümlerin sizin aleyhinize ölçüsüz bir dengesizlik yaratmasını engellemek amacıyla yasal denetim mekanizmaları mevcuttur. Sözleşmedeki hükümlerin küçük puntolarla yazılması veya metnin gizlenmiş olması da bu hukuki korumalardan yararlanmanıza engel teşkil etmemektedir.
Sözleşmede ne anlama geldiği belli olmayan karışık bir madde var. Kim haklı sayılır? expand_more
Türk Borçlar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca, tarafınıza sunulan genel işlem şartlarının açık, net ve anlaşılır olması yasal bir zorunluluktur. Eğer sözleşmedeki bir hüküm birden fazla anlama geliyorsa veya muğlak bir dil içeriyorsa, hukuken yorum denetimi adı verilen mekanizma devreye girmektedir. Bu tür durumlarda şüphe hâlinde düzenleyen aleyhine yorumlama ilkesi işletilir ve belirsiz madde daima metni hazırlayanın aleyhine, size sunulan sözleşmenin zayıf tarafı olarak ise sizin lehinize yorumlanır. Sözleşmeyi hazırlayan taraf dürüstlük kuralının gerektirdiği özeni göstermekle yükümlü olduğundan, kendi yarattığı bu karışıklıktan hukuken fayda sağlayamaz.
Sözleşmede beni mahveden çok haksız bir madde var. Bu maddeyi iptal ettirebilir miyim? expand_more
Sözleşmelerde dürüstlük kurallarına aykırı olan ve zayıf taraf olarak sizin durumunuzu ağırlaştıran maddeler kanunumuzun içerik denetimi mekanizmasına tabidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 25. maddesine göre, taraflar arasındaki hak ve borç dağılımında ölçüsüz bir dengesizlik yaratan bu tarz haksız şartlar kesin hükümsüz yaptırımı ile karşılaşır ve kullanılamaz. Sizi haksız yere mağdur eden söz konusu hükmün geçersiz kabul edilmesi, sözleşmenin geri kalan hükümlerinin geçerliliğini kesinlikle bozmamaktadır. Sözleşmeyi düzenleyen karşı taraf, iptal edilen bu haksız madde olmaksızın sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez; böylelikle ilişkiniz korunurken hukuka aykırı şartlar bertaraf edilmiş olur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir