Makale
Arabuluculuk süreçlerinde kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi, arabulucular için hukuki, cezai ve disiplin sorumlulukları doğurur. Bu yazıda, arabulucunun KVKK ihlalleri neticesinde doğan tazminat yükümlülükleri, koruyucu davalar ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvuru süreçleri hukuki bir perspektifle detaylıca incelenmektedir.
Arabulucunun KVKK İhlallerindeki Hukuki ve Cezai Sorumluluğu
Arabuluculuk kurumu, tarafların uyuşmazlıklarını dostane yollarla çözdüğü bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olmakla birlikte, bu süreçte pek çok özel ve genel nitelikli kişisel veri işlenmektedir. Bir veri sorumlusu sıfatına sahip olan arabulucu, görevini yerine getirirken Anayasa, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) hükümlerine harfiyen uymakla mükelleftir. Arabulucunun, tarafların kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde elde etmesi, kaydetmesi, paylaşması veya gerekli idari ve teknik tedbirleri almaması durumunda ciddi sorumlulukları gündeme gelir. Bu ihlaller yalnızca sözleşmeye aykırılık teşkil etmekle kalmaz; aynı zamanda hukuki, cezai ve disiplin sorumluluğu doğurarak arabulucuyu çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya bırakır. Özellikle uyuşmazlığın tarafları arasında kurulan güven ilişkisinin zedelenmesi, arabuluculuk mesleğinin temeli olan gizlilik ilkesinin ihlali anlamına gelir. Bu nedenle arabulucunun KVKK ihlallerinden kaynaklanan sorumluluk boyutunun maddi ve manevi tazminat talepleri, koruyucu davalar ve idari para cezaları ekseninde titizlikle değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Arabulucunun Sözleşme Öncesi ve Sözleşmeden Doğan Sorumluluğu
Arabuluculuk sürecinde taraflar arasında kurulan güven ilişkisi, henüz arabulucu sözleşmesi imzalanmadan önceki görüşme aşamasında başlar. Arabulucunun, sözleşme öncesi müzakereler esnasında kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işlemesi veya gizliliği ihlal etmesi durumunda, sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (culpa in contrahendo) gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddelerinde yer alan dürüstlük kuralına dayanan bu sorumluluk, arabulucunun tarafları zarara uğratması halinde sözleşme kurulmamış olsa dahi tazminat yükümlülüğü doğurur. Arabulucu sözleşmesinin kurulmasının ardından gerçekleşen ihlallerde ise doğrudan sözleşmeye aykırılıktan doğan hukuki sorumluluk söz konusu olacaktır. Arabulucu, veri sorumlusu sıfatıyla elde ettiği kişisel verileri, yasal düzenlemelere uygun işlemek zorundadır. Tarafların açık rızası bulunmaksızın veya kanundaki hukuka uygunluk sebepleri olmaksızın kişisel verilerin üçüncü kişilerle paylaşılması, hukuka aykırı bir veri işleme faaliyeti teşkil eder. Bu türden bir ihlal, arabulucunun arabuluculuk görevini özenle ve tarafsız bir şekilde yerine getirme yükümlülüğünü zedelemesi anlamına da gelmektedir.
Maddi ve Manevi Tazminat Davaları
Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi, depolanması veya aktarılması neticesinde ilgili kişinin zarara uğraması durumunda, arabulucu aleyhine Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Maddi tazminat davasında, hukuka aykırı işleme faaliyeti sebebiyle ilgili kişinin malvarlığında meydana gelen somut eksilmenin giderilmesi talep edilir. Tazminat yükümlülüğünün doğabilmesi için somut olayda hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı unsurlarının bir arada bulunması şarttır. Hak ihlaline uğrayan kişi, yaşadığı acı, ızdırap ve kişilik değerlerindeki objektif eksilmenin telafisi amacıyla ayrıca manevi tazminat da talep edebilir. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken zararın büyüklüğünü, kusurun derecesini ve olayın özelliklerini dikkate alarak takdir hakkını kullanır. Mahkeme, yalnızca bir miktar para ödenmesine değil, hukuka aykırı işlenen kişisel verilerin düzeltilmesine, imha edilmesine veya ihlalin kınanmasına yönelik onarıcı kararlar da verebilir. Bu davalarda görevli mahkeme, arabulucunun özel hukuk kişisi olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemeleri olarak belirlenmiştir.
TMK Kapsamında Koruyucu Davalar
Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi karşısında ilgili kişi, sadece maddi veya manevi tazminat değil, aynı zamanda Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen koruyucu dava yollarına da başvurabilir. Bu davalar, kişisel veri ihlallerinin niteliğine ve aşamasına göre farklılık gösterir ve başlıca şu şekilde sınıflandırılır:
- Önleme Davası: Henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel, ciddi ve yakın bir hukuka aykırı veri işleme tehlikesi söz konusuysa başvurulur.
- Durdurma Davası: Arabulucu tarafından yürütülen ve halihazırda devam etmekte olan bir gizlilik ihlali veya hukuka aykırı veri işleme faaliyetinin derhal sonlandırılması hedefleniyorsa ikame edilir.
- Tespit Davası: Kişilik haklarına yönelik saldırı sona ermiş olsa bile etkileri devam ediyorsa, gerçekleştirilen kişisel veri ihlalinin hukuka aykırılığının mahkeme kararıyla kesinleşmesi için açılır.
Hak ihlaline uğrayan veri sahibi, bu davalar neticesinde verilecek mahkeme kararının, ihlalin etkilerini hafifletmek maksadıyla üçüncü kişilere bildirilmesini veya kamuoyunda yayımlanmasını da talep etme hakkına sahiptir.
KVKK Kapsamında Kurula Şikayet ve Cezai Yaptırımlar
Verileri ihlal edilen uyuşmazlık tarafları, yasal haklarını aramak üzere doğrudan idari ve cezai yollara da başvurabilir. İlgili mevzuat uyarınca ilgili kişi, ihlali öğrendikten sonra öncelikle veri sorumlusu sıfatıyla arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucunun talebi reddetmesi, yetersiz cevap vermesi veya süresi içinde dönüş yapmaması halinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayet hakkı doğar. İhlalin Kurul tarafından tespit edilmesi durumunda arabulucu, idari para cezası yaptırımı ile karşı karşıya kalır. Öte yandan, ihlalin mahiyeti suç teşkil ediyorsa Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca arabulucunun cezai sorumluluğu doğar ve Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulabilir. Ayrıca HUAK'ta yer alan gizlilik yükümlülüğünün ihlali, arabulucu hakkında altı aya kadar hapis cezası verilmesine neden olabilir. Tüm bu hukuki, idari ve cezai süreçlere ek olarak arabulucu, yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Kurulu tarafından sicilden silinme gibi ağır disiplin cezalarıyla da cezalandırılabilir.