Bir dijital platformun hem bilgilendirme metnini okuduğunuza dair onayı hem de verilerinizin işlenmesine yönelik rızanızı tek bir kutucukla aynı anda talep etmesi, mevcut mevzuatımız açısından hukuka aykırılık teşkil edebilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. İlgili dijital platformlar, her türlü veri toplama faaliyetinden önce size yönelik aydınlatma yükümlülüğü gereklerini eksiksiz yerine getirmeli ve rıza gerektiren işlemler için sizden ayrıca ve çok açık bir şekilde onay almalıdır.
Alışveriş esnasında tarafınıza gönderilen kısa mesajdaki kodun indirim veya işlem onayı gerekçesiyle istenip fiilen pazarlama amacıyla kullanılması, aydınlatma ve onay süreçlerinin ihlâl edildiğine dair güçlü bir hukuki belirtidir. Hukuki düzenlemeler gereğince, verilerinizin reklam amaçlı işlenebilmesi için açık rıza beyanınızın tamamen özgür iradenize ve öncesinde yapılacak net bir bilgilendirmeye dayanması zorunluluk teşkil eder.
Alışveriş esnasında sistem güvenliği veya doğrulama amacıyla gönderilen kısa mesajların aynı zamanda pazarlama izni gibi gösterilerek kullanılması, hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylem niteliğindedir. Bir alışveriş platformunun veya e-ticaret şirketinin size ait iletişim bilgilerini ticari iletişim ve reklam amacıyla kullanabilmesi için, önceden yeterince şeffaf şekilde bilgilendirilmiş olmanız ve bu işleme faaliyetine özgür iradenizle açık rıza göstermiş olmanız şarttır.
Bir hizmetten yararlanabilmek için önünüze sunulan ve içeriği net olmayan genel işlem şartları arasına gizlenmiş onaylar hukuken geçerli bir açık rıza olarak kabul edilmeyebilir. Kanunun aradığı anlamda açık rıza, belirli bir konuya ilişkin olmalı, rıza öncesinde anlaşılır ve sade bir dille aydınlatma yapılmalı ve tamamen özgür iradeye dayanmalıdır.
İşe giriş aşamasında işverenin size sunduğu kişisel veri muvafakatnamesini işi kaybetme korkusuyla veya işe alınmama baskısı altında imzalamış olmanız, hukuki açıdan bu metne verdiğiniz onayın geçerliliğini ciddi şekilde zedeleyen bir durumdur. Kişisel verilerin işlenmesine dayanak oluşturan açık rıza kavramı, kişinin belirli bir konuda tam olarak aydınlatılmasını ve hiçbir etki altında kalmadan tamamen özgür iradesiyle karar vermesini gerektirir.
Size imzalatılan ve belirli bir konuyla sınırlandırılmadan genel nitelikte hazırlanan onay metinleri, hukuki doktrinde battaniye rıza olarak adlandırılmakta olup genellikle geçerli bir açık rıza olarak kabul edilmemektedir. Geçerli bir onayın varlığından söz edilebilmesi için rızanın belirli bir konuya ilişkin olması, bilgilendirmeye dayanması ve tamamen özgür iradeyle verilmiş olması gerekir.
Hizmet sunan bir platformun, üyeliğin tamamlanması için çerez onayı, elektronik ileti onayı ve veri aktarım onayı gibi tüm işlemleri tek bir metin içinde sunarak sizi battaniye rıza vermeye zorlaması hukuka uygun bir uygulama değildir. Kişisel verilerin korunması mevzuatı uyarınca, rızanın geçerli olabilmesi için belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradeyle açıklanmış olması zorunludur.
Çevrimiçi platformlarda sunulan uzun ve karmaşık metinlerin okunmadan onaylanması, sağlık verilerinin sınırsızca kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Hukuken geçerli bir açık rıza beyanından söz edilebilmesi için, kişinin neye onay verdiğini tam olarak bilmesi, aydınlatılmış olması ve rızasını hiçbir baskı altında kalmadan, tamamen özgür iradesiyle vermiş olması şarttır.
Bir hizmetin sunulmasının biyometrik verilerinizin işlenmesine yönelik rıza şartına bağlanması, veri koruma hukuku prensipleri bağlamında hukuka aykırılık teşkil edebilecek bir durumdur. Kanun kapsamında verilerinizin işlenebilmesi için gereken açık rıza unsurunun geçerli olabilmesi için belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve mutlaka özgür iradeyle açıklanmış olması gerekmektedir.
Bir e-ticaret sitesinin, ana faaliyet konusu olan ürünü satın alabilmeniz için kişisel verilerinizin pazarlama ve reklam gibi tamamen farklı amaçlarla işlenmesine yönelik onayınızı zorunlu tutması hukuka uygun bir uygulama olarak değerlendirilmemektedir. Kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında alınacak rızanın geçerli olabilmesi için kişinin özgür irade ile karar vermiş olması ve herhangi bir zorlamaya maruz kalmaması son derece mühimdir.