Etkili Başvuru Hakkı
Etkili Başvuru Hakkı — 245 SORU & CEVAP listelendi.
Hakları ihlal edilen bir bireyin, bu ihlalin durdurulması ve zararının telafi edilmesi için pratikte gerçekten işleyen ve sonuç doğuran bir hukuki yola erişim hakkıdır. Kağıt üzerinde var olan ancak fiilen işlemeyen itiraz mekanizmaları hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığından, bu hakkın tesisi devletin mutlak yükümlülükleri arasındadır.
Hayır, ulusal güvenlik söz konusu olduğunda bağımsız bir mahkemenin dosyanın tamamına erişimi olması şartıyla, tarafınıza verilmeyen gizli belgelere dayanılarak karar verilmesi adil yargılanma hakkına aykırı kabul edilmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, devletlerin terörle mücadele ve kamu güvenliğini sağlama amacıyla istihbarat raporlarını gizli tutma hakkı bulunmaktadır.
Hayır, ulusal mahkemedeki yargılama sürecinde belgelerin gizli tutulması kararına itiraz etme imkanınız varken bu yolu kullanmamış olmanız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde yapacağınız şikayetlerin reddedilmesine yol açacaktır. Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, kişilerin öncelikle ulusal düzeyde kendilerine sunulan tüm hukuki itiraz mekanizmalarını usulüne uygun şekilde tüketmeleri zorunludur.
Yargılama aşamasında sunulan belgelerin gizliliğine açıkça itiraz etmemiş olmanız, sonrasında etkili bir başvuru yolundan mahrum bırakıldığınızı ileri sürmenizi engelleyecektir. İdari yargılama usullerinde, mahkemenin gizlilik taleplerini incelemesi ve bu taleplerin usule uygun olup olmadığını denetlemesi gerekmektedir.
Cezaevinde haksız yere hücreye veya tecride konulduğunuzu düşünüyorsanız, idari mahkemelere yapacağınız yürütmeyi durdurma veya acil özgürlük başvuruları hukuken etkili ve yeterli bir çözüm yolu olarak kabul edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tecrit kararlarına karşı ulusal hukukta öngörülen bu tür acil idari başvuru yollarının, şikayetlerin esastan incelenmesine olanak tanıdığı için etkili başvuru hakkı standartlarını tam olarak karşıladığına karar vermiştir.
İtirazlarınızı inceleyen yerel mahkemelerin, sunduğunuz somut delilleri ve sağlık durumunuza ilişkin iddialarınızı esastan değerlendirmeden, yalnızca kalıplaşmış ve yetersiz gerekçelerle reddetmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tutulma koşulları ve sağlık sorunlarıyla ilgili şikayetlerin iç hukukta etkili başvuru hakkı çerçevesinde titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.
İtirazınızı değerlendiren ilk derece infaz mahkemesi, kısıtlama kararı henüz yürürlükteyken davanızın esasına girip bir karar verdiyse, üst mahkemenin kararını daha geç açıklaması tek başına etkili başvuru hakkınızın elinizden alındığı anlamına gelmeyebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, etkili başvuru hakkı kapsamında, başvurulan ulusal makamın şikayetin özünü inceleyip incelemediğine ve kısıtlamanın orantılı olup olmadığı konusunda bir denge testi yapıp yapmadığına bakar.
Mahkeme kararı olmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ulusal mahkemeler önünde etkili bir şekilde itiraz edebileceğiniz ve doğrudan telafi sağlayabileceğiniz bir mekanizmanın bulunmaması, etkili başvuru hakkının ihlali niteliğindedir. Mahkemelerin yapılan aramaları sonradan onayladığı kararlara karşı üst yargı mercilerine başvurma imkanınızın yasal olarak engellenmiş olması, sizi hakkınızı aramaktan mahrum bırakır.
Şikayetlerinizin resmi makamlarca usulen incelenip reddedilmesi ve durumunuzu düzeltecek hızlı bir çözümün sağlanamaması, etkili başvuru hakkı ihlali anlamına gelmektedir. Tutukluluk koşulları ve özellikle ciddi hastalıklar için gereken tıbbi bakımın eksikliği söz konusu olduğunda, devletin yalnızca tazminat sağlayan değil, aynı zamanda devam eden ihlali doğrudan ve zamanında durdurabilecek önleyici nitelikte iç hukuk yolları sunması gerekmektedir.
Tazminat talebinizin her bir yargı aşaması için ayrı ayrı incelenecek şekilde bölünmesi, iç hukukta sunulan tazminat yolunu etkisiz kılmakta ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yaklaşımıyla açıkça çelişmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yargılamanın uzunluğunu değerlendirirken davanın sadece bir aşamasını değil, tüm aşamalarındaki toplam süreyi bir bütün olarak ele almaktadır.
Hakkınızda verilen sınır dışı kararına karşı itiraz edebilmeniz için avukatınıza erişiminizin sağlanması ve sınır dışı işlemini otomatik olarak durduran etkili bir başvuru yolunun bulunması şarttır. Özgürlüğünüzden yoksun bırakıldığınız bir yabancılar gözetim merkezinde tutulurken avukatınızla görüşmenizin engellenmesi, hakkınızdaki kararlara karşı hukuki yollara başvurmanızı imkânsız hale getirir.