Bireysel Başvuru
Bireysel Başvuru — 673 SORU & CEVAP listelendi.
Evet, iddialarınızı ulusal makamlar önünde yeterince dile getirdiyseniz iç hukuk yollarını usulüne uygun şekilde tükettiğiniz varsayılarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmanız mümkündür. Anayasa Mahkemesi'nin, şikayetlerinizi ve ilgili delilleri sunmuş olmanıza rağmen, tam olarak hangi ek unsurların arandığını belirtmeden başvurunuzu temellendirilmemiş bularak reddetmesi, bireysel başvuru hakkı kullanımına orantısız bir engel oluşturan aşırı şekilci bir yaklaşım olarak görülmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rusya'nın Avrupa Konseyi üyeliğinden ayrıldığı on altı Eylül iki bin yirmi iki tarihinden önce gerçekleşen insan hakları ihlalleri için yargı yetkisinin devam ettiğine ve tazminat ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, Gürcistan ve Rusya arasındaki sınırlaştırma süreci boyunca yaşanan yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı gibi çeşitli ihlallerin bu tarihten önce meydana gelmiş olması sebebiyle Rusya'nın tazminat ödemekle yükümlü olduğunu açıkça belirtmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuru hakkının kötüye kullanılması durumunda dosyanızı usulden reddedecektir. Mahkeme içtihatlarına göre, başvuru sahibinin mahkemenin düzgün işleyişini engelleyen, mahkeme başkanına veya üyelerine yönelik asılsız suçlamalar ve saldırgan ifadeler içeren beyanları, bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanılması olarak değerlendirilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen derhal serbest bırakılmaya yönelik geçici tedbir kararlarının iç hukuk makamlarınca uygulanmaması, Sözleşme kapsamındaki bireysel başvuru hakkının açık bir ihlalidir. Mahkeme, başvuranın yaşamına yönelik ciddi ve yakın bir tehlike bulunduğunu tespit ederek İçtüzük kapsamında geçici tedbir kararı verebilir ve ilgili devletten kişiyi derhal serbest bırakmasını isteyebilir.
Özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kişinin tutukluluğunun yasaya uygunluğuna itiraz etmesi durumunda, ilgili mahkemenin bu başvuruyu mutlaka kısa bir süre içinde karara bağlaması gerekmektedir. Bir kişinin özgürlüğünün söz konusu olduğu durumlarda yetkili makamlar, tutukluluğun hukuka uygunluğu konusunda hızlıca karar verip vermediğini belirlemek için çok katı kriterler uygulamakla yükümlüdür.
Cezaevi yönetiminin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığınız bir başvuru nedeniyle sizi avukatınız olmadan sorguya çekmesi ve şikayetinizi geri almanız için baskı kurması kesinlikle hukuka aykırı bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Mahkeme, tutukluların devletin münhasır kontrolü altında bulunmasından kaynaklanan kırılgan durumlarını göz önüne alarak, doğrudan yetkililer tarafından başvuruları hakkında bu şekilde sorgulanmalarını bir tür yıldırma ve bireysel başvuru hakkı kullanımına yönelik haksız bir kısıtlama olarak değerlendirmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan bir başvuru derdest iken başvuran kişinin vefat etmesi durumunda, geride kalan çocuklar veya yakın aile üyeleri davayı sürdürme konusunda meşru bir menfaatleri bulunduğunu göstererek süreci vefat eden kişi adına devam ettirebilmektedirler. Mahkeme, bu tür durumlarda söz konusu hakların mirasçılara doğrudan devredilebilir olup olmadığına değil, hayatını kaybeden mağdurun bireysel başvuru hakkı mekanizmasını harekete geçirerek bir tercih yapıp yapmadığına odaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvuru işlemlerinin, nihai kararın veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. İlgili mevzuat uyarınca, kesinleşmiş mahkeme kararının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi evrak işlem kütüğü üzerinden vekiliniz veya tarafınızca ilk kez okunduğu tarih, kararın öğrenilme tarihi olarak kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesine yapacağınız bireysel başvuru sonucunda mülkiyet hakkınızın ihlal edildiğine karar verilirse, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanızın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir. Hak ihlaline yol açan mahkeme kararlarının düzeltilmesi için idare mahkemesinin yargılama işlemlerini tekrar başlatması, ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yeni bir değerlendirme yapması hukuki bir zorunluluktur.
İhalenin feshi davasını kaybetmeniz durumunda tarafınıza kesilen yüzde on oranındaki para cezasının iptal edilmesi mümkündür. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, davayı kaybeden kişiye ihale bedeli üzerinden sabit ve yüksek bir oranda para cezası verilmesi, kişinin mahkemeye erişim hakkı ihlaline neden olabilmektedir.