Anasayfa/ Karar Bülteni/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Alakhverdyan - Ukrayna Kararı 8838/20 B.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Alakhverdyan - Ukrayna Kararı 8838/20 B.

Bu karar, bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararının ardından iç hukukta gerçekleştirilen yargılamanın yenilenmesi veya olağanüstü itiraz yollarının ne ölçüde adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından büyük bir hukuki öneme sahiptir. AİHM'in daha önce verdiği bir ihlal kararı üzerine ulusal yüksek mahkemenin dosyayı ele alıp, hukuka aykırı delilleri kısmen dışlayarak ancak duruşma açmadan veya davanın esasına girerek yeniden delil değerlendirmesi yapması hukuka aykırı bulunmuştur. Yüksek mahkemelerin, adil yargılanma güvencelerini sağlamadan, sanki bir ilk derece mahkemesiymiş gibi delil değerlendirmesine girmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Bölüm 5. Bölüm
Başvuru No 8838/20
Karar Tarihi 09.10.2025
Taraflar Alakhverdyan - Ukrayna
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Yeniden yargılamada adil yargılanma hakkı gözetilmelidir.
  • gavel Yüksek mahkemeler yetkilerini aşarak delil değerlendiremez.
  • gavel AİHM kararlarının icrası şekli bir incelemeyle yapılamaz.
  • gavel Hukuka aykırı deliller yargılamadan bütünüyle dışlanmalıdır.

Bu karar, bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararının ardından iç hukukta gerçekleştirilen yargılamanın yenilenmesi veya olağanüstü itiraz yollarının ne ölçüde adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından büyük bir hukuki öneme sahiptir. AİHM'in daha önce verdiği bir ihlal kararı üzerine ulusal yüksek mahkemenin dosyayı ele alıp, hukuka aykırı delilleri kısmen dışlayarak ancak duruşma açmadan veya davanın esasına girerek yeniden delil değerlendirmesi yapması hukuka aykırı bulunmuştur. Yüksek mahkemelerin, adil yargılanma güvencelerini sağlamadan, sanki bir ilk derece mahkemesiymiş gibi delil değerlendirmesine girmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi, AİHM ihlal kararlarının iç hukukta infazı sürecinde ulusal mahkemelerin takdir yetkisinin sınırlarını belirlemesinde yatmaktadır. Karar, yüksek mahkemelerin sadece şekli bir incelemeyle eski mahkûmiyetleri onayamayacağını, AİHM'in tespit ettiği ihlallerin tüm yargılamaya olan etkisinin geniş çaplı ve tarafların katılımına imkân verecek şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Uygulamada, AİHM kararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi taleplerinde, mahkemelerin hukuka aykırı delilleri mekanik bir şekilde dosyadan çıkarıp geri kalan delillerle mahkûmiyeti sürdürme pratiğine ciddi bir set çekilmiş ve savunma hakkının etkin kullanımının zorunlu olduğu teyit edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Sergiy Volodymyrovych Alakhverdyan, kasten adam öldürme gibi ağır suçlamalarla müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir vatandaştır. Başvurucu daha önce AİHM'e başvurmuş ve 2019 yılında AİHM, avukatı olmadan alınan itiraflarının mahkûmiyete esas alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu ihlal kararı üzerine başvurucu, Ukrayna Yüksek Mahkemesine başvurarak davasının yeniden görülmesini ve mahkûmiyetinin bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yüksek Mahkeme Büyük Genel Kurulu, sadece hukuka aykırı olan itirafı dosyadan çıkarıp, geri kalan delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğunu belirterek başvurucunun yeniden yargılama talebini esastan reddetmiş ve müebbet hapis cezasını onamıştır. Başvurucu, Yüksek Mahkemenin yetkisi olmadığı halde delilleri yeniden değerlendirdiğini, bu süreçte kendisine savunma yapma, delillere itiraz etme ve tanık sorgulama imkânı verilmediğini iddia ederek Ukrayna devletine karşı tekrar dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu uyuşmazlığı temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 (adil yargılanma hakkı) ve Sözleşme m.6/3 (savunma hakları) çerçevesinde incelemiştir. Kural olarak, Sözleşme m.6 hükmü olağanüstü kanun yollarına veya yargılamanın yenilenmesi taleplerine doğrudan uygulanmaz. Ancak yüksek mahkemenin yeni bir suçlama değerlendirmesi yaptığı, davanın esasına girerek delilleri yeniden takdir ettiği durumlarda bu sürecin de adil yargılanma güvencelerine tabi olması gerektiği kabul edilmektedir.

Yerleşik içtihatlara göre, bir AİHM ihlal kararı sonrasında yapılan olağanüstü itiraz veya yeniden inceleme süreçlerinde, ulusal mahkeme eğer davanın esasına girip delil değerlendirmesi yapıyor ve mahkûmiyetin devamına karar veriyorsa, bu süreç yeni bir suç isnadının karara bağlanması niteliği taşır. Bu sebeple, Sözleşme m.6 kapsamındaki tüm güvencelerin bu aşamada da titizlikle sağlanması zorunludur.

Ayrıca, hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamanın bütününe olan etkisi sadece bu delilin şeklen dosyadan çıkarılmasıyla giderilemez. Yüksek mahkemelerin, kendi yerel usul kanunlarının onlara vermediği bir yetkiyi kullanarak, adeta bir ilk derece mahkemesi gibi delilleri yeniden değerlendirmesi ve geri kalan kanıtlarla mahkûmiyeti sürdürmesi, kişinin savunmasını hazırlaması ve tanıkları sorgulaması gibi temel haklarını ihlal eder. Ulusal mahkemeler, AİHM kararlarının infazını sağlarken adil yargılanma hakkının özünü zedeleyecek şekli ve keyfi yorumlardan kaçınmakla yükümlüdür.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

AİHM, Ukrayna Yüksek Mahkemesi önündeki olağanüstü inceleme sürecinin adil yargılanma hakkının gereklerini karşılayıp karşılamadığını değerlendirmiştir. Öncelikle, Yüksek Mahkemenin sadece hukuka aykırı delilleri dışlayarak mahkûmiyetin esasına ilişkin yeni bir değerlendirme yapması, davanın yeni bir incelemesi olarak kabul edilmiş ve Sözleşme'nin 6. maddesinin bu sürece uygulanabilir olduğu tespit edilmiştir.

Mahkeme, Yüksek Mahkemenin başvurucunun durumunu incelerken yerel hukukun kendisine verdiği yetkileri aşarak davanın esasına ilişkin delil değerlendirmesi yaptığını belirlemiştir. Başvurucunun önceki AİHM kararında tespit edilen ihlalleri, yani avukatsız alınan itirafın yargılamanın bütününe verdiği onarılamaz zararı, Yüksek Mahkeme yanlış yorumlamıştır. Yüksek Mahkeme, usuli hataların tüm yargılamanın sonucunu şüpheye düşürmediğini savunmuş, ancak bu yaklaşım AİHM'in 2019 tarihli kararındaki ihlalin özüyle açıkça çelişmiştir.

Bununla birlikte, aynı olay örgüsüne sahip diğer sanıklar yönünden dosyayı bozarak yeniden yargılamaya gönderen Yüksek Mahkemenin, başvurucu yönünden herhangi bir detaylı gerekçe veya haklı neden göstermeksizin doğrudan mahkûmiyeti onaması adil yargılanma güvenceleriyle bağdaşmamıştır. Başvurucuya bu süreçte savunmasını hazırlaması, delillere itiraz etmesi veya tanık sorgulaması için yeterli zaman ve kolaylık sağlanmamıştır. Yüksek Mahkemenin "cezai sorumluluğun bireyselleştirilmesi" gibi genel ilkelere atıf yaparak somut ve tatmin edici bir açıklama getirmeden başvurucunun itirazlarını reddetmesi, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak görülmüştür. AİHM, yüksek mahkeme nezdindeki bu inceleme sürecinin çeşitli eksiklikler barındırdığını ve adil bir duruşma gereklerini karşılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak AİHM, Ukrayna Yüksek Mahkemesinin inceleme sürecinde adil yargılanma güvencelerinin sağlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Mahkeme hukuka aykırı delili çıkarıp bana aynı cezayı verebilir mi? expand_more
AİHM içtihatlarına göre, yüksek mahkemelerin hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delilleri (örneğin avukat olmaksızın alınan itirafları) mekanik bir biçimde dosyadan çıkararak geri kalan kanıtlarla mahkûmiyeti sürdürmesi hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı delillerin tüm yargılamaya olan etkisi yalnızca şeklen bir çıkarma işlemiyle giderilemez; böylesi bir uygulama adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir.
AİHM beni haklı buldu, yeniden yargılama nasıl yapılmalı? expand_more
AİHM'in verdiği bir ihlal kararı sonrasında yürütülen olağanüstü itiraz veya yargılamanın yenilenmesi süreçlerinde, mahkeme eğer davanın esasına girerek delil değerlendirmesi yapıyorsa adil yargılanma güvencelerini eksiksiz sağlamak zorundadır. Bu süreç yeni bir suç isnadının karara bağlanması niteliği taşıdığından, size savunmanızı hazırlama, aleyhinize olan delillere itiraz etme ve tanık sorgulama imkânı mutlaka verilmelidir.
Yüksek mahkeme kendi başına delilleri yeniden değerlendirebilir mi? expand_more
Kural olarak hayır. AİHM, yüksek mahkemelerin yerel usul kanunlarının kendilerine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak, adeta bir ilk derece mahkemesiymiş gibi esasa ilişkin delil değerlendirmesi yapmasını adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirmektedir. Yüksek mahkemeler, sanığın savunma güvencelerini hiçe sayarak yetki aşımı yoluyla davanın esasına yönelik yeni bir takdirde bulunamazlar.
AİHM sonrası mahkeme beni dinlemeden cezamı onarsa ne olur? expand_more
Yüksek mahkemenin, daha önce tespit edilmiş olan ihlallerin yargılamanın bütününe verdiği onarılamaz zararı göz ardı edip, sizi dinlemeden ve detaylı hukuki gerekçeler göstermeden mahkûmiyetinizi doğrudan onaması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesini ihlal eder. AİHM kararlarının icrası süreci şekli bir incelemeyle geçiştirilemez; tarafların katılımına ve etkin savunma hakkına tam imkân verecek nitelikte yürütülmelidir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir