Anasayfa Karar Bülteni AİHM | ALAKHVERDYAN | BN. 8838/20

Karar Bülteni

AİHM ALAKHVERDYAN BN. 8838/20

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm AİHM / Beşinci Bölüm
Başvuru No 8838/20
Karar Tarihi 09.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • Yeniden yargılamada adil yargılanma hakkı gözetilmelidir.
  • Yüksek mahkemeler yetkilerini aşarak delil değerlendiremez.
  • AİHM kararlarının icrası şekli bir incelemeyle yapılamaz.
  • Hukuka aykırı deliller yargılamadan bütünüyle dışlanmalıdır.

Bu karar, bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararının ardından iç hukukta gerçekleştirilen yargılamanın yenilenmesi veya olağanüstü itiraz yollarının ne ölçüde adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından büyük bir hukuki öneme sahiptir. AİHM'in daha önce verdiği bir ihlal kararı üzerine ulusal yüksek mahkemenin dosyayı ele alıp, hukuka aykırı delilleri kısmen dışlayarak ancak duruşma açmadan veya davanın esasına girerek yeniden delil değerlendirmesi yapması hukuka aykırı bulunmuştur. Yüksek mahkemelerin, adil yargılanma güvencelerini sağlamadan, sanki bir ilk derece mahkemesiymiş gibi delil değerlendirmesine girmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi, AİHM ihlal kararlarının iç hukukta infazı sürecinde ulusal mahkemelerin takdir yetkisinin sınırlarını belirlemesinde yatmaktadır. Karar, yüksek mahkemelerin sadece şekli bir incelemeyle eski mahkûmiyetleri onayamayacağını, AİHM'in tespit ettiği ihlallerin tüm yargılamaya olan etkisinin geniş çaplı ve tarafların katılımına imkân verecek şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Uygulamada, AİHM kararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi taleplerinde, mahkemelerin hukuka aykırı delilleri mekanik bir şekilde dosyadan çıkarıp geri kalan delillerle mahkûmiyeti sürdürme pratiğine ciddi bir set çekilmiş ve savunma hakkının etkin kullanımının zorunlu olduğu teyit edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Sergiy Volodymyrovych Alakhverdyan, kasten adam öldürme gibi ağır suçlamalarla müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir vatandaştır. Başvurucu daha önce AİHM'e başvurmuş ve 2019 yılında AİHM, avukatı olmadan alınan itiraflarının mahkûmiyete esas alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu ihlal kararı üzerine başvurucu, Ukrayna Yüksek Mahkemesine başvurarak davasının yeniden görülmesini ve mahkûmiyetinin bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yüksek Mahkeme Büyük Genel Kurulu, sadece hukuka aykırı olan itirafı dosyadan çıkarıp, geri kalan delillerin mahkûmiyet için yeterli olduğunu belirterek başvurucunun yeniden yargılama talebini esastan reddetmiş ve müebbet hapis cezasını onamıştır. Başvurucu, Yüksek Mahkemenin yetkisi olmadığı halde delilleri yeniden değerlendirdiğini, bu süreçte kendisine savunma yapma, delillere itiraz etme ve tanık sorgulama imkânı verilmediğini iddia ederek Ukrayna devletine karşı tekrar dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu uyuşmazlığı temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 (adil yargılanma hakkı) ve Sözleşme m.6/3 (savunma hakları) çerçevesinde incelemiştir. Kural olarak, Sözleşme m.6 hükmü olağanüstü kanun yollarına veya yargılamanın yenilenmesi taleplerine doğrudan uygulanmaz. Ancak yüksek mahkemenin yeni bir suçlama değerlendirmesi yaptığı, davanın esasına girerek delilleri yeniden takdir ettiği durumlarda bu sürecin de adil yargılanma güvencelerine tabi olması gerektiği kabul edilmektedir.

Yerleşik içtihatlara göre, bir AİHM ihlal kararı sonrasında yapılan olağanüstü itiraz veya yeniden inceleme süreçlerinde, ulusal mahkeme eğer davanın esasına girip delil değerlendirmesi yapıyor ve mahkûmiyetin devamına karar veriyorsa, bu süreç yeni bir suç isnadının karara bağlanması niteliği taşır. Bu sebeple, Sözleşme m.6 kapsamındaki tüm güvencelerin bu aşamada da titizlikle sağlanması zorunludur.

Ayrıca, hukuka aykırı elde edilen delillerin yargılamanın bütününe olan etkisi sadece bu delilin şeklen dosyadan çıkarılmasıyla giderilemez. Yüksek mahkemelerin, kendi yerel usul kanunlarının onlara vermediği bir yetkiyi kullanarak, adeta bir ilk derece mahkemesi gibi delilleri yeniden değerlendirmesi ve geri kalan kanıtlarla mahkûmiyeti sürdürmesi, kişinin savunmasını hazırlaması ve tanıkları sorgulaması gibi temel haklarını ihlal eder. Ulusal mahkemeler, AİHM kararlarının infazını sağlarken adil yargılanma hakkının özünü zedeleyecek şekli ve keyfi yorumlardan kaçınmakla yükümlüdür.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

AİHM, Ukrayna Yüksek Mahkemesi önündeki olağanüstü inceleme sürecinin adil yargılanma hakkının gereklerini karşılayıp karşılamadığını değerlendirmiştir. Öncelikle, Yüksek Mahkemenin sadece hukuka aykırı delilleri dışlayarak mahkûmiyetin esasına ilişkin yeni bir değerlendirme yapması, davanın yeni bir incelemesi olarak kabul edilmiş ve Sözleşme'nin 6. maddesinin bu sürece uygulanabilir olduğu tespit edilmiştir.

Mahkeme, Yüksek Mahkemenin başvurucunun durumunu incelerken yerel hukukun kendisine verdiği yetkileri aşarak davanın esasına ilişkin delil değerlendirmesi yaptığını belirlemiştir. Başvurucunun önceki AİHM kararında tespit edilen ihlalleri, yani avukatsız alınan itirafın yargılamanın bütününe verdiği onarılamaz zararı, Yüksek Mahkeme yanlış yorumlamıştır. Yüksek Mahkeme, usuli hataların tüm yargılamanın sonucunu şüpheye düşürmediğini savunmuş, ancak bu yaklaşım AİHM'in 2019 tarihli kararındaki ihlalin özüyle açıkça çelişmiştir.

Bununla birlikte, aynı olay örgüsüne sahip diğer sanıklar yönünden dosyayı bozarak yeniden yargılamaya gönderen Yüksek Mahkemenin, başvurucu yönünden herhangi bir detaylı gerekçe veya haklı neden göstermeksizin doğrudan mahkûmiyeti onaması adil yargılanma güvenceleriyle bağdaşmamıştır. Başvurucuya bu süreçte savunmasını hazırlaması, delillere itiraz etmesi veya tanık sorgulaması için yeterli zaman ve kolaylık sağlanmamıştır. Yüksek Mahkemenin "cezai sorumluluğun bireyselleştirilmesi" gibi genel ilkelere atıf yaparak somut ve tatmin edici bir açıklama getirmeden başvurucunun itirazlarını reddetmesi, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak görülmüştür. AİHM, yüksek mahkeme nezdindeki bu inceleme sürecinin çeşitli eksiklikler barındırdığını ve adil bir duruşma gereklerini karşılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak AİHM, Ukrayna Yüksek Mahkemesinin inceleme sürecinde adil yargılanma güvencelerinin sağlanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: