Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/18297 E. 2017/23809 K.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/18297 E. 2017/23809 K.

Psikolojik taciz (mobbing); işyerlerinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyerek huzursuz olmasına yol açan, kişiyi yıldırma, dışlama ve gözden düşürme gayesi taşıyan eylemler bütünüdür. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kriterlerine göre bu kavram, bir işçiyi sabote etmeye yönelik zalimce, kötü niyetli, intikamcı ve aşağılayıcı davranışlar olarak tanımlanır. Bir eylemler silsilesinin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması zorunludur. Hukukun temel prensipleri gereğince, bu tür psikolojik ve fiziksel saldırgan davranışlara maruz kaldığını iddia eden taraf, iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Esas No 2015/18297
Karar No 2017/23809
Karar Tarihi 01.11.2017
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing iddiaları somut delillerle kanıtlanmalıdır.
Mobbing eylemleri sistematik ve kasıtlı olmalıdır.

İncelemeye konu olan karar, iş hukuku uygulamasında sıklıkla karşılaşılan psikolojik taciz iddialarının yargılama aşamasındaki ispat standardına ışık tutmaktadır. İşçi tarafından ileri sürülen yıldırma ve dışlama iddialarının sadece genel geçer tanık beyanlarıyla kanıtlanamayacağı, mahkeme huzurunda somut olgularla desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yüksek Mahkeme bu kararında, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmesi argümanının kıdem tazminatına hak kazanmadaki kritik rolünü ele almıştır. Hukuki dayanaktan yoksun, soyut ifadelere dayalı iddiaların, hukuken koruma göremeyeceği ve eylemlerin süreklilik, kasıt gibi mobbing unsurlarını barındırdığının bizzat iddia sahibi tarafından ispatlanması gerektiği kesin bir dille ifade edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacı işçinin işyerinde planlı bir şekilde uygulanan ayrımcılık, ücret adaletsizliği ve psikolojik tacize (mobbing) maruz kalıp kalmadığıdır. Bu iddiaların doğruluğu bağlamında, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği ve dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususları yargılamanın merkezini oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Psikolojik taciz (mobbing); işyerlerinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyerek huzursuz olmasına yol açan, kişiyi yıldırma, dışlama ve gözden düşürme gayesi taşıyan eylemler bütünüdür. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kriterlerine göre bu kavram, bir işçiyi sabote etmeye yönelik zalimce, kötü niyetli, intikamcı ve aşağılayıcı davranışlar olarak tanımlanır. Bir eylemler silsilesinin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması zorunludur. Hukukun temel prensipleri gereğince, bu tür psikolojik ve fiziksel saldırgan davranışlara maruz kaldığını iddia eden taraf, iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispat etmekle yükümlüdür.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçi, yöneticilerinin ayrımcı tutumları ve mobbing uygulamaları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini öne sürmüştür. Yerel mahkeme, dinlenen tanık beyanlarını dikkate alarak genel müdür yardımcısının hakaret boyutuna varan baskı ve aşağılamalarını haklı fesih sebebi olarak kabul etmiş ve kıdem tazminatı talebini onaylamıştır. Ancak Yargıtay denetiminde, dosyaya yansıyan tanık beyanlarının son derece soyut kaldığı ve şikayet edilen davranışların somutlaştırılamadığı tespit edilmiştir. Yüksek Mahkeme, mevcut delil durumunun mobbingin varlığını hukuken ispata elverişli olmadığına ve fesihte haklı nedenin işçi tarafından kanıtlanamadığına kanaat getirmiştir. Fazla çalışma taleplerini de ispatlayamayan davacının, sözleşmeyi haksız yere feshettiği sonucuna varılarak kıdem tazminatı verilmesi yönündeki karar isabetsiz bulunmuş ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İşyerinde mobbinge uğradığımı nasıl ispat edebilirim? expand_more
İşyerinde psikolojik tacize, yani mobbinge maruz kaldığınızı iddia ediyorsanız, hukukun temel prensipleri gereğince iddianızı somut ve inandırıcı delillerle kanıtlamakla yükümlüsünüz. Yargıtay kararlarına göre, sadece genel geçer ve soyut nitelikteki tanık beyanları mobbingi ispatlamak için tek başına yeterli kabul edilmemektedir. İddialarınızın hukuken koruma görebilmesi ve davanızın kabulü için şikayete konu davranışların somutlaştırılarak mahkemeye sunulması şarttır.
Mobbing yüzünden işten çıksam kıdem tazminatı alabilir miyim? expand_more
Mobbing, işçiye haklı nedenle fesih hakkı veren temel sebeplerden biridir ve bu durum işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasında kritik bir rol oynar. Ancak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinizi ve mobbinge uğradığınızı somut delillerle bizzat ispatlamanız gerekmektedir. İlgili Yargıtay kararında da görüldüğü üzere, mobbing iddiasını ve fesihte haklı nedenini kanıtlayamayan işçinin feshi haksız sayılmış ve kıdem tazminatı verilmesi yönündeki mahkeme kararı isabetsiz bulunarak bozulmuştur.
Müdürümün her kötü veya sert davranışı mobbing sayılır mı? expand_more
İşyerinde yaşanan her olumsuz veya sert davranış hukuken mobbing olarak nitelendirilmez. Bir eylemler bütününün mobbing sayılabilmesi için belirli bir kişiyi hedef alması, o kişiyi yıldırma, dışlama ve gözden düşürme gayesi taşıması gerekmektedir. Ayrıca bu davranışların Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kriterlerine uygun biçimde zalimce, kötü niyetli, aşağılayıcı olması ve eylemlerin süreklilik ile kasıt barındırarak sistematik bir şekilde uygulanması şarttır.
Fazla mesaimi veya uğradığım ayrımcılığı kanıtlayamazsam ne olur? expand_more
İş ilişkisinde kural olarak iddia sahibi iddiasını kanıtlamakla mükelleftir. Eğer işyerinde ayrımcılığa uğradığınızı, ücret adaletsizliği yaşadığınızı veya fazla çalışma yaptığınızı ileri sürüyorsanız, bunları net delillerle ortaya koymalısınız. Yargıtay kararı açıkça göstermektedir ki, hukuki dayanaktan yoksun, soyut ifadelere dayalı fazla çalışma ve ayrımcılık iddiaları yargı makamlarınca kabul görmemekte olup, bu durumlara dayanılarak yapılan işten ayrılmalar ispat edilemediği için işçi açısından haksız fesih olarak değerlendirilmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir