Anasayfa/ Karar Bülteni/ YARGITAY | 9. HD | 2015/17094 E. | 2017/19537 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 9. HD 2015/17094 E. 2017/19537 K.

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2015/17094
Karar No 2017/19537
Karar Tarihi 30.11.2017
Karar Linki Belirtilmemiş

Fazla mesai ücreti tanıkların çalıştığı dönemle sınırlıdır. Tanıkların işten ayrılmasından sonraki dönem hesaba katılamaz.

Karar, işçi ile işveren arasında ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti gibi alacak kalemlerinin tahsili talebiyle açılan davada yerel mahkeme tarafından verilen hükmün temyiz incelemesini içermektedir. Yargıtay incelemesinde özellikle fazla çalışma ücreti alacağının nasıl ispatlanacağı ve hesaplamaların hangi dönemleri kapsaması gerektiği üzerinde durulmuştur. Yüksek Mahkeme, iş davalarında sıklıkla başvurulan tanık delilinin zaman bakımından sınırlarına dikkat çekerek, salt iddiaların değil, tanık beyanlarının kapsadığı fiili durumun hükme esas alınması gerektiğini detaylandırmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İşyerinde operasyon yöneticisi olarak görev yapan davacı işçi, kendisine mobbing uygulandığını, eş durumundan tayin taleplerinin sürekli reddedildiğini, işverene bağlı banka şubelerinin birleşmesi süreçleri dahil olmak üzere sürekli olarak çok geç saatlere kadar ve hafta sonları fazla çalıştırıldığını, buna rağmen ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davacı, bu haklı nedenlere ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aldığı kıdem tazminatına hak kazandığına dair yazıya dayanarak iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürmüş ve işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise işçinin başka bir işyerine geçmek niyetiyle istifa ettiğini, mobbing veya fazla çalışma iddialarının asılsız olduğunu ve yönetici vasfındaki davacının fazla mesai talep edemeyeceğini savunmuştur. Uyuşmazlık, davacının iş akdini haklı nedenle feshedip feshetmediği ve fazla mesai ile hafta tatili alacaklarını ispatlayıp ispatlayamadığı noktalarında toplanmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İş hukukunda işçinin fazla mesai yaptığını ve bunun karşılığını alamadığını ispat etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İşçi bu iddiasını yazılı belgelerle kanıtlayabileceği gibi takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarıyla da ispatlayabilmektedir. Ancak davacının iddiasını tanık anlatımlarıyla kanıtlamaya çalışması durumunda, mahkemenin dikkate alacağı fiili çalışma dönemi, sadece tanıkların ilgili işyerinde çalıştığı ve dolayısıyla görgüye dayalı bilgilerinin bulunduğu süre ile sınırlıdır. Tanıkların işyerinden ayrılmalarından sonra gerçekleştiği iddia edilen fazla çalışmalar, bizzat görülmesi mümkün olmadığından, bu beyanlara dayanılarak kabul edilemez ve hesaplamaya dahil edilemez.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçi, dava dilekçesinde dile getirdiği uzun süreli fazla mesai iddialarını dinlettiği tanıkların beyanlarıyla ispatlama yoluna gitmiştir. Yerel mahkemece dosya üzerinden alınan bilirkişi ek raporunda fazla mesai hesaplaması 2009 yılı Ekim ayından başlatılmış ve davacının iş akdinin feshedildiği 05.08.2013 tarihine kadar kesintisiz olarak yapılmıştır. Yerel mahkeme de bu hesaplamayı baz alarak davacının fazla mesai ücreti talebini kısmen kabul etmiştir. Ancak Yargıtay incelemesinde, dinlenen davacı tanıklarından birinin davalı işyerinde 2011 yılı sonuna kadar, diğerinin ise 2009 ile 2012 yılları arasında çalıştığı saptanmıştır. Yargıtay, davacının fazla mesai yaptığı olgusunun yalnızca söz konusu tanıkların işyerinde bulunduğu dönemler için ispatlandığını, bu tarihlerden sonraki fesih tarihi olan 05.08.2013'e kadar geçen süre için görgüye dayalı bir ispat bulunmadığını belirlemiştir. Bu gerekçeyle, fazla mesai ücretinin doğrudan doğruya tanıkların davalı işyerinde görev yaptığı dönemlerle sınırlı olacak biçimde hesaplanması gerektiği ifade edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: