Anasayfa Karar Bülteni AİHM | SADOMSKI | BN. 56297/21

Karar Bülteni

AİHM SADOMSKI BN. 56297/21

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 56297/21
Karar Tarihi 09.05.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • Yargısal denetim hakkı yasama müdahalesiyle engellenemez.
  • Mahkeme kararlarının uygulanmaması adil yargılanmayı ihlal eder.
  • Hakim atamalarında adil yargılanma güvenceleri sağlanmalıdır.
  • Yürütmenin yargı sürecine müdahalesi hukukun üstünlüğüne aykırıdır.

Bu karar, yürütme ve yasama organlarının, devam eden bir yargısal denetim sürecine kasıtlı olarak müdahale etmesinin ve bağlayıcı mahkeme kararlarını etkisiz hale getirmesinin, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olduğunu ortaya koymaktadır. Polonya'da yargı bağımsızlığına yönelik reformlar bağlamında, bir hakimin Yüksek Mahkeme üyeliğine adaylık sürecinde Ulusal Yargı Konseyi'nin ret kararına karşı açtığı davada, yasama meclisinin yargı yolunu kapatan yasa değişiklikleri yapması ve Cumhurbaşkanının yürütmeyi durdurma kararına rağmen atamaları gerçekleştirmesi, mahkemeye erişim hakkının özünü zedelemiştir. Yüksek İdare Mahkemesi başvurucu lehine karar vermiş olsa da, devletin eşgüdümlü müdahaleleri nedeniyle bu karar hiçbir pratik sonuç doğurmamıştır.

Kararın emsal etkisi, özellikle yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü krizlerinin yaşandığı ülkelerde, idari ve yargısal atama süreçlerinin yargısal denetim güvenceleri dışında bırakılamayacağını göstermesinde yatmaktadır. Mahkeme, yürütme organının yargı kararlarını görmezden gelerek "oldu bitti" yaratmasını, hukukun üstünlüğüne yönelik açık bir başkaldırı olarak nitelendirmiştir. Bu durum, benzer uyuşmazlıklarda devletin yargı kararlarına saygı duyma ve bu kararları uygulama şeklindeki pozitif yükümlülüğünün altını çizmekte, yargı mensuplarının kariyerlerine ilişkin süreçlerin keyfi siyasi müdahalelere karşı korunması gerektiğini vurgulamaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Jacek Roman Sadomski, Polonya'da bir istinaf mahkemesi hakimi olup Yüksek Mahkeme Hukuk Dairesi'ndeki bir kadroya başvurmuştur. Ancak Ulusal Yargı Konseyi (NCJ), başvurucuyu reddederek başka yedi adayı bu göreve önermiştir. Başvurucu, atama sürecinin anayasaya aykırı olduğu ve kamu hizmetine eşit erişim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Yüksek İdare Mahkemesi'ne itiraz etmiştir. Yargılama devam ederken, yasama organı bu tür kararlara karşı yargı yolunu kapatan yasa değişiklikleri yapmıştır. Dahası, Yüksek İdare Mahkemesi atama kararının yürütmesini durdurmasına rağmen, Polonya Cumhurbaşkanı söz konusu yedi hakimi Yüksek Mahkeme'ye atamıştır. Sonuç olarak Yüksek İdare Mahkemesi başvurucuyu haklı bulup Konsey kararını iptal etse de, yapılan yasal değişiklikler ve fiili atamalar nedeniyle bu yargı kararı başvurucu için hiçbir sonuç doğurmamıştır. Başvurucu, adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının elinden alındığını iddia ederek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, uyuşmazlığı incelerken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının temel ilkelerine dayanmıştır. Mahkemeye göre, Sözleşme'nin amacı teorik ve hayali hakları değil, pratik ve etkili hakları korumaktır. Adil bir yargılamadan söz edilebilmesi için, bir mahkemenin önüne gelen uyuşmazlığı tüm hukuki ve fiili yönleriyle inceleme yetkisine (tam yargı yetkisi) sahip olması gerekir.

Yerleşik içtihatlara göre, adil yargılanma hakkı, mahkeme kararlarının uygulanmasını da kapsar. Bir devletin iç hukuk sistemi, nihai ve bağlayıcı bir yargı kararının taraflardan birinin aleyhine olacak şekilde etkisiz kalmasına izin veriyorsa, mahkemeye erişim hakkı bir yanılsamadan ibaret olur. Bu bağlamda, nihai kararın yanı sıra, yargılama süresince verilen yürütmeyi durdurma veya ihtiyati tedbir gibi geçici kararların uygulanması da adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.

Mahkeme ayrıca, devletin ve idari makamların hukukun üstünlüğü ilkesine tabi olduğunu ve yargı kararlarına uymakla yükümlü bulunduğunu hatırlatır. Yürütme organının, mahkeme tarafından verilen bağlayıcı bir kararı kasıtlı eylemleriyle hiçe sayarak bir mahkeme sürecini anlamsız kılmak amacıyla "oldu bitti" yaratması, hukukun üstünlüğü ilkesinin açıkça ihlali olarak kabul edilmektedir. Hakimlerin atanması, kariyerleri ve görevden alınmalarına ilişkin uyuşmazlıklarda, yargı mensuplarının kamu hizmetine eşit erişim bağlamında medeni haklarının söz konusu olduğu ve bu kişilerin keyfi idari veya yasama müdahalelerine karşı mahkemeye erişim hakkından mahrum bırakılamayacağı kuralı benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, somut olayda başvurucunun Yüksek Mahkeme üyeliği için yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin sürecin yürütülme şeklini değerlendirmiştir. Başvurucu, Ulusal Yargı Konseyi'nin ret kararına karşı o tarihte yürürlükte olan iç hukuk yollarına uygun olarak Yüksek İdare Mahkemesi'ne başvurmuştur. Ancak yargılama sürerken yasama organı, bu tür atama uyuşmazlıklarında yargı denetimini ortadan kaldırmayı ve Ulusal Yargı Konseyi kararlarını kesinleştirmeyi amaçlayan yasal değişiklikler yapmıştır.

Bununla birlikte, Yüksek İdare Mahkemesi başvurucunun davasında yürütmeyi durdurma kararı vermiş olmasına rağmen, Polonya Cumhurbaşkanı bu bağlayıcı kararı dikkate almayarak önerilen diğer adayların atamasını gerçekleştirmiş ve onlara yemin ettirmiştir. Mahkeme, hem yasama organının devam eden bir davada yargısal denetimi ortadan kaldıran müdahalesinin hem de Cumhurbaşkanının bağlayıcı bir geçici mahkeme kararını hiçe sayarak atama yapmasının, iç hukukun ve hukukun üstünlüğü ilkesinin açık bir ihlali olduğunu vurgulamıştır.

Yüksek İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın ön kararını da dikkate alarak yargı yolunu kapatan yasal düzenlemeleri uygulamamış ve başvurucu lehine karar vererek Ulusal Yargı Konseyi'nin kararını iptal etmiştir. Ancak yasama ve yürütme organlarının eşgüdümlü eylemleri sonucunda, başvurucu lehine verilen bu nihai yargı kararı tamamen işlevsiz bırakılmış, atamalar çoktan yapıldığı için başvurucunun adaylığının yeniden değerlendirilmesi imkansız hale gelmiştir. Mahkeme, bağlayıcı yargı kararlarını etkisiz bırakan ve davanın esasına ilişkin incelemeyi anlamsız kılan bu durumun, devlet makamlarının hukukun üstünlüğüne yönelik kasıtlı bir başkaldırısı olduğuna kanaat getirmiştir.

Sonuç olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Birinci Bölüm, yasama ve yürütme organlarının müdahaleleri nedeniyle yargı kararının fiilen uygulanamaz hale gelmesinin adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkını zedelediği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: