Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Kenan Çelik | BN. 2023/60985

Karar Bülteni

AYM Kenan Çelik BN. 2023/60985

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/60985
Karar Tarihi 15.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyon karşısında değer kaybetmesi mülkiyeti ihlal eder.
  • Makul süre şikayetlerinde öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.
  • Bireysel başvuruda dava açma süresi otuz gündür.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen tazminatların ödenmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin ve enflasyonist ekonomik koşulların mülkiyet hakkı üzerindeki yıkıcı etkilerini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, devletin kamulaştırmasız el atma bedellerini öderken aradan geçen zaman zarfında paranın alım gücünde meydana gelen aşınmayı telafi etmesi gerektiğini, aksi hâlde malike şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklenmiş olacağını güçlü bir şekilde vurgulamıştır. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkı ile ilgili olarak yakın zamanda yasal mevzuata eklenen Tazminat Komisyonunun, bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi zorunlu olan etkili bir iç hukuk yolu olduğu teyit edilmiştir.

Uygulamada, idarelerin kamulaştırmasız el atma tazminatlarını ödemede gecikmesi ve mahkemelerin bu gecikmeleri salt yasal faiz ile telafi etmeye çalışması vatandaşları mağdur eden ve sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu karar, mülkiyet hakkının korunması bağlamında salt yasal faizin enflasyon karşısında yetersiz kaldığı durumlarda, idarenin doğan gerçek değer kaybını karşılaması gerektiğine dair son derece önemli bir emsal teşkil etmektedir. Derece mahkemelerinin bundan sonraki hukuki uyuşmazlıklarda enflasyon farkı ve değer kaybı iddialarını daha titiz ve hakkaniyetli bir biçimde değerlendirmesi, mülkiyet hakkı ihlallerinin önüne geçilmesi adına artık kritik bir zorunluluk hâlini almıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Kenan Çelik, kendisine ait olan taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını ve bu haksız el atma neticesinde açtığı tazminat davasında hükmedilen bedelin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, idarenin usule aykırı bu müdahalesi sonucunda kendisine ödenen tazminat miktarının aradan geçen zaman ve yüksek enflasyon nedeniyle gerçek değerinin çok altında kaldığını, paranın alım gücünün tamamen eridiğini iddia etmiştir. Bunun yanı sıra, uyuşmazlığın çözümü için derece mahkemelerinde açtığı kamulaştırmasız el atma tazminat davasının çok uzun sürdüğünü belirterek makul sürede yargılanma hakkının ve taşınmazına yönelik idarece yapılan haksız müdahale nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ifade etmiş, tespit edilecek ihlallerin giderilmesi amacıyla yeniden yargılama ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve bu süreçte ödenen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğraması iddialarını Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı çerçevesinde incelemektedir. Anayasa'nın 35. maddesi, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceğini temel bir güvence olarak öngörür.

Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Anayasa'ya uygun olabilmesi için Anayasa m. 13 ve Anayasa m. 46 uyarınca öncelikle geçerli ve öngörülebilir kanuni bir dayanağının bulunması gerekmektedir. İdare tarafından vatandaşların taşınmazlarına fiilen el atılması eylemi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen usul ve esaslara uyulmaksızın gerçekleştirildiğinde, mülkiyet hakkına yapılan bu müdahale doğrudan kanunilik ilkesini ihlal etmektedir. Doktrinde kamulaştırmasız el atma kurumu, idarenin hukuka aykırı eylemi ve mülkiyet hakkının özüne yönelik haksız bir fiil olarak tanımlanmakta olup bu eylemin sonuçlarının giderilmesi devletin temel yükümlülükleri arasındadır.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedelleri veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının ödenmesinde yaşanan gecikmeler neticesinde, enflasyon oranları ile uygulanan yasal faiz oranı arasındaki fark nedeniyle tazminatın değer kaybına uğratılması, mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Tazminatın gerçek değerinin enflasyon karşısında aşınması, mülk sahibine toplumun diğer bireylerine kıyasla olağan dışı ve aşırı bir külfet yüklenmesi sonucunu doğurur.

Yargılamaların makul sürede tamamlanmaması şikâyetlerinin değerlendirilmesinde ise, 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmaktadır. Anılan kanuna son yasal düzenlemelerle eklenen 5/A maddesi ve Geçici 3. madde uyarınca, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında bireysel başvuru öncesinde öncelikle kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması zorunlu bir iç hukuk yolu olarak öngörülmüş olup, bu yol tüketilmeden Anayasa Mahkemesine gelinemez.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun şikâyetlerini üç ana başlık altında ele alarak incelemiştir. İlk olarak, başvurucunun doğrudan kamulaştırmasız el atma eylemi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiası usul yönünden incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesi uyarınca bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz günlük kesin yasal süre içinde yapılması gerektiğini hatırlatmıştır. Başvurucu vekilinin nihai kararı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden 9/5/2023 tarihinde okumak suretiyle öğrenmesine rağmen bu şikâyete ilişkin bireysel başvurunun otuz günlük yasal süre geçtikten sonra, 3/7/2023 tarihinde yapılması nedeniyle, bu talebin diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenmeksizin süre aşımı gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.

İkinci olarak, davanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair iddia ele alınmıştır. Mahkeme, yakın zamanda yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler uyarınca, makul süre şikâyetleri için kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddiaları bakımından yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip etkin bir yol olduğunu belirlemiştir. Bu sebeple söz konusu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun bu kısmının da başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğu tespit edilmiştir.

Son ve davanın esasına yönelik en önemli husus olarak, kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması şikâyeti incelenmiştir. Mahkeme, idare tarafından ödenen tazminatın yüksek enflasyon karşısında ciddi bir aşınmaya uğradığını ve bu durumun başvurucuya şahsi, olağan dışı ve katlanılamaz derecede aşırı bir külfet yüklediğini tespit etmiştir. Devletin, mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahale karşısında ödemesi gereken tazminat bedelini, paranın alım gücündeki düşüşü ve ekonomik gerçeklikleri telafi edecek şekilde dengelemesi gerektiği kesin bir dille vurgulanmıştır. İdarenin kendi süreçlerinden kaynaklanan gecikmelerin faturasının enflasyon altında ezilen vatandaşa kesilmesi hukuken himaye edilemez.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı olarak hükmedilen tazminatların değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: