Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Abdulkerim Mavvas Kararı 2020/33319 B.

Anayasa Mahkemesi Abdulkerim Mavvas Kararı 2020/33319 B.

Bu karar, sınır dışı etme (deport) kararlarında yabancının gönderileceği ülkenin açıkça gösterilmemesinin doğuracağı hukuki sonuçlar açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, güvenli üçüncü ülke veya menşe ülke seçeneklerinin belirsiz bırakılmasının, kişiyi dolaylı olarak kötü muamele görebileceği bir ülkeye gönderilme riskiyle karşı karşıya bırakacağını ve bunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile kötü muamele yasağını ihlal edeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.
search

Anayasa Mahkemesi
Abdulkerim Mavvas Kararı 2020/33319 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2020/33319
Karar Tarihi 30.07.2025
Taraf Abdulkerim Mavvas
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Sınır dışı kararında gidilecek ülke belirtilmelidir.
Dolaylı sınır dışı riskine karşı koruma zorunludur.
Gerçek ihlal riski mahkemelerce detaylı araştırılmalıdır.
Sağlık hizmetine erişim şikayetleri delillendirilmelidir.

Bu karar, sınır dışı etme (deport) kararlarında yabancının gönderileceği ülkenin açıkça gösterilmemesinin doğuracağı hukuki sonuçlar açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, güvenli üçüncü ülke veya menşe ülke seçeneklerinin belirsiz bırakılmasının, kişiyi dolaylı olarak kötü muamele görebileceği bir ülkeye gönderilme riskiyle karşı karşıya bırakacağını ve bunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile kötü muamele yasağını ihlal edeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.

Emsal niteliğindeki bu karar, idari ve yargısal makamların sınır dışı kararlarını verirken veya denetlerken, gidilecek ülkedeki kötü muamele veya yaşam hakkı ihlali risklerini yüzeysel değil, son derece detaylı bir şekilde araştırması gerektiğini vurgulamaktadır. Uygulamada idare mahkemelerinin, gönderilecek güvenli üçüncü ülkenin tespit edilmediği durumlarda salt "gönüllü olmazsa gönderilmeyeceği" şeklindeki genel geçer gerekçelerle davayı reddetmesinin yeterli usuli güvence sağlamadığı kabul edilmiştir.

Kararın bir diğer önemli boyutu ise idari gözetim ve geri gönderme merkezlerindeki sağlık hizmetlerine erişim şikayetleriyle ilgilidir. İdari gözetim altındayken sağlık hizmetlerine ulaşılamadığına dair iddiaların soyut bırakılmaması, başvurucular tarafından makul delillerle desteklenmesi gerektiği, aksi hâlde bu tür iddiaların açıkça dayanaktan yoksun bulunacağı ilkesi teyit edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Suriye vatandaşı olan başvurucu, hakkında yürütülen bir soruşturma neticesinde Antalya Valiliği tarafından kamu düzeni ve güvenliği gerekçe gösterilerek idari gözetim altına alınmış ve hakkında sınır dışı etme kararı verilmiştir. Başvurucu, ülkesindeki iç savaş nedeniyle Suriye'ye geri gönderilmesi hâlinde can güvenliğinin tehlikeye gireceğini, idarece "güvenli üçüncü ülkeye" gönderileceği belirtilmiş olmasına rağmen bu ülkenin neresi olduğunun açıkça tespit edilmediğini belirterek idare mahkemesinde işlemin iptali davası açmıştır. Davanın yerel mahkemece reddedilmesi üzerine başvurucu; sınır dışı edilme işlemi nedeniyle yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının, idari gözetim altında tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, geri gönderme merkezinde sağlık hizmetlerine erişememesi nedeniyle de yine kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken temel olarak Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı ile 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hükümlerini dikkate almıştır. İlgili kanunun 54. ve 55. maddeleri, kimlerin sınır dışı edilebileceğini ve kimler hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenlemektedir. Özellikle 6458 sayılı Kanun m. 55 uyarınca, sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emareler bulunan yabancılar hakkında sınır dışı kararı alınamaz.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğinin iddia edilmesi hâlinde, idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riskinin bulunup bulunmadığı çok ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anayasa Mahkemesinin önceki emsal kararlarında da vurgulandığı üzere, yabancının nereye sınır dışı edileceğinin kararda açıkça belirtilmemesi hâlinde, kişinin ölüm cezasına, işkenceye ya da kötü muameleye maruz kalıp kalmayacağı yargı mercilerince sağlıklı bir şekilde değerlendirilemez.

Ayrıca, idari gözetim altında tutulan kişilerin sağlık hizmetlerine erişim hakları bağlamında devletin, kendi kontrolü altındaki özgürlüğünden yoksun kişilere gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bu iddiaların incelenebilmesi için kişinin, şikayetlerini ve taleplerini yetkililere ne şekilde ilettiğini ve sağlık sorunlarını somut bilgi ve belgelerle desteklemesi, iddialarını belirli bir ciddiyet seviyesinde ortaya koyması gerekmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını üç ana başlık altında değerlendirmiştir. İlk olarak, başvurucunun idari gözetim altında tutulmasının hukuka aykırı olduğu iddiası incelenmiş, ancak başvurucunun geri gönderme merkezinden idarece salıverildiği anlaşıldığından, bu duruma karşı tazminat davası açılması gerektiği belirtilerek iddia başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

İkinci olarak, başvurucunun geri gönderme merkezinde sağlık hizmetlerine erişemediği ve fıtık ameliyatı sonrasında gerekli rutin kontrollerinin yapılmadığı iddiası değerlendirilmiştir. Mahkeme, başvurucunun tutulduğu kurumlarda defalarca sağlık hizmetlerinden faydalandığını, iddialarını destekleyecek bir bilgi veya belge sunmadığını ve şikayetlerini hangi tarihte ne şekilde ilettiğini açıklamadığını belirterek bu iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.

Son ve en önemli değerlendirme ise sınır dışı etme kararına ilişkindir. Başvurucunun menşe ülkesi olan Suriye'ye geri gönderilmesinin tehlikeli bulunarak güvenli üçüncü ülkeye gönderilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, bu üçüncü ülkenin neresi olduğunun işlem sırasında veya sonrasında idarece tespit edilmediği saptanmıştır. İdare Mahkemesi ise başvurucunun güvenli üçüncü bir ülkeye gönderileceği, gönüllü olmaması hâlinde Suriye'ye gönderilmeyeceği gerekçesiyle iptal davasını reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi, gönderilecek ülkenin belli olmamasının, başvurucunun dolaylı olarak menşe ülkesine sınır dışı edilmesinin önünde bir engel oluşturmadığını ve mevcut şartlarda başvurucuya etkili usul güvencelerinin sağlanmadığını tespit etmiştir. İdare Mahkemesinin, Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği özenli incelemeyi yapmadığı kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, sağlık ve idari gözetime ilişkin iddiaları kabul edilemez bulurken, sınır dışı etme kararı nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Sınır dışı kararımda hangi ülkeye gideceğim yazmıyor. Bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, idarenin sınır dışı kararlarında gönderilecek ülkeyi açıkça belirtmemesi hukuka aykırıdır. Gönderileceğiniz "güvenli üçüncü ülke" netleşmediğinde, o ülkede yaşam hakkı ihlali veya kötü muamele riski bulunup bulunmadığı mahkemelerce sağlıklı bir şekilde denetlenemez. Bu belirsizlik, Anayasa'nın 17. maddesindeki yaşam hakkı ve kötü muamele yasağının ihlali olarak kabul edilmektedir.
Geri gönderme merkezinde hastalandım, doktora çıkarmıyorlar ne yapmalıyım? expand_more
Devletin kendi kontrolü ve gözetimi altındaki kişilere gerekli sağlık ve tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğü vardır. Ancak bu durumu hukuka taşıyacaksanız, şikayetlerinizi yetkililere ne zaman ve nasıl ilettiğinizi somut bilgi ve belgelerle ispatlamanız şarttır. Sağlık hizmetine erişim şikayetleri makul delillerle desteklenmez ve soyut bırakılırsa, iddialarınız mahkemece açıkça dayanaktan yoksun bulunarak reddedilir.
Haksız yere idari gözetimde tutulup serbest bırakıldım. Ne yapabilirim? expand_more
Geri gönderme merkezinden salıverilmiş durumdaysanız, haksız idari gözetim iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapamazsınız. Hukuk sistemimizdeki başvuru yollarının tüketilmesi kuralı gereğince, bu hukuka aykırılık iddiası için öncelikle idareye karşı tazminat davası açmanız zorunludur.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir