Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2016/13649 E. 2019/17361 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/13649 |
| Karar No | 2019/17361 |
| Karar Tarihi | 03.10.2019 |
| Dava Türü | Sendikal Tazminat Alacağı |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Sendikal faaliyet nedeniyle fesih tazminat gerektirir.
- Benzer dosyalardaki yerleşik içtihatlar ispatta dikkate alınır.
- İşçileri istifaya zorlama sendikal feshin temel belirtisidir.
Bu karar, işçilerin anayasal ve yasal bir hakkı olan sendikaya üye olma özgürlüğünün işveren tarafından engellenmesi ve bu nedenle iş sözleşmelerinin sonlandırılması durumunda sendikal tazminatın nasıl ispatlanacağına dair önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. İşverenin fesih gerekçesi olarak işçinin performans düşüklüğünü veya disiplinsiz davranışlarını ileri sürmesi durumunda bile, asıl amacın sendikal örgütlenmeyi kırmak olduğunun dosya kapsamı, tanık beyanları ve benzer emsal dosyalarla ortaya konulması feshin gerçek nedenini belirlemektedir.
Benzer davalardaki emsal etkisi oldukça yüksektir; zira Yargıtay, işverenin aynı dönemde birden fazla işçiyi benzer gerekçelerle işten çıkarmasını ve aynı davalıya karşı açılan seri davalardaki tutarlılığı kuvvetli bir hukuki delil olarak kabul etmiştir. Uygulamadaki önemi, mahkemelerin sadece eldeki dosyadaki sınırlı tanık ifadeleriyle yetinmemesi, aynı sendikal örgütlenme sürecinde işten atılan diğer işçilerin açtığı emsal davalarda verilen kararları da uyuşmazlığın çözümünde dikkate alması gerektiğini vurgulamasıdır. Böylece, işçilerin toplu olarak sendikadan istifaya zorlanması ve işten çıkarılması hallerinde yargının dar bir inceleme yerine olayın bütününe bakması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, bir gıda fabrikasında çalışan işçi ile işveren şirketi arasında yaşanmaktadır. İşçi, fabrikada başlayan sendikal örgütlenme faaliyetlerine katılarak bir sendikaya üye olmuş ve diğer işçilerle birlikte örgütlenme sürecinde öncü bir rol üstlenmiştir. İşçi, sendikaya üye olmasının ardından işveren yetkilileri tarafından istifaya zorlandığını, e-devlet şifrelerinin istenerek sendika kayıtlarının kontrol edildiğini ve kendisine sistematik olarak psikolojik baskı uygulandığını iddia etmiştir. Bu baskılara boyun eğmeyince işveren tarafından sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini belirterek yasal sendikal tazminat talep etmiştir.
İşveren tarafı ise iddiaları reddetmiş, işçinin işten çıkarılmasının sendika üyeliğiyle bir ilgisinin bulunmadığını, işçinin amirlerine haber vermeden işyerini terk etmesi ve performansının diğer çalışma arkadaşlarına göre düşük olması sebepleriyle sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Mahkemenin uyuşmazlığı incelerken dayandığı temel kurallar, işçilerin örgütlenme özgürlüğünü ve iş güvencesini düzenleyen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümleridir. Sendikal hakların kullanılması teminatı bağlamında, işçilerin sendikaya üye olmaları, sendikal faaliyetlere katılmaları veya sendikadan istifa etmemeleri nedeniyle iş sözleşmelerinin feshedilmesi kesin olarak yasaklanmıştır. 6356 sayılı Kanun m. 25 gereğince işçinin sendikal bir nedenle işten çıkarılması halinde, işveren işçiye en az bir yıllık brüt ücreti tutarında sendikal tazminat ödemekle yükümlü kılınmıştır.
Feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü, 4857 sayılı İş Kanunu m. 20 uyarınca işverene aittir. İşveren, işçinin sözleşmesini performans düşüklüğü veya vardiyayı erken sonlandırma gibi geçerli bir nedene dayandırdığını iddia ettiğinde, bunu somut ve yasal delillerle ispatlamak zorundadır. İşçinin feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürmesi durumunda ise mahkemece feshin gerçek sebebi araştırılır.
Yerleşik içtihat prensiplerine göre, feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı tespit edilirken işyerindeki genel çalışma koşulları, işverenin örgütlenmeye karşı tutumu, aynı dönemde sendikaya üye olan diğer işçilerin de işten çıkarılıp çıkarılmadığı ve açılan emsal davaların sonuçları bir bütün olarak değerlendirilir. Aynı işverene karşı açılan seri davalardaki ortak tespitler, tek başına yetersiz görülebilecek tanık beyanlarını destekleyen ve işçinin iddiasını kanıtlayan güçlü birer delil olarak kabul edilir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda yerel mahkeme, davacının işyerinde sendikal faaliyetlerde bulunduğuna dair kesin bir tespit olmadığını, dinlenen davacı tanıklarının da işverenle benzer davaları bulunan kişiler olması sebebiyle beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Ayrıca, davalı şirket yetkilileri hakkında "sendikal hakların engellenmesi" iddiasıyla yapılan suç duyurusunda savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmesi de yerel mahkemenin ret kararında ana gerekçelerden biri olarak kullanılmıştır.
Ancak Yargıtay incelemesinde, dosya kapsamındaki deliller, tanık anlatımları ve en önemlisi aynı işverene karşı açılan seri davalardaki mahkeme kararları kapsamlı bir şekilde birlikte ele alınmıştır. Tanık beyanları ayrıntılı olarak incelendiğinde, işyerinde sendikal örgütlenmenin duyulmasıyla birlikte sendikaya üye olan işçilere yönelik özel baskı odalarının kurulduğu, işçilerden zorla e-devlet şifrelerinin istenerek üyeliklerinin teyit edildiği ve istifaya zorlandıkları anlaşılmıştır. İstifa etmeyen işçilerin daha ağır çalışma koşullarına sürüldüğü, haksız tutanaklar tutularak disiplinsizlik ve performans düşüklüğü kılıfı oluşturulmaya çalışıldığı net bir şekilde görülmüştür.
Dosyada yer alan sendika yazısına göre, işyerinde sendikaya üye olan yüz yirmi sekiz işçinin bulunduğu ve üye olmaları nedeniyle yirmi dördünün iş sözleşmesinin feshedilerek bu kişiler tarafından da işe iade ile sendikal tazminat davaları açıldığı tespit edilmiştir. Daire, aynı davalı aleyhine açılan ve sendikal nedenin varlığı kabul edilen diğer derdest ve onanmış dosyaları da dikkate alarak, eldeki uyuşmazlıkta feshin gerçek nedeninin performans düşüklüğü değil, doğrudan doğruya sendikal aidiyet olduğu kanaatine varmıştır.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki bilgi ve belgeler ile Dairenin aynı davalı aleyhine verdiği kararlar dikkate alındığında feshin sendikal nedenle yapıldığının anlaşıldığı ve tazminat talebinin kabulü gerektiği yönünde karar vererek kararı bozmuştur.