Karar Bülteni
AYM İsa Özer BN. 2021/46829
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm |
| Başvuru No | 2021/46829 |
| Karar Tarihi | 10.12.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Pandemi mazeretleri mahkemelerce titizlikle incelenmelidir.
- Belgelendirilmeyen mazeretler kategorik olarak reddedilemez.
- Esaslı işlemlerde savunma hakkı kısıtlanamaz.
- HAGB açıklanırken sanığın savunması alınmalıdır.
Bu karar, adil yargılanma hakkı kapsamında müdafi yardımından yararlanma ve savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının sınırlarını somutlaştırmaktadır. Anayasa Mahkemesi, yargılama sürecinde ortaya çıkan olağanüstü durumların, özellikle de küresel salgın gibi mücbir sebeplerin, yargılama süjelerinin hakları üzerindeki etkisini hassasiyetle değerlendirmiştir. Mahkeme, avukatların sunduğu mazeret dilekçelerinin, salt sağlık raporu veya belgeye dayanmadığı gerekçesiyle şeklî bir yaklaşımla reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Kararın emsal niteliği, mahkemelerin yargılamanın esasına etki edecek önemli aşamalarda sanık ve müdafiine yeterli savunma imkânı tanıması gerektiği yönündeki ilkesel duruşundan kaynaklanmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının açıklanması gibi doğrudan mahkûmiyet sonucu doğuran bir işlemde, sanığın usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılmaması ve avukatının sağlık riskine dayalı mazeretinin değerlendirilmemesi adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak görülmüştür. Bu içtihat, kriz dönemlerinde veya olağanüstü şartlarda yargılamaların sadece usul kurallarının katı bir şekilde uygulanmasıyla değil, maddi gerçeğe ve hakkaniyete uygun yürütülmesi gerektiğini tüm derece mahkemelerine güçlü bir şekilde hatırlatmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucu, kasten yaralama suçundan yargılandığı davada adli para cezası almış ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiştir. Denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği iddiası üzerine mahkeme, HAGB kararını açıklamak üzere yeniden duruşma açmıştır. Başvurucunun Antalya'daki bilinen adresi yerine farklı bir adrese tebligat çıkarılmış, tebligat iade edildiği için başvurucu duruşmadan haberdar olamamıştır. Aynı zamanda İzmir'de bulunan avukatı, COVID-19 salgını nedeniyle seyahat etmesinin ciddi bir sağlık riski taşıdığını belirterek mazeret dilekçesi sunmuş, mazeretinin kabulünü ve esasa ilişkin savunmalarının dikkate alınmasını talep etmiştir. Mahkeme, avukatın mazeretini ve esasa dair dilekçesini hiçbir şekilde değerlendirmeden, başvurucunun da yokluğunda mahkûmiyet hükmünü açıklamıştır. Bunun üzerine başvurucu, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile bu hakkın alt unsurlarından olan savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkını temel almıştır. Yargılama sürecinde ortaya çıkan ve mahkemenin kararını esaslı bir şekilde değiştirebilecek nitelikteki yeni durumlarda, suç isnadı altındaki kişiye iddia makamına karşı dezavantajlı duruma düşmemesi için gerekli zaman ve kolaylıkların sağlanması anayasal bir zorunluluktur.
Olayın gerçekleştiği dönemde yürürlükte olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemenin hükmü açıklayacağı düzenlenmiştir. Ancak bu işlemin yapılabilmesi ve cezanın kesinleşmesi aşamasında sanığın duruşmaya usulüne uygun şekilde çağrılması, iddialara karşı savunmasının alınması yasal bir gerekliliktir.
Ayrıca, yargılama sürecindeki esaslı işlemlere karşı süre verilmemesi veya mazeretlerin katı bir şekilde reddedilmesi silahların eşitliği ilkesini zedeleyebilir. Salgın hastalık gibi küresel ve olağanüstü şartların yaşandığı dönemlerde, mahkemelerin sağlık mazeretlerini daha esnek ve titiz bir yaklaşımla incelemesi gerektiği yerleşik içtihatlarla vurgulanmıştır. Belgelendirilmeyen mazeretlerin mahkemelerce reddedilmesi her zaman bir hak ihlali doğurmasa da, acil veya ani gelişen durumlarda, özellikle de esasa dair kararların verileceği celselerde mazeretlerin kategorik olarak reddedilmemesi gerekmektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken ilk derece mahkemesinin COVID-19 salgınının devam ettiği olağanüstü koşulları dikkate almadığını tespit etmiştir. Başvurucunun avukatı, İzmir'den yargılamanın yapılacağı ilçeye seyahat etmesinin salgın nedeniyle ciddi bir sağlık riski oluşturduğunu belirterek mazeret dilekçesi sunmuştur. Avukatın mazeret dilekçesine o an için herhangi bir sağlık raporu eklememiş olması, salgın koşullarının varlığı ve seyahat kısıtlamaları gerçeği karşısında tek başına mazeretin reddi için makul bir gerekçe oluşturmamaktadır. Mahkemenin, bu olağanüstü koşulları gözeterek mazereti titizlikle değerlendirmesi gerekirken, dilekçeye dair hiçbir inceleme yapmadan karar tesis ettiği saptanmıştır.
Bununla birlikte, başvurucunun denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği gerekçesiyle dosyanın yeniden ele alındığı süreçte, usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilmediği anlaşılmıştır. İstinabe mahkemesi tarafından başvurucunun bilinen veya daha önce bildirdiği adresi yerine farklı bir adrese tebligat çıkarılmış, tebligatın iade edilmesi nedeniyle başvurucu hakkındaki iddiaları öğrenerek savunma yapma imkânı bulamamıştır.
İlk derece mahkemesi, çağrı kâğıdının tebliğ edilememesi sorununu ve avukatın açık mazeretini göz ardı ederek, esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu celsede sanık ve müdafiine savunma hakkı tanımaksızın doğrudan mahkûmiyet kararını açıklamıştır. Başvurucunun maruz kaldığı bu olumsuzlukları telafi edecek hiçbir karşı dengeleyici güvence de sağlanmamıştır. Yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu usul eksikliklerinin başvurucunun savunma hakkını telafisi imkânsız şekilde zedelediği görülmüştür.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine ve kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Bozkır Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.