Anasayfa Karar Bülteni AİHM | BASYUK VE DİĞERLERİ | BN. 55156/19

Karar Bülteni

AİHM BASYUK VE DİĞERLERİ BN. 55156/19

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm AİHM 5. Bölüm
Başvuru No 55156/19
Karar Tarihi 16.10.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal Yok
Karar Linki HUDOC
  • Mülkiyet hakkına müdahale kanuni olmalıdır.
  • Silahlı çatışma hallerinde devletin takdir yetkisi geniştir.
  • Mücbir sebep, işçi alacaklarının gecikmesinde dikkate alınabilir.
  • Ulusal mahkemelerin delil değerlendirme takdiri esastır.

Bu karar, olağanüstü savaş ve çatışma dönemlerinde ulusal mahkemelerin işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara uyguladığı hukuki yorumların, mülkiyet hakkı bağlamında nasıl değerlendirileceğini göstermesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, silahlı çatışma nedeniyle işletmelerin faaliyetlerini durdurmak zorunda kalması gibi ekstrem durumlarda, medeni hukuktaki mücbir sebep kavramının iş hukukuna kıyasen uygulanmasını hukuka aykırı bulmamıştır.

Benzer iş uyuşmazlıklarında ve özellikle doğal afet, savaş veya salgın hastalık gibi kriz dönemlerinde doğan davalarda, bu karar güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Karar, kriz dönemlerinde yasal boşlukların yargısal yorum yoluyla doldurulabileceğini ve devletin, olağanüstü hallerin yarattığı objektif imkânsızlıkları değerlendirirken geniş bir takdir marjına sahip olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, Ukrayna'da devlete ait olan Donetsk Demiryolları şirketinin (daha sonra Ukrayna Demiryolları'na devredilmiştir) Donetsk ve Luhansk bölgelerindeki yerel şubelerinde çalışmakta olan 11 Ukrayna vatandaşıdır. 2014 yılında bölgede başlayan silahlı çatışmaların ardından, işverenin bu bölgelerdeki faaliyetleri büyük sekteye uğramış ve 2017 yılında operasyonlar tamamen durmuştur. Bunun sonucunda başvurucular işten çıkarılmıştır. Başvurucular, ödenmeyen maaşları ve bu maaşların geç ödenmesinden doğan gecikme tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının tahsili için dava açmışlardır. Ulusal mahkemeler, maaş alacaklarının ödenmesine hükmetmiş ancak gecikme tazminatlarına ilişkin talepleri, bölgedeki savaş koşullarının bir "mücbir sebep" oluşturduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucular, mahkemelerin resmi bir mücbir sebep sertifikası yerine Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan bilimsel-hukuki bir "görüşü" delil kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş ve alacaklarının ödenmemesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek AİHM'e başvurmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Ek 1 No.lu Protokol m. 1 uyarınca, her gerçek ve tüzel kişi mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara uygun olarak mülkiyetinden yoksun bırakılabilir. Mülkiyet hakkına yapılan herhangi bir müdahalenin hukuka uygun olması, meşru bir amaç taşıması ve toplumun genel yararı ile bireyin temel hakları arasında adil bir denge kurması gerekmektedir.

AİHM'in yerleşik içtihatlarına göre, iç hukukun yorumlanması ve uygulanması öncelikle ulusal makamların ve mahkemelerin görevidir. Bir yasa hükmünün yeterince açık olmaması, ulusal mahkemelerin bu hükmü açık ve kesin bir şekilde yorumlamasıyla giderilebilir. Ulusal mahkemelerin yorumu açıkça keyfi veya mantıksız olmadığı sürece, AİHM'in rolü bu yorumun Sözleşme ile uyumlu olup olmadığını denetlemekle sınırlıdır.

Devletlerin, kamu düzenini ve ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik müdahalelerde geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Özellikle silahlı çatışma veya savaş gibi, kanun koyucunun her türlü detayı önceden öngöremeyeceği olağanüstü durumlarda bu takdir yetkisi daha da genişlemektedir. İş hukuku mevzuatında savaş durumu için özel bir istisna öngörülmemiş olsa dahi, ulusal mahkemelerin genel medeni hukuk prensipleri olan "mücbir sebep" (force majeure) kurallarını iş ilişkilerine uygulaması, hukuka uygunluk ilkesini ihlal etmez. Savaş veya askeri operasyonlar gibi, işverenin tamamen kontrolü dışında gelişen ve yükümlülüklerin ifasını imkânsız kılan durumlar, hukuki sorumluluktan muafiyet için meşru bir temel oluşturabilir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

AİHM, başvurucuların ulusal iş mevzuatı uyarınca işten çıkarılmaları sebebiyle çeşitli ödemeler alma hakkına sahip olduklarını ve bu alacakların Ek 1 No.lu Protokol m. 1 anlamında "mülkiyet" teşkil edecek kadar belirgin bir ekonomik menfaat yarattığını kabul etmiştir. Bu kapsamda, işçi alacaklarının bir kısmının reddedilmesi, mülkiyet hakkına yapılmış bir müdahale olarak değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte Mahkeme, Ukrayna mahkemelerinin, silahlı çatışmaların patlak vermesiyle birlikte yasalarda doğrudan ve açıkça öngörülmeyen, tamamen yeni ve istisnai bir durumla karşı karşıya kaldığını dikkate almıştır. Ulusal mahkemelerin, iş hukukunda yer alan bu boşluğu medeni hukuktaki mücbir sebep kuralları ile doldurması ve Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası'nın (UCCI) hazırladığı "bilimsel ve hukuki görüş" metnini geçerli bir delil olarak kabul etmesi keyfi veya mantıksız bulunmamıştır. Mahkeme, savaş koşullarında resmi belge veya sertifika temin etmenin fiziksel imkânsızlıklar barındırabileceğini, bu nedenle mücbir sebebin varlığının sadece belirli bir resmi sertifikayla değil, bilirkişi raporları veya uzman görüşleri gibi diğer ispat araçlarıyla da kanıtlanabilmesinin hukuka uygun olduğunu vurgulamıştır.

Ayrıca, başvurucuların temel maaş alacaklarının ulusal mahkemelerce kabul edildiği, mücbir sebep istisnasının yalnızca zamanında ödeme yapılamamasından doğan feri nitelikteki gecikme tazminatlarına uygulandığı gözetilmiştir. Aktif bir savaş ortamında devlet teşekkülü olan işverenin karşılaştığı ağır objektif engeller ve imkânsızlıklar dikkate alındığında, mahkemelerin kurduğu bu dengenin başvurucular üzerinde bireysel ve aşırı bir külfet yaratmadığı kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak AİHM, silahlı çatışma koşullarında ulusal mahkemelerin mücbir sebep gerekçesiyle işçi alacaklarının bir kısmını reddetmesinin mülkiyet hakkını ihlal etmediği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: