Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/2903 E. 2016/6307 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/2903 E. 2016/6307 K.

Bu karar, işyerinde psikolojik taciz (mobbing) iddialarının ispatı noktasında resmi makamlara yapılan başvuruların ne derece kritik bir öneme sahip olduğunu hukuken açıkça ortaya koymaktadır. Mobbing davalarında işçinin iddialarını somut delillerle ispatlaması zor olduğundan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, BİMER veya Alo 170 gibi kurumlara yapılan şikayetler üzerine tutulan kayıtlar ve düzenlenen raporlar yargılamanın seyrini doğrudan etkilemektedir. Yargıtay, yerel mahkeme dosyasında eksik olan bu tür idari soruşturma evraklarının ve danışma hattı görüşme kayıtlarının temin edilmeden esastan inceleme yapılamayacağına işaret etmiştir. Mahkemelerin maddi gerçeği aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, işçinin resmi kurumlara yaptığı başvuruların sonuçlarının dosyaya kazandırılması yasal bir zorunluluk olarak nitelendirilmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/2903
Karar No 2016/6307
Karar Tarihi 15.03.2016
Karar Sonucu Geri Çevirme
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Mobbing ispatında resmi şikayet kayıtları incelenmelidir.
  • gavel Alo 170 başvuruları uyuşmazlık için delil niteliğindedir.
  • gavel Eksik idari soruşturma evrakıyla temyiz incelemesi yapılamaz.
  • gavel Mahkemeler maddi gerçeği aydınlatacak belgeleri toplamalıdır.

Bu karar, işyerinde psikolojik taciz (mobbing) iddialarının ispatı noktasında resmi makamlara yapılan başvuruların ne derece kritik bir öneme sahip olduğunu hukuken açıkça ortaya koymaktadır. Mobbing davalarında işçinin iddialarını somut delillerle ispatlaması zor olduğundan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, BİMER veya Alo 170 gibi kurumlara yapılan şikayetler üzerine tutulan kayıtlar ve düzenlenen raporlar yargılamanın seyrini doğrudan etkilemektedir. Yargıtay, yerel mahkeme dosyasında eksik olan bu tür idari soruşturma evraklarının ve danışma hattı görüşme kayıtlarının temin edilmeden esastan inceleme yapılamayacağına işaret etmiştir. Mahkemelerin maddi gerçeği aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, işçinin resmi kurumlara yaptığı başvuruların sonuçlarının dosyaya kazandırılması yasal bir zorunluluk olarak nitelendirilmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu geri çevirme kararı uygulamadaki usuli bir eksikliğe kesin bir çözüm getirmektedir. Çoğu zaman yerel mahkemeler, işçinin idari kurum şikayetlerini yan delil olarak görüp doğrudan celbine gitmeyebilmektedir. Ancak Yüksek Mahkeme, psikolojik tacize uğradığını iddia eden çalışanın resmi makamlardan aldığı destek veya yaptığı şikayetlerin davanın asli delili olduğunu vurgulamaktadır. Uygulamada avukatların ve mahkemelerin, uyuşmazlığın esasına girilmeden önce tüm idari başvuru kayıtlarını ve varsa müfettiş inceleme raporlarını eksiksiz olarak dosyaya celp etmeleri gerektiği anlaşılmaktadır. Bu yaklaşım, hak kayıplarının önüne geçmek ve psikolojik tacizin ispat yükünü adil bir zemine oturtmak açısından büyük önem taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, davalı işverene karşı açtığı alacak davasında, işyerinde çalıştığı süre boyunca kendisine yönelik sistematik bir psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını iddia etmiştir. İşveren ise bu iddiaları reddederek davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlığın temel hikayesi, davacının iş sözleşmesinin feshinden önceki süreçte işyerinde yaşadığı yoğun baskılar sebebiyle resmi makamlara şikayette bulunması etrafında şekillenmektedir. Davacı taraf, BİMER'e şikayette bulunduğunu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Alo 170 danışma hattını arayarak durum hakkında psikolojik destek ve hukuki yardım aldığını belirtmiştir. Yerel mahkeme tarafından verilen kararın ardından dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gelmiştir. Ancak davacının dayandığı, resmi kurumlara ait başvuru ve şikayet kayıtları ile bu şikayetler neticesinde düzenlenmiş olabilecek soruşturma raporlarının dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Temel sorun, bu eksik belgelerle adil bir hüküm kurulup kurulamayacağı ve temyiz incelemesinin eksik evrak üzerinden yapılıp yapılamayacağıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay incelemesinde uyuşmazlığın çözümü için dikkate alınan temel hukuki kurallar, usul hukuku prensipleri ve psikolojik taciz (mobbing) iddialarının ispat kuralları etrafında toplanmaktadır. Bilindiği üzere mobbing, işyerinde bir veya birkaç kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak gerçekleştirilen, sistematik, sürekli ve kasıtlı olarak yıldırma, dışlama ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan davranışlar bütünüdür. Bu tür davalarda ispat yükü kural olarak iddia eden işçiye düşmekle birlikte, işçinin iddialarını destekleyen resmi makamlardaki şikayet kayıtları güçlü birer karinedir.

Dosyanın temyiz incelemesinin yapılabilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 288 ve ilgili usul kuralları gereğince, karara etki edebilecek tüm delillerin tam ve eksiksiz olarak Yargıtay'a gönderilmesi şarttır. Yerel mahkemece davanın esasına girilirken, tarafların dayandığı bütün delillerin toplanmış olması hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının da vazgeçilmez bir gereğidir. Eğer bir davada, idari makamlarca yürütülen bir soruşturma veya hazırlanmış bir müfettiş raporu bulunuyorsa, bu kayıtlar 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi alacaklarının veya haklı fesih iddialarının değerlendirilmesinde doğrudan göz önünde bulundurulmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin yerleşik içtihatlarına göre, eksik dosya ile temyiz incelemesi yapılamaz. Temyize konu mahkeme kararının sağlıklı bir biçimde denetlenebilmesi için, kararın dayanağı olan somut iddialara ilişkin resmi yazışmaların dosyada mübrez olması gerekir. Bu nedenle, BİMER kayıtları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi (Alo 170) hattına yapılan ihbarlar neticesinde tutulan tutanakların celbi, maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından hukuki bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, önüne gelen uyuşmazlığı esastan incelemeden önce dosya muhteviyatındaki usuli eksiklikleri tespit etmiş ve bu eksikliklerin giderilmesi yönünde bir hukuki durum değerlendirmesi yapmıştır. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı işçinin 30.09.2013 tarihinde BİMER Müdürlüğüne başvurduğu ve işyerinde karşılaştığı psikolojik taciz (mobbing) uygulamaları nedeniyle şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacının, iş sözleşmesinin feshinden önceki aylarda durumu yetkili mercilere bildirmek ve destek almak amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının "Alo 170" numaralı destek ve danışma hattını aradığı beyan edilmiştir.

Yüksek Mahkeme, davacının davasına dayanak yaptığı bu iddiaların doğrudan maddi vaka incelemesi gerektirdiğini saptamıştır. Mobbing iddiasının ispatı, yalnızca tanık beyanlarının ötesinde, resmi makamlarca kayıt altına alınmış bu tür şikayetler ve bunlara istinaden yapılmış olabilecek idari soruşturmalarla yakından ilişkilidir. BİMER şikayeti üzerine işyerinde herhangi bir idari tahkikat yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa sonucunda bir müfettiş raporu düzenlenip düzenlenmediği uyuşmazlığın esası bakımından kritik öneme sahiptir. Aynı şekilde, işçinin Alo 170 çağrı merkezine yaptığı başvuruların kayıtları da psikolojik baskının zaman çizelgesini ve niteliğini objektif bir biçimde ortaya koyabilecek niteliktedir.

Daire, bu temel belgeler dosyada bulunmadan yapılacak bir temyiz incelemesinin eksik, hatalı ve hakkaniyete aykırı olacağına kanaat getirmiştir. Adil bir yargılama ve kesin bir hukuki denetim için bahsi geçen idari soruşturma raporlarının ekleriyle birlikte ilgili resmi kurumlardan celp edilmesi, yine "Alo 170" danışma hattına yapılan başvurulara ilişkin iletişim kayıtlarının ve belgelerinin dosya içerisine kazandırılması emredilmiştir. Bu eksiklikler tamamlanmadan verilecek onama veya bozma kararlarının usule aykırı olacağı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, eksik evrakların ilgili kurumlardan getirtilerek dosyaya eklenmesi ve sonrasında temyiz incelemesi için yeniden gönderilmesi amacıyla dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi yönünde karar vermiştir.

İşyerinde mobbinge uğradığımı nasıl ispatlarım? expand_more
İşyerinde maruz kaldığınız psikolojik tacizi (mobbing) ispatlamak kural olarak sizin yükümlülüğünüzdedir. Ancak ispat aşamasında yalnızca tanık beyanlarına dayanmak zorunda değilsiniz; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, BİMER veya Alo 170 gibi resmi kurumlara yaptığınız şikayetler davanızda son derece güçlü birer delil niteliği taşımaktadır.
Alo 170 veya BİMER'e yaptığım şikayet mahkemede işe yarar mı? expand_more
Kesinlikle işe yarar. Yargıtay içtihatlarına göre, BİMER'e veya Alo 170 destek hattına yaptığınız ihbarlar neticesinde oluşturulan kayıtlar, psikolojik baskının zaman çizelgesini ve niteliğini objektif olarak ortaya koyduğu için uyuşmazlığın asli delili sayılmaktadır. Bu iletişim kayıtları ve tutanaklar, davanın seyrini doğrudan lehinize etkileyebilecek güce sahiptir.
Mahkeme benim resmi şikayet evraklarımı toplamazsa ne olur? expand_more
Mahkemelerin maddi gerçeği aydınlatmak amacıyla, resmi kurumlara yaptığınız başvuruların sonuçlarını ve kayıtlarını dosyaya kazandırması yasal bir zorunluluktur. Eğer yerel mahkeme, dayandığınız BİMER veya Alo 170 şikayet evraklarını dosyaya getirtmeden eksik inceleme ile karar verirse, Yargıtay adil yargılanma hakkı gereği bu kararı esastan incelemez ve eksikliklerin giderilmesi için dosyayı mahkemesine geri çevirir.
Şikayetim üzerine işyerine müfettiş gelmesi davayı etkiler mi? expand_more
Evet, doğrudan etkiler. Şikayetiniz üzerine işyerinde idari bir tahkikat yapılıp yapılmadığı ve bunun sonucunda bir müfettiş raporu düzenlenip düzenlenmediği, davanın esası bakımından kritik öneme sahiptir. 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, idari makamlarca yürütülen soruşturmalar ve hazırlanan müfettiş raporları, haklı fesih iddialarınızın değerlendirilmesinde mahkeme tarafından mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir