Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 8. Dairesi 2021/7835 E. 2023/1975 K.

Danıştay Danıştay 8. Dairesi 2021/7835 E. 2023/1975 K.

Bu karar, kamu kurumlarında görev yapan personele yönelik sistematik, uzun süreli ve kasıtlı baskı ile yıldırma eylemlerinin (mobbing) ağır hizmet kusuru teşkil ettiğini ve idarenin mağdur personele manevi tazminat ödemekle yükümlü olduğunu net bir hukuki çerçeveye oturtmaktadır. Kararda, mobbingin varlığı için yalnızca izole edilmiş hukuka aykırı işlemlerin değil, bu işlemlerin bir bütün olarak çalışanı yıldırma, dışlama ve çalışma hayatını çekilmez hale getirme amacına hizmet edip etmediğinin dikkate alındığı vurgulanmaktadır. Davacının usulsüz aramalara, haksız disiplin cezalarına, sürgün niteliğindeki görevlendirmelere ve psikolojik baskılara zincirleme bir şekilde maruz kalması idarenin ağır hizmet kusuru olarak kabul edilmiştir.
search

Danıştay
Danıştay 8. Dairesi 2021/7835 E. 2023/1975 K.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 8. Dairesi
Esas No 2021/7835
Karar No 2023/1975
Karar Tarihi 12.04.2023
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing iddialarında kasıtlı ve sistematik eylemler aranır.
Hizmet kusuru idarenin tazminat sorumluluğunu doğrudan doğurur.
Manevi tazminat caydırıcılık unsurunu içermeli ve adil olmalıdır.
Mobbing kaynaklı manevi tazminat sebepsiz zenginleşmeye yol açmamalıdır.

Bu karar, kamu kurumlarında görev yapan personele yönelik sistematik, uzun süreli ve kasıtlı baskı ile yıldırma eylemlerinin (mobbing) ağır hizmet kusuru teşkil ettiğini ve idarenin mağdur personele manevi tazminat ödemekle yükümlü olduğunu net bir hukuki çerçeveye oturtmaktadır. Kararda, mobbingin varlığı için yalnızca izole edilmiş hukuka aykırı işlemlerin değil, bu işlemlerin bir bütün olarak çalışanı yıldırma, dışlama ve çalışma hayatını çekilmez hale getirme amacına hizmet edip etmediğinin dikkate alındığı vurgulanmaktadır. Davacının usulsüz aramalara, haksız disiplin cezalarına, sürgün niteliğindeki görevlendirmelere ve psikolojik baskılara zincirleme bir şekilde maruz kalması idarenin ağır hizmet kusuru olarak kabul edilmiştir.

Benzer tam yargı uyuşmazlıklarında bu karar, manevi tazminat miktarının belirlenmesi açısından çok önemli bir emsal teşkil etmektedir. Danıştay, hükmedilecek manevi tazminatın kişinin sebepsiz zenginleşmesine yol açmaması gerektiğini kabul etmekle birlikte, bu miktarın salt sembolik de olamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Karara göre tazminat; idarenin kusurunun ağırlığını yansıtacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek ve benzer hak ihlallerinin idare tarafından yeniden yaşanmasını engelleyecek nitelikte caydırıcı bir boyutta olmalıdır. Dolayısıyla, idari yargıda mobbing nedeniyle açılacak davalarda tazminatın adil bir tatmin aracı olarak nasıl hesaplanacağına ve idarenin koruyucu yükümlülüklerine dair güçlü ve bağlayıcı bir yargısal standart belirlenmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İstanbul Ticaret Borsası bünyesinde memur olarak görev yapan davacı, kurum yöneticileri hakkında açılan bir ceza soruşturmasında ifade vermesinin hemen ardından kendisine yönelik haksız ve sistematik bir baskı (mobbing) sürecinin başladığını iddia ederek davalı idareye karşı tam yargı davası açmıştır. Davacı, bu süreçte masasının ve eşyalarının usulsüzce aranması, çok basit gerekçelerle ardı ardına disiplin cezaları verilmesi, mahkemelerce iptal edilen cezaların şeklen uygulanarak yeniden verilmesi, yasal mazeret ve izin haklarının kullandırılmaması, genel idare hizmetlerinden yardımcı hizmetler sınıfına düşürülmesi ve çok uzak bir birime görevlendirilmesi gibi eylemlere maruz bırakıldığını ileri sürmüştür. Söz konusu eylemler neticesinde fiziki ve ruhsal sağlığının ciddi şekilde bozulduğunu ve ağır depresyon geçirerek intihara teşebbüs ettiğini belirten davacı, yaşadığı bu ağır psikolojik taciz ve elem nedeniyle 400.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan idare hukuku prensiplerinin başında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu kurala bağlayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.125 gelmektedir. Ayrıca kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı Anayasa m.17 ile güvence altına alınmış olup, kimseye insan haysiyetiyle bağdaşmayan, onur kırıcı bir muamele yapılamayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. İdarenin yürüttüğü kamu hizmetinin işleyişini sürekli kontrol etmek ve personelin çalışma barışını korumak için gerekli önlemleri almaması, "hizmet kusuru" ilkesi uyarınca idarenin mali sorumluluğunu doğurmaktadır.

Konunun uluslararası sözleşmeler boyutu incelendiğinde, Türkiye tarafından çekince konmaksızın imzalanan Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı'nın "onurlu çalışma hakkı" başlıklı 26. maddesi devreye girmektedir. Bu madde, tüm çalışanların işyerinde maruz kalabilecekleri psikolojik taciz ve kınanacak eylemlere karşı korunmasını ve idarelerin bu tür dışlayıcı davranışları engellemek için tüm uygun önlemleri almasını emretmektedir. Buna ek olarak, ulusal mevzuatımızdaki en somut düzenlemelerden olan 2011/2 sayılı İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi Genelgesi, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre devam eden aşağılama, küçümseme, yıldırma ve saygınlığı zedeleme eylemlerinin önlenmesinin doğrudan işverenin (idarenin) sorumluluğunda olduğunu düzenlemiştir.

İdare hukuku ilkelerine göre manevi tazminat; kişinin mal varlığındaki bir eksilmeyi giderme aracı değil, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı hafifletmeyi amaçlayan bir tatmin aracıdır. Ancak takdir edilecek bu manevi tazminat miktarının; zararın ve hizmet kusurunun ağırlığı ile orantılı olması, caydırıcılık unsurunu içermesi ve benzeri ihlallerin tekrarlanmasını önleyecek nitelikte hakkaniyetli bir bedel olması gerekmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve mahkeme kararlarının incelenmesi neticesinde, davacının uzun yıllar boyunca hiçbir olumsuz sicili bulunmaksızın çalışırken, idare yöneticileri aleyhine verdiği bir ifadeden sonra idarenin sistematik ve kasıtlı baskılarına maruz kaldığı tespit edilmiştir. Davacının üstünün ve eşyalarının mahkeme kararıyla usulsüz olduğu sabit olan bir şekilde aranması, hakkında tesis edilen mükerrer disiplin cezalarının hukuka aykırılıkları nedeniyle idari yargı yerlerince defalarca iptal edilmesi ve idarenin bu iptal kararlarını yalnızca şeklen uygulayarak davacıyı tekerrür hükümleriyle yeniden meslekten çıkarma cezası ile cezalandırması hususları, ağır psikolojik tacizin (mobbing) somut delilleri olarak kabul edilmiştir.

Bununla birlikte idarenin, davacının sağlık raporlarını dikkate almaması, yasal izin haklarını ve eşinin doğum yapacak olması nedeniyle talep ettiği yarım günlük haklı mazeret iznini reddederek kendisini tahrik etmesi, iki üniversite mezunu olmasına rağmen kadrosunu memurluktan yardımcı hizmetler sınıfına düşürmesi ve ikametine oldukça uzak bir yere tayin etmesi gibi işlemleri de yıldırma politikasının parçası olarak değerlendirilmiştir. Tüm bu sistematik eylemler neticesinde davacının özgüven kaybı, uyku bozukluğu, ağır depresyon yaşadığı, intihara teşebbüs edecek boyutta ruhsal çöküntüye uğradığı ve psikiyatri hastanesinde yatarak tedavi gördüğü anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesi davacıya 250.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermişse de, Bölge İdare Mahkemesi bu tutarın sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı gerekçesiyle ve bozma kararları sonrasında yaptığı yeniden değerlendirmeler ışığında tazminat miktarını 70.000 TL olarak belirlemiştir. Bu miktarın belirlenmesinde, idarenin hizmet kusurunun ağırlığı, davacının yaşadığı manevi çöküntü ve caydırıcılık unsuru dikkate alınmış, idarenin tüm işlemleriyle ağır bir hizmet kusuru işlediği kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 8. Dairesi, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması yönünde karar vermiştir.

Kurumumda bana resmen taktılar, sürekli ceza veriyorlar. Dava açabilir miyim? expand_more
Evet, idareye karşı manevi tazminat davası açabilirsiniz. Danıştay içtihatlarına göre, kurumunuzda yöneticiler tarafından kasıtlı, uzun süreli ve sistematik bir şekilde uygulanan baskı, yıldırma ve haksız disiplin cezaları "mobbing" (psikolojik taciz) olarak nitelendirilmektedir. Bu tarz eylemler, anayasal güvence altındaki haklarınızı ihlal ettiği için idare açısından ağır bir hizmet kusuru teşkil eder ve idarenin manevi zararlarınızı tazmin yükümlülüğü doğar.
Yöneticim bana bir kez haksızlık yaptı, bu hemen mobbing sayılır mı? expand_more
Hayır, tek seferlik veya izole edilmiş hukuka aykırı işlemler doğrudan mobbing olarak değerlendirilmez. Mobbingin hukuken kabul görmesi için yöneticilerinizin eylemlerinin; sizi yıldırma, dışlama ve çalışma hayatınızı çekilmez hale getirme amacıyla zincirleme ve sistematik bir biçimde yapılması gerekmektedir. Örneğin; masanızın usulsüz aranması, mahkemeden dönen cezaların tekrar tekrar verilmesi veya yasal izin haklarınızın kasıtlı olarak kullandırılmaması gibi birbirini izleyen eylemler bütünü mobbingin varlığını kanıtlar.
Beni haksız yere alt kadroya düşürüp uzağa sürdüler, tazminat alabilir miyim? expand_more
Koşulları oluştuğunda alabilirsiniz. Eğitim ve uzmanlığınıza rağmen idarenin sizi yardımcı hizmetler gibi alt sınıflara düşürmesi ve evinize çok uzak bir yere sürmesi, yıldırma politikasının açık bir göstergesidir. Mahkemeler, bu tür kasıtlı işlemleri, kişinin özgüven kaybı, ağır depresyon ve ruhsal çöküntü yaşamasına neden olan bir psikolojik taciz unsuru olarak görür ve ağır hizmet kusuru kapsamında idareyi manevi tazminat ödemeye mahkum eder.
Mobbing davası kazanırsam mahkeme çok yüksek bir tazminat verir mi? expand_more
İdari yargıda manevi tazminatın temel amacı mağduru zenginleştirmek değil, yaşanılan ruhsal çöküntü ve ızdırabı hafifletecek adil bir tatmin sağlamaktır. Danıştay, hükmedilecek tazminatın mağdurda sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini belirtmektedir. Ancak bu miktar salt sembolik de olamaz; idarenin işlediği kusurun ağırlığını yansıtacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek ve kurumu bir daha böyle bir ihlalden kesinlikle caydıracak düzeyde hakkaniyetli bir bedel olmalıdır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir