Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 12. Daire | 2022/3087 E. | 2023/2600 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2022/3087 E. 2023/2600 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2022/3087
Karar No 2023/2600
Karar Tarihi 16.05.2023
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Memuriyet mahalli kavramı ilçe sınırı ile daraltılamaz.
  • On günlük devamsızlık mazeretsiz ve kesintisiz olmalıdır.
  • İdare devamsızlığın gerçek nedenini ve mazeretleri araştırmalıdır.
  • Psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklar idarece mazeret sayılabilir.

Bu karar, devlet memurluğundan mazeretsiz devamsızlık nedeniyle çekilmiş (müstafi) sayılma işlemlerinde idarenin olayları derinlemesine araştırma yükümlülüğünü ve geçerli mazeret kavramının sınırlarını ortaya koyması bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. İdarelerin, personelin işe gelmediği günlerde sunduğu mazeretleri şekli bir yaklaşımla, salt istirahat raporu olmaması üzerinden reddetmek yerine, bu mazeretlerin altında yatan ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkları detaylı bir şekilde incelemesi gerektiği vurgulanmıştır. Özellikle hastane muayenesi ve adli tıp başvurularının devamsızlık süresini kesip kesmeyeceği hususunda, doğrudan memurun aleyhine bir yorum yapılamayacağı netleştirilmiştir.

Kararın benzer davalardaki emsal etkisi, mazeret kavramına getirilen esneklik ve idareye yüklenen tahkikat sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Uygulamada idareler, kanundaki on günlük kesintisiz devamsızlık süresi dolar dolmaz otomatik olarak görevden çekilmiş sayma işlemi tesis etme eğilimindedir. Ancak Danıştay, personelin geçmiş durumu, yaşadığı adli veya sağlık süreçlerinin haklı bir mazeret olup olmadığının titizlikle saptanmasını zorunlu kılmıştır. Ayrıca, sağlık izni alınmasında geçen "memuriyet mahalli" kavramının memurun görev yaptığı ilçe ile sınırlı olmadığı, aynı il içindeki diğer ilçelerde yer alan hastanelere başvurulmasının kurala uygun olduğu belirtilerek uygulamadaki önemli bir tereddüt giderilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Adana'nın Sarıçam ilçesinde bir ilçe sağlık müdürlüğünde aday memur olarak çalışan davacı, sağlık sorunları nedeniyle belirli tarihlerde işe gidememiş ve bazı günlerde hastanelerde muayene olmuştur. Kurumu, davacının nisan ayı içerisinde on gün boyunca mazeretsiz ve kesintisiz olarak işe gelmediğini ileri sürerek, kendisini görevden çekilmiş (istifa etmiş) saymıştır.

Davacı taraf; geçirdiği göz ameliyatı, kronik astım rahatsızlığı ve psikolojik nedenlerle kullandığı ilaçlar yüzünden işe gidemediğini, ayrıca adli tıp kurumuna ve hastanelere muayene için gittiğini belirterek bu günlerin mazeret kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. İdarenin bu mazeretleri geçersiz sayarak işine son vermesi üzerine davacı, haksız yere memuriyetten ilişiğinin kesildiğini belirterek, işlemin iptali ve bu süreçte mahrum kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi talebiyle dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin temel dayanağını, devlet memurlarının görevden çekilme (istifa) şartlarını ve hastalık izinlerini düzenleyen genel hukuk kuralları oluşturmaktadır.

Öncelikle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.94 hükmü uyarınca, bir devlet memurunun kurumunca kabul edilen geçerli bir mazereti olmaksızın görevini kesintisiz olarak on gün süreyle terk etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın memuriyetten çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı (müstafi kabul edileceği) hüküm altına alınmıştır. Bu ağır kuralın uygulanabilmesi için, göreve devamsızlığın "kesintisiz on gün" sürmesi ve bu devamsızlığın "kabul edilebilir bir mazerete" dayanmaması şarttır.

Bununla birlikte, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.7 hükmü, memurların hastalık izni alabilmesi için raporların geçici görev veya acil durumlar dışında "memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından" alınması zorunluluğunu getirmektedir.

Danıştay, idare hukukunun temel prensipleri çerçevesinde bu kuralda geçen "memuriyet mahalli" ibaresini yorumlarken idarenin ve derece mahkemelerinin daraltıcı yaklaşımını reddetmiştir. Bu kavramın sadece memurun görev yaptığı ilçe sınırlarından ibaret olmadığını, kişinin aynı il sınırları içerisindeki diğer ilçelerde bulunan hastanelerde muayene olmasının da hukuken memuriyet mahalli kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini yerleşik bir ilke olarak ortaya koymuştur. Ayrıca, idarenin bir işlemi tesis etmeden önce, işlemin sebep unsurunu (olaydaki hastalık, mazeret, psikolojik durum) şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırması, adil bir idari işleyişin temel gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 12. Dairesi, dosyadaki belgeleri ve idare tarafından yürütülen incelemeyi değerlendirerek uyuşmazlığa dair önemli tespitlerde bulunmuştur. Somut olayda, davacının çocuk esirgeme yurtlarında büyüdüğü, mağdur sıfatıyla taraf olduğu çeşitli adli soruşturmaların bulunduğu ve mazeretsiz devamsızlık yaptığı iddia edilen süre zarfında Adli Tıp Kurumuna muayene ve gözlem için başvurduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, aynı dönemde e-nabız kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere çeşitli sağlık problemleri sebebiyle hastanelerde hekim muayenelerinden geçmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi; davacının hastanedeki muayenelerinin kısa sürdüğü, ilgili hekimlerce istirahat raporu düzenlenmediği ve muayene olduğu hastanenin görev yaptığı ilçe (Sarıçam) sınırları dışında, başka bir ilçede (Çukurova) bulunduğu gerekçeleriyle söz konusu durumların mazeret sayılamayacağına hükmetmiştir. Ancak Danıştay, davacının işe gitmeme sebebinin süregelen fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarından kaynaklanabileceği ihtimali üzerinde durmuştur. İdarenin, bu hususların geçerli bir mazeret olup olmadığını detaylıca tespit edip bunun sonucuna göre işlem tesis etmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bir tespit ile davacıyı doğrudan görevden çekilmiş saymasının hukuka uygun olmadığı vurgulanmıştır.

Ayrıca kararda, mevzuatta geçen "memuriyet mahalli" ifadesinin memurun çalıştığı ilçe ile dar bir çerçeveye hapsedilemeyeceği kesin bir dille ifade edilmiştir. Davacının görev yaptığı ilçe dışındaki farklı bir ilçedeki hastaneye gitmesi mazeretsizlik gerekçesi olarak kabul edilemez. İdarenin, devamsızlığın kök nedenlerini derinlemesine inceleyerek adil bir işlem tesis etmesi zorunludur.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen işlemin iptali ve parasal hakların ödenmesi istemini reddeden istinaf kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: