Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Hüseyin Bozkurt Kararı 2019/8224 B.

Anayasa Mahkemesi Hüseyin Bozkurt Kararı 2019/8224 B.

Bu karar hukuken, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile doğrudan statüleri sona erdirilen kişilerin yargısal yollara erişiminde idari yargı mercilerinin katı ve şekilci tutumlar sergilemesinin anayasal hak ihlali doğurduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin uyuşmazlığı doğrudan reddetmek yerine, kişileri anayasal güvencelerden yararlandıracak şekilde OHAL Komisyonu gibi mekanizmalara yönlendirmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Devletin, olağanüstü dönemlerde bile bireylerin hak arama özgürlüğünü bütünüyle işlevsiz bırakacak idari ve yargısal pratiklerden kaçınması anayasal bir zorunluluktur.
search

Anayasa Mahkemesi
Hüseyin Bozkurt Kararı 2019/8224 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2019/8224
Karar Tarihi 03.10.2024
Taraf Hüseyin Bozkurt
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Mahkemeye erişim hakkı ölçüsüz sınırlandırılamaz.
OHAL tedbirleri yargısal güvenceleri tamamen ortadan kaldıramaz.
Davanın incelenmeksizin reddi erişim hakkını zedeler.
Uyuşmazlıkların çözümünde komisyon yolu fiilen işletilmelidir.

Bu karar hukuken, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile doğrudan statüleri sona erdirilen kişilerin yargısal yollara erişiminde idari yargı mercilerinin katı ve şekilci tutumlar sergilemesinin anayasal hak ihlali doğurduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin uyuşmazlığı doğrudan reddetmek yerine, kişileri anayasal güvencelerden yararlandıracak şekilde OHAL Komisyonu gibi mekanizmalara yönlendirmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Devletin, olağanüstü dönemlerde bile bireylerin hak arama özgürlüğünü bütünüyle işlevsiz bırakacak idari ve yargısal pratiklerden kaçınması anayasal bir zorunluluktur.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi dikkate alındığında, bu karar özellikle askerî okulların kapatılması sebebiyle mağduriyet yaşayan ve ataması yapılmayan öğrencilerin hukuki süreçleri için kritik bir yol göstericidir. Yüksek Mahkeme, daha önceki emsal içtihatlarına sıkı sıkıya bağlı kalarak, derece mahkemelerinin "ortada idari davaya konu edilecek bir idari işlem bulunmadığı" şeklindeki standart ret gerekçelerinin kabul edilemez olduğunu vurgulamıştır. OHAL Komisyonunun görev süresi sona ermiş olsa dahi, kanunla belirlenmiş devam niteliğindeki kurumlar aracılığıyla bireylerin iddialarının incelenmesi gerektiği yönündeki bu içtihat, idari yargıda bekleyen veya yeniden açılacak benzer tam yargı davaları için son derece önemli bir hukuki zemin oluşturmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunda askerî eğitim alan ve 30 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla mezun edilerek astsubay statüsünde atanmayı bekleyen bir öğrencidir. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yürürlüğe giren olağanüstü hâl kararnameleriyle askerî okullar tamamen kapatılmış ve mezuniyet aşamasında olan askerî öğrencilerin atamalarının (nasıplarının) yapılmamasına karar verilmiştir. Bu süreçte başvurucuya eğitim aldığı alanın dışında sivil bir üniversiteden diploma verilmiştir.

Başvurucu, askerî okuldan ilişiğinin kesilmesi ve astsubay olarak atamasının yapılmaması üzerine yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için idareye başvurmuştur. İdarenin bu talebi reddetmesi sonucunda, uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle idare mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Ancak mahkeme, askerî öğrencilik statüsünün doğrudan bir kanun hükmünde kararname ile sona erdiğini, ortada idarece tesis edilmiş ve iptali istenebilecek bağımsız bir idari işlem bulunmadığını belirterek davayı esasa dahi girmeden, doğrudan incelenmeksizin reddetmiştir. Temel uyuşmazlık, derece mahkemesi tarafından verilen bu usulden ret kararının, başvurucunun mahkemeye erişim hakkını haksız yere engelleyip engellemediği hususunda düğümlenmektedir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma, savunma yapma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Bu anayasal güvencenin en asli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, kişilerin hukuki uyuşmazlıklarını bağımsız bir mahkeme önüne taşıyabilmelerini ve bu uyuşmazlıkların yetkili yargı mercileri tarafından etkili bir şekilde esastan incelenerek karara bağlanmasını isteme yetkisini ifade eder.

Olayın yaşandığı dönemde yürürlüğe konulan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname m.104 ve m.105 hükümleri uyarınca askerî liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatılmış, 30 Ağustos itibarıyla mezun olacak öğrencilerin nasıplarının yapılmayacağı açıkça kurala bağlanmıştır. Devlet, söz konusu KHK'larla alınan tedbirlerin ve kamu görevinden çıkarılma veya atanmama gibi doğrudan hukuki sonuç doğuran işlemlerin yargısal denetimini sağlamak amacıyla daha sonra OHAL Komisyonunu kurmuştur.

Olağanüstü hâl dönemlerinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ve durdurulması Anayasa m.15 çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ancak bu maddedeki güvenceler, alınan tedbirlerin "durumun gerektirdiği ölçüde" olmasını zorunlu kılar. İdari yargı yerlerinin, bir uyuşmazlığı çözmek için kurulan özel mekanizmalara yönlendirme yapmak veya yasal mevzuatı hak arama özgürlüğü lehine yorumlamak yerine, davayı doğrudan incelenmeksizin reddetmesi mahkemeye erişim hakkını ihlal eder. Komisyonun görev süresi dolmuş olsa bile 7075 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesi çerçevesinde yetkili kılınan kurumlar üzerinden hak arama yollarının fiilen işletilmesi yasal bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut uyuşmazlıkta öncelikle başvurucunun açtığı davanın derece mahkemeleri tarafından ele alınış biçimini incelemiştir. Başvurucunun askerî okulların kapatılması nedeniyle astsubay olarak atamasının yapılmaması ve maddi/manevi zararlarının doğması üzerine idari yargıya başvurduğu, idare mahkemesinin ise söz konusu işlemin doğrudan 669 sayılı KHK ile yapıldığını belirterek, idarenin bir takdir yetkisi olmadığını ve davanın esasının incelenemeyeceğini vurgulayarak davayı usulden reddettiği saptanmıştır. İstinaf makamı da bu kararı onamıştır.

Yüksek Mahkeme, bu noktada olay ve olguları somut başvuru ile birebir aynı olan Ömer Faruk Bayar emsal kararına atıf yapmıştır. Söz konusu emsal kararda açıkça belirtildiği üzere, KHK ile doğrudan tesis edilen nasıp yapmama veya okuldan ilişik kesme gibi işlemlerde, mahkemelerin davayı tamamen reddetmesi, bireyi anayasal güvencelerden mahrum bırakmaktadır. Yargı mercilerinden beklenen, hukuki ihtilafı aşırı şekilci bir yaklaşımla geri çevirmek yerine, uyuşmazlığı keyfîliğe karşı anayasal güvence sağlayacak bir şekilde OHAL Komisyonunun (veya yasa ile belirlenmiş ardıl kurumların) yetkisi kapsamında değerlendirmesi ve dosyayı ilgili mercilere göndermesidir.

Başvurucunun yenilediği dilekçesinde yalnızca tazminat talebinde bulunmuş olması, davanın özünde KHK ile nasbının yapılmaması işlemine dayandığı gerçeğini değiştirmemektedir. Tazminat talebi de doğrudan doğruya OHAL Komisyonunun (ve ardından kurulan mekanizmaların) inceleme yetkisine giren bir işlemden doğmuştur. Derece mahkemelerinin bu gerçeği göz ardı ederek, dosyayı çözüm mekanizmalarına sevk etmek yerine incelemeksizin reddetmesi, Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan olağanüstü hâllerde dahi müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde olması kuralına aykırılık teşkil etmiştir. Bu katı yorum, başvurucunun yargı mercileri önünde derdini anlatma ve hakkını arama imkânını bütünüyle elinden almıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun açtığı tazminat davasının incelenmeksizin reddedilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönünde karar vermiştir.

Askeri okulum kapatıldı, atamam yapılmadı. Mahkeme davamı reddetti, bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesinin güncel içtihadına göre, derece mahkemelerinin bu tür davaları esasa dahi girmeden, doğrudan incelenmeksizin reddetmesi hukuka aykırıdır. Olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile statünüz sona erdirilmiş olsa bile, hak arama hürriyetiniz ve Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkınız tamamen ortadan kaldırılamaz. Mahkemelerin aşırı şekilci bir yaklaşımla davanızı reddetmesi yerine, hukuki ihtilafı anayasal güvencelerden yararlanabileceğiniz ilgili çözüm mekanizmalarına (komisyon veya ardıl kurumlara) yönlendirmesi gerekirdi. Bu nedenle, mahkemenin davayı incelemeksizin reddetmesi adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.
KHK mağduruyum, tazminat davası açtım ama idari işlem yok diye reddedildi. Ne yapmalıyım? expand_more
Derece mahkemelerinin, atamaların yapılmaması gibi doğrudan KHK ile tesis edilen işlemlerde "ortada idari davaya konu edilecek bağımsız bir işlem bulunmadığı" gerekçesiyle davanın esasını incelememesi kabul edilemez. Sadece maddi ve manevi tazminat talep etmiş olmanız, uyuşmazlığın özünde KHK ile atamanızın (nasbınızın) yapılmaması gerçeğini değiştirmez. Bu gibi durumlarda, idari yargı yerlerinin uyuşmazlığı doğrudan reddetmek yerine, yasal mevzuatı hak arama özgürlüğünüz lehine yorumlaması ve uyuşmazlıkların çözümünde komisyon yolunu fiilen işletmesi anayasal bir zorunluluktur. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurarak mahkemeye erişim hakkınızın ihlal edildiği yönünde karar alabilir ve yargısal sürecin yeniden, usulüne uygun şekilde yürütülmesini sağlayabilirsiniz.
OHAL Komisyonu kapandı. Askeri öğrencilik haklarım için artık hukuki yol kalmadı mı? expand_more
Hayır, hukuki yollar tamamen kapanmış değildir. OHAL Komisyonunun görev süresi sona ermiş olsa dahi, 7075 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesi çerçevesinde yetkili kılınan ardıl kurumlar üzerinden hak arama yollarının fiilen işletilmesi yasal bir zorunluluktur. Anayasa Mahkemesi, devletin olağanüstü dönemlerde alınan tedbirlerde dahi bireylerin hak arama özgürlüğünü bütünüyle işlevsiz bırakacak idari ve yargısal pratiklerden kaçınması gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, komisyon kapanmış olsa bile kanunla belirlenmiş olan devam niteliğindeki kurumlar aracılığıyla iddialarınızın incelenmesi hakkına sahipsiniz.
Anayasa Mahkemesinin bu emsal kararı benim devam eden davamı nasıl etkiler? expand_more
Bu emsal karar, özellikle askerî okulların kapatılması sebebiyle ataması yapılmayan öğrencilerin hukuki süreçleri açısından son derece kritik bir yol göstericidir. Yüksek Mahkeme, olağanüstü hâl tedbirlerinin yargısal güvenceleri tamamen ortadan kaldıramayacağını ve Anayasa'nın 15. maddesindeki müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde olması kuralını vurgulamıştır. Bu içtihat, idari yargıda şu an bekleyen veya gelecekte açılacak tam yargı davaları için güçlü bir hukuki zemin oluşturmaktadır. Devam eden davalarınızda mahkemelerden beklenen, bu katı ve şekilci tutumu terk ederek, dosyanızı uyuşmazlığı keyfîliğe karşı güvence altına alacak ilgili mercilere sevk etmesidir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir