Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Nedim Baştuğ Kararı 2023/57536 B.

Anayasa Mahkemesi Nedim Baştuğ Kararı 2023/57536 B.

Bu karar, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara fiilen veya hukuken kamulaştırmasız el atması ve ardından ödenen tazminatların enflasyon karşısında aşınması durumunda mülkiyet hakkının ihlal edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülk sahiplerine ödenen tazminatların uzun yargılama süreçleri neticesinde enflasyon karşısında değer kaybetmesinin, kişilere şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirterek mülkiyet hakkının etkin bir şekilde korunması gerektiğinin altını çizmiştir. Ayrıca makul sürede yargılanma şikayetleri için öncelikle kanunla kurulan Tazminat Komisyonuna başvurunun ön şart olduğu teyit edilmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Nedim Baştuğ Kararı 2023/57536 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2023/57536
Karar Tarihi 22.01.2025
Taraf Nedim Baştuğ
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
Tazminatın değer kaybetmesi ağır külfet oluşturur.
Makul süre şikayetlerinde komisyon başvurusu zorunludur.

Bu karar, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara fiilen veya hukuken kamulaştırmasız el atması ve ardından ödenen tazminatların enflasyon karşısında aşınması durumunda mülkiyet hakkının ihlal edildiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülk sahiplerine ödenen tazminatların uzun yargılama süreçleri neticesinde enflasyon karşısında değer kaybetmesinin, kişilere şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirterek mülkiyet hakkının etkin bir şekilde korunması gerektiğinin altını çizmiştir. Ayrıca makul sürede yargılanma şikayetleri için öncelikle kanunla kurulan Tazminat Komisyonuna başvurunun ön şart olduğu teyit edilmiştir.

Emsal etkisi bakımından bu karar, benzer kamulaştırmasız el atma ve enflasyon farkı talepli uyuşmazlıklarda idari yargı ile adli yargı mercilerine ciddi bir rehberlik edecek niteliktedir. İdarenin kanuni usullere riayet etmeden mülkiyete müdahalesi ve yargılama süreçlerindeki uzamaların yol açtığı maddi değer kayıplarının önüne geçilmesi, uygulamadaki en temel prensiplerden biri hâline gelmiştir. Mülk sahiplerinin uzun süren yargılamalar nedeniyle maruz kaldıkları ekonomik zararların engellenmesi adına, mahkemelerin tazminat bedellerini belirlerken enflasyon etkisini titizlikle göz önünde bulundurmalarının gerekliliği güçlü bir biçimde vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, hukuken maliki olduğu özel taşınmazına idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı alınmaksızın ve yasal prosedürler işletilmeksizin fiilen el atılması üzerine hakkını aramak amacıyla hukuki süreç başlatmıştır. İlk derece mahkemelerinde açılan kamulaştırmasız el atma davasında, haksız şekilde el konulan taşınmazın bedelinin güncel değerler üzerinden hesaplanarak kendisine ödenmesi talep edilmiştir. Ancak idari ve adli yargılama sürecinin makul süreyi aşacak derecede oldukça uzun sürmesi sebebiyle, tespit edilen tazminat miktarı enflasyon karşısında erimiş ve ciddi bir değer kaybına uğramıştır. Başvurucu, ödemedeki bu fahiş gecikme ve yaşanan değer kaybı nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadığını belirterek, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, mülkiyetine yapılan haksız müdahalenin tespitini ve maddi kayıplarının tazmin edilmesini talep etmektedir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerini referans almıştır. Anayasa'nın 35. maddesi, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabileceğini güvence altına alırken; 46. maddesi, idarenin kamu yararı amacıyla gerçekleştireceği kamulaştırma işlemlerinin ancak kanunda gösterilen esas ve usullere uygun olarak, gerçek karşılığının peşin olarak ödenmesi şartıyla yapılabileceğini kesin bir dille hükme bağlar. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde usulüne tam olarak uygun bir kamulaştırma kararı alınmaksızın özel mülkiyet hakkına fiilen veya hukuken müdahale edilmesi, doğrudan hukuk devleti ve kanunilik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminat bedellerinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, idarenin kendi kusurunun sonuçlarını vatandaşa yüklemesi anlamına gelir. Bu durum, mülk sahiplerine şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir ekonomik külfet yüklemektedir. Tazminatların geç ödenmesi ve bu süreçte oluşan enflasyon farkının dikkate alınmaması, mülkiyetten yoksun bırakılma ile hedeflenen kamu yararı ve bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengeyi malik aleyhine açıkça bozmaktadır.

Bunun yanı sıra, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetlerde, 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun devreye girmektedir. Anılan kanuni düzenlemeye yeni eklenen geçici maddeler gereğince, makul sürede yargılanma ihlali iddiaları için doğrudan Anayasa Mahkemesine gelmeden önce ilgili idari komisyona başvurulması yasal bir zorunluluktur. İkincillik ilkesi, bu tür mevcut mekanizmaların önce tüketilmesini emretmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun yasal maliki olduğu taşınmaza herhangi bir idari kamulaştırma işlemi yapılmaksızın doğrudan el atıldığını ve bu durumun Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının anayasal güvencelerine açıkça aykırı olduğunu tespit etmiştir. İdarenin kanuni usullere riayet etmeden gerçekleştirdiği fiili ve hukuki müdahale, mülkiyet hakkının en temel unsuru olan kanunilik ölçütünü hiçbir şekilde sağlamamaktadır.

Yargılama sürecine ilişkin detaylar incelendiğinde, açılan kamulaştırmasız el atma davasında hakkaniyetle tespit edilen tazminat tutarının, uzun süren idari ve yargısal aşamalar neticesinde yüksek enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybettiği saptanmıştır. Mahkeme, takdir edilen maddi tazminatın enflasyonist ortamda değer kaybına uğratılarak çok geç ödenmesinin, başvuran vatandaşa şahsi olarak oldukça aşırı ve olağan dışı bir ekonomik külfet yüklediğini, bu adaletsiz durumun mülkiyet hakkının bariz bir ihlaline sebebiyet verdiğini kesin bir kanaatle vurgulamıştır.

Öte yandan, başvurucunun uyuşmazlığa dair yargılamanın makul sürede bitirilmemesine ilişkin temel şikâyeti usul yönünden de detaylıca incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede 6384 sayılı Kanun kapsamında kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun öncelikle tüketilmesi gerektiği, bu hukuki yol tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmasının anayasal yargının ikincillik ilkesine aykırı olduğu tespit edilmiş ve bu iddia başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi bu bağlamda yargılamanın uzaması iddialarına yönelik mevcut komisyon prosedürünün mutlaka işletilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve kamulaştırma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Devlet arsama kamulaştırma kararı almadan fiilen el koydu, bu yasal mı? expand_more
Hayır, bu durum yasal değildir. İdarenin kanuni usullere riayet etmeden ve kamulaştırma kararı almaksızın özel mülkiyetinize fiilen veya hukuken müdahale etmesi, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının, hukuk devletinin ve kanunilik ilkelerinin açık bir ihlalidir. Bu gibi durumlarda, haksız şekilde el konulan taşınmazınızın güncel bedelinin tarafınıza ödenmesi amacıyla kamulaştırmasız el atma davası açarak hukuki hakkınızı arayabilirsiniz.
Dava çok uzun sürdü, alacağım tazminat enflasyonda eridi. Ne yapmalıyım? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, hak ettiğiniz tazminatın uzun süren yargılamalar nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybetmesi, size şahsi ve olağan dışı ağır bir külfet yüklemektedir. İdarenin kendi kusurunun sonuçlarını vatandaşa yüklemesi mülkiyet hakkının ihlali kabul edildiğinden, mahkemelerin tazminat bedellerini belirlerken mutlaka enflasyon farkını ve ekonomik değer kaybını dikkate alarak gerçek zararı telafi etmesi gerekmektedir.
Davam çok uzadı diye hemen Anayasa Mahkemesine başvuru yapabilir miyim? expand_more
Hayır, makul sürede yargılanma hakkınızın ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvuramazsınız. 6384 sayılı Kanun kapsamında kurulan Tazminat Komisyonu'na öncelikle başvurmanız yasal bir zorunluluktur. İkincillik ilkesi gereği bu idari başvuru yolunu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne giderseniz, başvurunuz usulden reddedilecektir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir