Anasayfa Karar Bülteni AYM | Abdullah Avcı ve Diğ. | BN. 2021/61847

Karar Bülteni

AYM Abdullah Avcı ve Diğ. BN. 2021/61847

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 2. Bölüm
Başvuru No 2021/61847
Karar Tarihi 17.12.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal ve Kabul Edilemezlik
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçülülüğü bozar.
  • Değer kaybı mülk sahibine aşırı külfet yükler.
  • Makul süre şikayetlerinde komisyona başvuru zorunludur.

Bu karar hukuken, idarenin özel mülkiyete konu taşınmazlara hukuka uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atmasının ve bu el atma neticesinde mahkemelerce ödenmesine hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olduğu anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, idarenin mülkiyet hakkına müdahalesinin mutlak suretle kanuni bir dayanağı olması gerektiğini, kamulaştırmasız el atmanın ise bu kanunilik şartını en başından ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, yargı süreci sonunda elde edilen tazminatın uzun süreler boyunca ödenmeyerek enflasyon nedeniyle erimesi, mülkiyetin korunması prensibiyle çelişmekte ve idarenin hukuki sorumluluğunu doğurmaktadır.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi son derece belirleyicidir. Özellikle yıllarca süren kamulaştırmasız el atma tazminatı davalarında, hükmedilen bedelin ödeme tarihindeki alım gücünün korunması gerektiği prensibi yerleşik bir içtihat hâline gelmiştir. Uygulamada, idarelerin ve mahkemelerin tazminat bedellerini belirlerken enflasyon farkını dikkate almaları zorunluluğu bir kez daha tescillenmiştir. Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında, yasal bir idari başvuru yolu olarak kurulan Tazminat Komisyonuna başvurulmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine gelinmesinin kabul edilmeyeceği kuralı pekiştirilmiş, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesinin uygulamadaki önemi net bir şekilde teyit edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, maliki oldukları taşınmazlara idare tarafından usulüne uygun ve hukuki bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını iddia ederek yasal yollara başvurmuşlardır. Uzun yıllar süren davalar neticesinde açtıkları kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında mahkemelerce lehlerine bir bedele hükmedilmiş olsa da, davanın gereğinden fazla uzun sürmesi ve ödemelerin gecikmesi sebebiyle hükmedilen bu alacak, enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğramıştır. Başvurucular, taşınmazlarına hukuka aykırı şekilde el atılarak mülksüz bırakılmaları, kendilerine ödenen tazminatın enflasyon karşısında eriyerek gerçek alım gücünü ve değerini yitirmesi ve tüm bu yargılama sürecinin makul süreyi aşarak bitirilmemesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile adil yargılanma haklarının zedelendiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talepleri, ihlallerin tespiti ile uğradıkları maddi ve manevi zararların hakkaniyete uygun şekilde giderilmesidir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ilkelerini temel almıştır. İdarenin özel mülkiyete müdahalesinin Anayasa'nın 13. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine uygun, öngörülebilir ve kanuni bir çerçevede yapılması zorunludur. Kanuni bir kamulaştırma süreci işletilmeden özel mülke fiilen veya hukuken el konulması anlamına gelen kamulaştırmasız el atma eylemi, kanunilik ilkesine doğrudan aykırıdır ve mülkiyet hakkının özüne dokunur.

Mülkiyet hakkına yapılan herhangi bir müdahalenin ölçülülük ilkesine de katı bir şekilde uygun olması gerekir. Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış ve yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle mahkemelerce ödenmesine hükmedilen tazminat bedellerinin, enflasyon oranları karşısında ciddi şekilde değer kaybına uğratılarak kişilere ödenmesi, mülk sahibine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi malik aleyhine bozmaktadır.

Ayrıca, adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında, 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun devreye girmektedir. Anılan kanuna sonradan eklenen geçici hükümler gereğince, uzun yargılama şikayetlerinde öncelikle idari bir başvuru yolu olan ve Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Tazminat Komisyonuna gidilmesi yasal bir zorunluluktur. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereği, bu tüketilmesi mecburi olan olağan idari başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvuruları kural olarak esastan incelememektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvuruya konu edilen uyuşmazlıkları üç ana başlık altında değerlendirmiştir. İlk olarak, idarenin başvuruculara ait taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmaksızın el atması incelenmiştir. Mahkeme, daha önceki içtihatlarında da açıkça ortaya konulduğu üzere, idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu usullerine uymadan fiilen el atmasının, Anayasa'nın mülkiyet hakkına getirdiği kanunilik şartını açıkça ihlal ettiğini tespit etmiştir.

İkinci olarak, yargılama neticesinde başvurucular lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması ele alınmıştır. Mahkeme, hükmedilen alacağın ödenmesine kadar geçen süre zarfında enflasyon karşısında önemli ölçüde eridiğini saptamıştır. Enflasyon karşısında oluşan bu değer kaybının telafi edilmemesinin, mülk sahiplerine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği, bu durumun mülkiyet hakkının ölçülülük ilkesini ihlal ettiği belirtilmiştir.

Son olarak, başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikayetleri değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, makul süre şikayetleri için oluşturulan ve yasal altyapısı bulunan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Bireysel başvurunun ikincilliği niteliği gereğince, kanunla kurulan bu olağan idari yol tüketilmeden makul süre şikayetinin anayasal denetim kapsamında incelenemeyeceği tespiti yapılarak başvurunun bu kısmının usulden reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İhlallerin giderilmesi amacıyla da tazminat ile yargılamanın yenilenmesi araçlarına başvurulması uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma ve bedelin değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: