Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Alim Önder ve Diğerleri Kararı 2023/23997 B.

Anayasa Mahkemesi Alim Önder ve Diğerleri Kararı 2023/23997 B.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıklıkla uygulanan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun, mevcut yapısıyla anayasal güvencelerden ne denli yoksun olduğunu bir kez daha hukuken tescillemektedir. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarının genellikle matbu ve yetersiz gerekçelerle kurulduğuna, sanıkların delil sunma ve tanık dinletme gibi en temel savunma haklarının göz ardı edildiğine ve maddi gerçeğin araştırılmadığına dikkat çekmektedir. İtiraz mercilerinin ise bu kararları esastan denetlemek yerine sadece şekli bir incelemeyle yetinmesi, itiraz kanun yolunu fiilen etkisiz hale getirmekte ve adil yargılanma hakkının ihlaline zemin hazırlamaktadır. Bu durum, yargılama sürecinin bütününde telafisi imkansız hak kayıplarına yol açmaktadır.
search

Anayasa Mahkemesi
Alim Önder ve Diğerleri Kararı 2023/23997 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/23997
Karar Tarihi 07.01.2025
Taraf Alim Önder ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
HAGB kararları yeterli ve somut gerekçeler içermelidir.
İtiraz mercileri HAGB kararlarını esastan incelemek zorundadır.
Şablon gerekçelerle itirazların reddedilmesi hak ihlali yaratır.
Sanığın delil sunma ve savunma hakkı kısıtlanamaz.

Bu karar, ceza yargılamalarında sıklıkla uygulanan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun, mevcut yapısıyla anayasal güvencelerden ne denli yoksun olduğunu bir kez daha hukuken tescillemektedir. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarının genellikle matbu ve yetersiz gerekçelerle kurulduğuna, sanıkların delil sunma ve tanık dinletme gibi en temel savunma haklarının göz ardı edildiğine ve maddi gerçeğin araştırılmadığına dikkat çekmektedir. İtiraz mercilerinin ise bu kararları esastan denetlemek yerine sadece şekli bir incelemeyle yetinmesi, itiraz kanun yolunu fiilen etkisiz hale getirmekte ve adil yargılanma hakkının ihlaline zemin hazırlamaktadır. Bu durum, yargılama sürecinin bütününde telafisi imkansız hak kayıplarına yol açmaktadır.

Emsal etkisi bakımından bu karar, HAGB kurumuna yönelik olarak daha önce verilen Atilla Yazar ve diğerleri şeklindeki iptal ve ihlal kararlarının uygulamadaki yansımalarını pekiştirmektedir. Yerel mahkemeler ve itiraz makamları için, yargılamanın her aşamasında sanık haklarına riayet edilmesi ve kararların somut gerekçelere dayandırılması gerektiği yönünde kesin bir uyarı niteliğindedir. Benzer davalarda, itirazların şablon cümlelerle reddedilmesi uygulamasına son verilmesi gerektiğini gösteren bu içtihat, HAGB kararlarına karşı yapılan itiraz incelemelerinde ve yeniden yargılama süreçlerinde adil yargılanma hakkının tüm unsurlarıyla temin edilmesini zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, çeşitli suçlardan yargılandıkları ceza davalarında yerel mahkemeler tarafından suçlu bulunmuş ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Başvurucular, bu yargılamalar sırasında kendilerine yüklenen suçların sabit olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, tanık dinletme ve delil sunma gibi taleplerinin mahkemelerce hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini belirterek kararlara itiraz etmiştir. Ancak itiraz mercileri, dosyaların esasına girmeden, sadece kararların şekil şartlarına uygun olup olmadığına bakarak matbu gerekçelerle itirazları reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucular, yargılama sürecinin adil olmadığını, haklarındaki iddiaların tam incelenmeden varsayımlar üzerine cezalandırıldıklarını ve itiraz makamlarının etkili bir denetim yapmadığını ifade ederek adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken özellikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) düzenlemeleri üzerinde durmuştur.

Mahkeme, HAGB kurumu ile ilgili yerleşik içtihat prensiplerini, bilhassa Atilla Yazar ve diğerleri Genel Kurul kararında belirlenen ilkeleri temel almıştır. Bu ilkelere göre, HAGB kurumunun uygulanmasında sanıkların irade beyanlarının alınması usulünde ciddi güvence eksiklikleri bulunmaktadır. Yerel mahkemelerce verilen gerekçeli kararların, yalnızca isnat edilen eylemin veya kanun hükmünün tekrarından ibaret olmaması, davayla doğrudan ilgili hususları tartışan yeterli bir gerekçe içermesi zorunludur. Aksi durum, iddia karşısında savunma makamının sahip olduğu güvenceleri yeterince koruyamamakta ve onu iddia makamı karşısında dezavantajlı hale getirmektedir.

Ayrıca, 5271 sayılı Kanun m. 231 kapsamında HAGB kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesi usulü de temel bir sorun alanı olarak tespit edilmiştir. İtiraz mercilerinin, sadece kararın şekli şartları taşıyıp taşımadığını denetleyip, hukuka aykırılık bulunmadığını bildiren tek cümlelik şablon kararlarla itirazları reddetmesi, adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. İtiraz kanun yolunun; başvuranların iddia ve delillerini dikkate alan, çatışan menfaatleri dengeleyen ve temel haklara yapılan müdahalenin ölçülülüğünü denetleyen etkili bir yol olması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, daha önce 5271 sayılı Kanun'un ilgili fıkralarını, etkili bir denetim yolu öngörmediği ve kamu gücünün keyfi davranışlarının önüne geçemediği gerekçesiyle iptal ettiğini hatırlatarak, adil yargılanma hakkının usuli güvencelerinin eksiksiz sağlanması gerektiğini vurgulamıştır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuru dosyasında yer alan yargılamaları incelediğinde, başvurucular hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının adil yargılanma hakkının temel güvencelerini sağlamadığını tespit etmiştir. Mahkeme, yerel mahkemelerin verdikleri kararlarda suçun sübutuna dair yeterli gerekçe sunmadıklarını, yargılamalar sırasında başvurucuların delil sunma ve tanık dinletme gibi davanın seyrini ve sonucunu doğrudan etkileyebilecek taleplerinin ya hiç karşılanmadığını ya da herhangi bir somut hukuki gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini saptamıştır. Bu tutum, yargılama esnasında silahların eşitliği ilkesini zedelemiş ve savunma makamını iddia makamı karşısında çaresiz bırakmıştır.

Bununla birlikte, başvurucuların yerel mahkeme kararlarına karşı yaptıkları itirazlar üzerine itiraz mercilerinin izlediği yöntem de denetlenmiştir. İtiraz makamlarının, başvurucuların ileri sürdüğü maddi ve hukuki argümanları esastan incelemediği, yalnızca HAGB kararının kanundaki şekli şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde son derece yüzeysel bir değerlendirme yaptığı görülmüştür. İtiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak ve kalıplaşmış tek cümlelik gerekçelerle ret kararları vermesi, başvurucuların iddialarına etkili bir hukuki yanıt verilmediğini açıkça ortaya koymuştur.

Anayasa Mahkemesi, HAGB kurumuna ilişkin daha önce verdiği iptal ve ihlal kararlarını da göz önünde bulundurarak, başvuruya konu yargılamaların Anayasa'da teminat altına alınan adil yargılama ilkelerine uygun yürütülmediği kanaatine varmıştır. Usuli güvenceleri ortadan kaldıran ve etkili bir denetim mekanizmasından yoksun olan bu HAGB uygulamasının, hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını zedelediği açıkça vurgulanmıştır. Başvurucuların makul sürede yargılanma hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile seyahat özgürlüğü iddiaları ise başvuru yollarının tüketilmemesi, süre aşımı ve konu bakımından yetkisizlik nedenleriyle kabul edilemez bulunmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, başvurucuların adil yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

HAGB kararı verdiler ama delillerimi hiç incelemediler, bu normal mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararına göre bu durum hukuka uygun değildir. Mahkemelerin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verirken delillerinizi değerlendirmemesi ve matbu gerekçeler kullanması adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Mahkemelerin isnat edilen eylemi varsayımlar üzerinden değil, dosyayla ilgili hususları tartışarak yeterli bir gerekçeyle açıklaması zorunludur.
HAGB kararına itiraz ettim, matbu bir cümleyle reddedildi. Ne yapabilirim? expand_more
İtiraz mercilerinin HAGB kararlarına yapılan itirazları dosyanın esasına girmeden, tek cümlelik şablon gerekçelerle reddetmesi hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi, itiraz makamlarının sadece şekli şartları değil, sizin ileri sürdüğünüz maddi ve hukuki argümanları da esastan incelemesi gerektiğini belirtmiştir. Etkili bir denetim yapılmadan verilen bu ret kararları adil yargılanma hakkınızı ihlal etmektedir.
Mahkeme HAGB kararı verdi ama tanıklarımı dinlemedi, buna hakkı var mı? expand_more
Hayır, mahkemenin savunma hakkınızı bu şekilde kısıtlamaya hakkı yoktur. Anayasa Mahkemesi kararına göre, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek tanık dinletme veya delil sunma taleplerinizin somut hukuki bir gerekçe gösterilmeden reddedilmesi silahların eşitliği ilkesini zedeler. Bu tür yaklaşımlar sanığı iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürdüğü için adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturur.
Haksız yere verilen HAGB kararı için Anayasa Mahkemesi ne karar veriyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, sanığın delil sunma hakkının kısıtlandığı ve itirazların yalnızca şekli incelemelerle geçiştirildiği HAGB süreçlerini hak ihlali olarak kabul etmektedir. Yüksek Mahkeme, bu tür eksik incelemeye dayalı dosyalarda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmekte ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir