Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Şirin Akpınar ve Diğerleri Kararı 2023/16 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Şirin Akpınar ve Diğerleri Kararı 2023/16 B.

Bu karar, ceza yargılamasında oldukça sık başvurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma biçimine ve söz konusu kararlara karşı yapılan itirazların mahkemelerce nasıl incelenmesi gerektiğine dair son derece önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına yönelik itirazların, itiraz mercileri tarafından yalnızca şekli şartlar yönünden incelenip soyut ve basmakalıp gerekçelerle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını derinden zedelediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Karar, HAGB süreçlerinde sanıkların savunma haklarının, delillerin toplanması ve itirazların esastan incelenmesi yükümlülüklerinin göz ardı edilemeyeceğinin altını çizmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/16
Karar Tarihi 31.10.2024
Taraf Mehmet Şirin Akpınar ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel HAGB itirazlarında esastan inceleme yapılması zorunludur.
  • gavel İtiraz mercileri kalıplaşmış gerekçelerle ret kararı veremez.
  • gavel HAGB kurumu usuli güvenceleri eksiksiz şekilde sağlamalıdır.
  • gavel Sanığın hukuki argümanları mahkemelerce mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu karar, ceza yargılamasında oldukça sık başvurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma biçimine ve söz konusu kararlara karşı yapılan itirazların mahkemelerce nasıl incelenmesi gerektiğine dair son derece önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarına yönelik itirazların, itiraz mercileri tarafından yalnızca şekli şartlar yönünden incelenip soyut ve basmakalıp gerekçelerle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını derinden zedelediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Karar, HAGB süreçlerinde sanıkların savunma haklarının, delillerin toplanması ve itirazların esastan incelenmesi yükümlülüklerinin göz ardı edilemeyeceğinin altını çizmektedir.

Uygulamadaki önemi ve emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar, Anayasa Mahkemesinin HAGB kurumuna yönelik sistemsel eleştirilerinin ve yakın zamandaki iptal kararlarının somut başvurulardaki doğrudan yansıması niteliğindedir. Yerel mahkemelerin ve itiraz mercilerinin, HAGB kararlarına yönelik incelemelerinde davanın esasına girmeleri, sanığın iddia ve delillerini titizlikle değerlendirmeleri gerektiği vurgulanmaktadır. Benzer davalar için güçlü bir emsal teşkil eden bu içtihat, HAGB itirazlarının artık yüzeysel bir dosya denetiminden öteye geçerek, silahların eşitliği ve gerekçeli karar hakkı standartlarına uygun, etkili ve derinlemesine bir yargısal denetime tabi tutulmasını zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, haklarında açılan çeşitli ceza davalarında mahkûm edilmiş, ancak yerel mahkemeler tarafından bu mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. Başvurucular, kararlara karşı üst mercilere itiraz etmişlerdir. İtirazlarında, kendilerine yüklenen suçların sabit olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, varsayımlar üzerinden ceza verildiğini, tanık dinletme ile delil sunma taleplerinin reddedildiğini ve kararların yeterli gerekçe içermediğini ileri sürmüşlerdir.

Ancak itiraz mercileri, HAGB kararlarının yalnızca şekli şartlara uygun olup olmadığını inceleyerek, matbu ve soyut gerekçelerle itirazları reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucular, itiraz mercilerinin esastan bir inceleme yapmaması ve argümanlarını değerlendirmemesi nedeniyle hak arama yollarının etkisiz hale geldiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuşlardır. Ayrıca uzun yargılama süreleri ve uygulanan adli kontrol (yurtdışına çıkış yasağı) tedbirleri nedeniyle de mağduriyet yaşadıklarını ifade etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken özellikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve etkili başvuru hakkı ilkelerine dayanmıştır. Değerlendirmelerde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 kapsamında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun işleyişi ve itiraz kanun yolunun hukuki niteliği temel alınmıştır.

Mahkeme, önceki yerleşik içtihatlarına, özellikle Atilla Yazar ve diğerleri emsal kararına atıf yaparak HAGB kurumunun uygulanmasında sanıklara sağlanan usuli güvencelerin önemini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi, HAGB uygulamasında ilk derece mahkemelerince verilen gerekçeli kararların, sanıklara isnat edilen fiillerin tekrarından ibaret olmaması ve kanun hükmünün soyut tekrarından kaçınılması gerektiğine işaret etmiştir. Aynı zamanda silahların eşitliği ilkesi gereği, iddia makamı karşısında savunma makamının sahip olduğu güvencelerin yeterince korunması ve dezavantajlı hale getirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231'in 12. fıkrasında yer alan ve HAGB kararlarına karşı itiraz yolunu düzenleyen kuralın, itiraz mercilerinin çatışan menfaatleri dengelemesi, iddia ve delilleri etkili bir şekilde değerlendirmesi konusunda yeterli bir denetim mekanizması öngörmediği hatırlatılmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu durumun keyfi davranışların önüne geçilmesini engellediği gerekçesiyle ilgili kuralı anayasallık denetimine tabi tutarak daha önce iptal ettiğini ve HAGB şartlarını düzenleyen kuralların bütünüyle iptaline karar verildiğini ifade etmiştir. Bu kararlar, somut olayda adil yargılanma hakkı kapsamında hukuki bir dayanak olarak kullanılmıştır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruyu incelerken, başvurucular hakkında yürütülen yargılamaların ve verilen HAGB kararlarının adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelere uygun şekilde yürütülmediğini tespit etmiştir. İtiraz mercilerinin, HAGB itirazları üzerine verdikleri kararları dosya üzerinden yeknesak bir şekilde ve sadece şekli şartlar yönünden incelediği belirlenmiştir. İtiraz mercilerinin, davayla doğrudan ilgili olan hususları ayrıca değerlendirerek yeterli bir gerekçeyle cevap verme yükümlülüklerini sistemsel olarak yerine getirmedikleri vurgulanmıştır. İlk derece mahkemelerinin ve itiraz mercilerinin izlediği bu usul ve yöntemin, silahların eşitliği ilkesine aykırı düştüğü ve savunma makamını dezavantajlı duruma soktuğu ifade edilmiştir.

Mahkeme ayrıca, başvurucuların makul sürede yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile seyahat özgürlüğü gibi diğer iddialarını da incelemiştir. Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetler başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin iddialar süre aşımı nedeniyle, adli kontrol tedbiri kaynaklı seyahat özgürlüğü şikayetleri ise konu bakımından yetkisizlik nedenleriyle kabul edilemez bulunmuştur. Buna karşın, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olmadığına kanaat getirilmiştir.

Adil yargılanma hakkının ihlaline neden olan durumun ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğuna dikkat çekilmiş, yapılacak yeniden yargılamada Anayasa Mahkemesinin iptal ve ihlal kararlarında belirtilen ilkelere uygun olarak beraat veya düşme kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucuların adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla kararın ilgili mahkemelere gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına karar verip başvuruyu kabul etmiştir.

HAGB kararına itiraz ettim ama dosyamı hiç incelemeden reddettiler, bu yasal mı? expand_more
Hayır, bu durum adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarına yapılan itirazlar yalnızca şekli şartlar yönünden, yüzeysel bir dosya denetimiyle incelenemez. İtiraz mercileri uyuşmazlığın esasına girmek, davanın detaylarını ve sanığın iddia ve delillerini titizlikle değerlendirmek zorundadır. Sadece matbu ve soyut gerekçelerle, dosya içeriğine bakılmaksızın verilen ret kararları hukuka aykırıdır ve sanığın usuli güvencelerini zedeler.
Mahkeme tanıklarımı ve delillerimi dikkate almadan HAGB verdi, ne yapmalıyım? expand_more
Mahkemenin sanığın hukuki argümanlarını, delil sunma ve tanık dinletme gibi taleplerini dikkate almadan, eksik inceleme veya varsayımlar üzerinden HAGB kararı vermesi savunma hakkını ağır şekilde kısıtlar. Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararı uyarınca, itiraz mercileri bu tür eksiklikleri esastan incelemek ve silahların eşitliği ilkesi gereğince savunma makamını iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürmemekle yükümlüdür. İtirazınızın esastan incelenmemesi ve bu taleplerinizin göz ardı edilmesi hak arama yollarını etkisiz hale getireceği için Anayasa Mahkemesi nezdinde hak ihlali oluşturur.
HAGB itirazım kopyala yapıştır bir kararla reddedildi, bu durumda ne olur? expand_more
İtiraz mercilerinin kalıplaşmış, kanun hükmünün soyut tekrarından ibaret ve basmakalıp gerekçelerle ret kararı vermesi anayasal bir güvence olan gerekçeli karar hakkının ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin sanıklara isnat edilen fiillerin tekrarı yerine, uyuşmazlıkla doğrudan ilgili hususlara yeterli ve tatminkâr bir gerekçeyle cevap vermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu şekilde dosya üzerinden verilmiş yeknesak ret kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğunda, adil yargılanma hakkının ihlaline hükmedilmektedir.
Anayasa Mahkemesi HAGB dosyamda hak ihlali bulursa süreç nasıl işler? expand_more
Anayasa Mahkemesi itirazınızın esastan incelenmemesi veya gerekçesiz bırakılması sebebiyle adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiğini tespit ederse, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verir ve dosyayı ilgili yerel mahkemeye gönderir. Yapılacak bu yeniden yargılamada, mahkemelerin yüksek mahkemenin belirlediği ilkelere, usuli güvencelere ve savunma haklarına riayet ederek dosyayı esastan incelemesi ve beraat veya düşme kararı verilip verilemeyeceğini kanunlara uygun şekilde yeniden değerlendirmesi zorunludur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir