Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2011/12129 E. 2013/14507 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2011/12129 |
| Karar No | 2013/14507 |
| Karar Tarihi | 15.05.2013 |
| Dava Türü | Alacak |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Fazla çalışma ispatında yazılı belgeler önceliklidir.
- Kapıcıların çalışma mesaisi mevsimsel farklılıklar gösterebilir.
- Hafta tatili hesabı çalışma çizelgesine dayanmalıdır.
Bu karar, apartman görevlilerinin çalışma saatlerinin ve işçilik alacaklarının hesaplanmasında mevsimsel farklılıkların ve işyerine özgü yazılı çizelgelerin ne denli kritik bir role sahip olduğunu hukuken ortaya koymaktadır. Günlük olağan iş akışı içinde apartman görevlilerinin mesai sürelerinin fabrika veya ofis çalışanları gibi standart değerlendirilemeyeceği, bu durumun yaz ve kış aylarında değişkenlik gösteren iş yükü ile doğrudan bağlantılı olduğu vurgulanmaktadır. Mahkemelerin sadece tanık beyanlarına dayanarak değil, aynı zamanda apartman yönetimi tarafından tutulan ve çalışma saatlerini gösteren yazılı çizelgeleri de dikkate alarak sonuca ulaşması gerektiği içtihat edilmiştir.
Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi, özellikle kapıcıların fazla mesai ve hafta tatili alacakları hesaplanırken yazılı delillerin birincil öneme sahip olmasıdır. Uygulamada sıkça rastlanan apartman görevlisi davalarında, iş mahkemelerinin salt sözlü beyanlarla eksik inceleme yaparak karar vermesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. İşveren tarafından düzenlenen çalışma saatleri çizelgelerinin hükme esas alınmaması, Yargıtay nezdinde doğrudan ve kesin bir bozma sebebi olarak kabul edilmiş olup, bu durum hak kayıplarını önlemek adına uygulamadaki tüm taraflara yol gösterici niteliktedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, davalıya ait apartmanda altı yıl boyunca kapıcı olarak görev yapmış, sonrasında işverenin kendisine ve ailesine psikolojik şiddet uygulayarak işi bırakmaya zorladığını iddia etmiştir. Davacı, haftanın yedi günü sabah erken saatlerden gece yarısına kadar çalışmasına rağmen fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem tazminatı ile geriye dönük işçilik alacaklarının ve manevi tazminatın kendisine ödenmesini talep etmiştir.
Buna karşılık davalı işveren yönetimi, binanın merkezi ısıtma sistemine sahip olduğunu, kapıcının sadece çöp dökme, temizlik ve bahçe sulama gibi hafif işler yaptığını savunmuştur. Ayrıca işçinin görevlerini sık sık aksattığı, uyarıları dikkate almadığı ve son olarak izinsiz şekilde işi terk ettiği için iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında 4857 sayılı İş Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Konut Kapıcıları Yönetmeliği gelmektedir. İş hukukunun yerleşik prensiplerine göre, bir işçinin normal mesai saatlerini aşarak fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili veya ulusal bayramlarda çalışıp çalışmadığı hususlarının ispat yükü kural olarak davacı işçinin üzerindedir. İşçi, bu iddialarını bordrolar, yazılı belgeler veya işyeri tanıklarının beyanları ile ispatlamak zorundadır.
Ancak konut kapıcılarının çalışma düzeni, standart iş sözleşmelerinden farklı olarak kendine has birtakım idari özellikler barındırır. 4857 sayılı İş Kanunu uygulamalarında apartman görevlilerinin çalışma süreleri belirlenirken, günlük olağan bakım, temizlik ve çöp toplama saatleri ile serbest dinlenme süreleri birbirinden net biçimde ayrıştırılmalıdır. Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre, kapıcıların çalışma saatleri yaz ve kış mevsimlerine göre büyük değişiklikler gösterebilir. Örneğin kış aylarında kalorifer yakma gibi ek görevler günlük mesai saatlerini doğrudan artırırken, yaz aylarında bu süreler oldukça kısalabilmektedir.
Bu nedenle iş mahkemelerinin, alacak hesaplaması yaparken sadece soyut ve genel tanık beyanlarından ziyade, işyerinde fiilen uygulanan çalışma çizelgelerini dikkate alması hukuki bir zorunluluktur. Dosya kapsamında sunulan yaz ve kış aylarına ait çalışma saatlerini gösterir çizelgeler, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının varlığını ve miktarını belirlemede en kuvvetli delil olarak kabul edilir ve uyuşmazlığın çözümünde temel kural işlevi görür.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosya üzerinden yaptığı incelemede yerel mahkemenin verdiği kararı eksik inceleme yönünden masaya yatırmıştır. Davacı işçinin haftanın yedi günü, sabah 05:00 ile gece 24:00 saatleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı iddiası karşısında yerel mahkeme, salt tanık beyanlarına ve apartmanın merkezi ısıtma sistemine sahip olması olgusuna dayanarak bir kanaate varmıştır. Mahkeme, dinlenen tanık anlatımları doğrultusunda işçinin pazar günleri dinlendiğini ve dini bayramlarda çalışmadığını kabul etmiş, davacının taleplerini bu eksende kısmen hüküm altına almıştır.
Ancak Yüksek Mahkeme, kapıcıların çalışma düzenindeki idari ve mevsimsel farklılıkların göz ardı edilemeyeceğinin altını çizmiştir. Somut olayda, davacının çalıştığı döneme ait olan ve yaz ile kış aylarındaki mesai düzenini ayrıntılı biçimde gösteren özel bir çalışma saatleri çizelgesinin dosya içerisinde bulunduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkemenin, taraflar arasındaki iddiaların aydınlatılmasında kilit rol oynayan bu somut yazılı belgeyi hiç değerlendirmeden, yalnızca sözlü tanık delilleriyle karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının gerçeğe ve hakkaniyete uygun şekilde hesaplanabilmesi için, bahsi geçen mesai çizelgesinin alanında uzman bilirkişilerce detaylıca incelenmesi gerekmektedir. İşçinin çalışma saatlerinin söz konusu çizelgede belirtilen aralıklara uyup uymadığının denetlenmemesi, adil bir yargılama yapılmasını doğrudan engellemiştir.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki yazılı çalışma çizelgelerinin dikkate alınmaması suretiyle eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.