Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 5. Dairesi 2021/3106 E. 2023/736 K.

Danıştay Danıştay 5. Dairesi 2021/3106 E. 2023/736 K.

Bu karar, olağanüstü hal sonrası dönemde tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemlerinin yargısal denetiminde idari yargı mercilerinin izlemesi gereken yöntemi son derece net bir biçimde ortaya koymaktadır. Danıştay, idari bir tedbir olan ihraç işlemlerinin değerlendirilmesinde, ceza yargılamasındaki delil standartlarının ve beraat kararlarının tek başına belirleyici olamayacağını kesin bir dille ifade etmiştir. Mahkemelerin sadece ceza davasındaki beraat veya takipsizlik sonucuna dayanarak idari işlemin iptaline karar vermesini hukuka aykırı bulmuş, resen araştırma ilkesi gereği idari yargı yerinin çok boyutlu ve geniş bir kurum taraması yapması gerektiğine işaret etmiştir.
search

Danıştay
Danıştay 5. Dairesi 2021/3106 E. 2023/736 K.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 5. Dairesi
Esas No 2021/3106
Karar No 2023/736
Karar Tarihi 06.02.2023
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Ceza yargılamasındaki beraat kararı idareyi doğrudan bağlamaz.
İltisak ve irtibat kavramları ceza hukukundaki üyelikten farklıdır.
İdari yargı yerleri resen araştırma ilkesini titizlikle işletmelidir.
Kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğü esastır.

Bu karar, olağanüstü hal sonrası dönemde tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemlerinin yargısal denetiminde idari yargı mercilerinin izlemesi gereken yöntemi son derece net bir biçimde ortaya koymaktadır. Danıştay, idari bir tedbir olan ihraç işlemlerinin değerlendirilmesinde, ceza yargılamasındaki delil standartlarının ve beraat kararlarının tek başına belirleyici olamayacağını kesin bir dille ifade etmiştir. Mahkemelerin sadece ceza davasındaki beraat veya takipsizlik sonucuna dayanarak idari işlemin iptaline karar vermesini hukuka aykırı bulmuş, resen araştırma ilkesi gereği idari yargı yerinin çok boyutlu ve geniş bir kurum taraması yapması gerektiğine işaret etmiştir.

Kararın emsal etkisi, terör örgütleriyle iltisak ve irtibat değerlendirmesinin ceza hukuku anlamında "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan daha alt bir eşikte, idari bir önlem boyutuyla ele alınması gerektiğini sabitlemesinden ileri gelmektedir. Uygulamada, ceza mahkemelerinden delil yetersizliği veya suçun sabit olmaması gibi gerekçelerle beraat eden pek çok kamu görevlisinin idari yargıda açtığı iade davalarında bu kararın belirleyici bir yönü olacaktır. Danıştay, idare mahkemelerine Emniyet, MASAK, MEB, TMSF gibi kurumlardan geniş çaplı veri toplayarak, ilgilinin örgütle bağını bu bütüncül çerçevede bizzat inceleme görevi yüklemekte, bu adımlar atılmadan verilen kararların "eksik inceleme" sebebiyle bozulacağını açıkça göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde mühimmat bölüğünde üsteğmen olarak görev yapan davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılması işleminden kaynaklanmaktadır. Davacı, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat ettiğini, örgütle hiçbir bağının bulunmadığını ileri sürerek ihraç işleminin iptali ve yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının iadesi istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının ceza davasında beraat etmesini gerekçe göstererek işlemi iptal etmiştir. Davalı idare olan Milli Savunma Bakanlığı ise, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza yargılamasından bağımsız ve olağanüstü bir idari tedbir olduğunu, idari yargı yerinin gerekli kurumsal araştırmaları yapmadan eksik incelemeyle haksız bir iptal kararı verdiğini belirterek kararı üst yargı mercilerine taşımıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın temelinde, olağanüstü hal sonrasında kamu görevlilerinin ihracına dayanak teşkil eden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi yer almaktadır. Bu madde uyarınca, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılması öngörülmektedir. Bu tedbir, ceza hukuku anlamında bir mahkûmiyet veya disiplin cezası değil, milli güvenliğin korunmasına yönelik olağanüstü bir önlemdir.

Anayasa Mahkemesinin içtihatlarına göre "iltisak" kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; "irtibat" kavramı ise bağlantılı anlamlarını taşımaktadır. Bu kavramlar, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran, terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantıyı ifade eder. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu ve devlete sadakatin, memuriyetin doğasında var olan bir şart olduğunu vurgulamaktadır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.20 uyarınca idari yargı mercileri "resen araştırma ilkesi" ile bağlıdır. Bu ilke, mahkemelerin tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip, uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü bilgi ve belgeyi ilgili kurumlardan kendiliğinden toplamasını emreder. İdari bir işlem olan kamu görevinden çıkarma tedbirinin hukuka uygunluğu denetlenirken, ceza mahkemesinin beraat kararı idari yargı hâkimini mutlak olarak bağlamaz. İdari yargı yeri, ilgilinin anayasal düzene sadakatini yitirip yitirmediğini kendi usul kuralları ve delil standartları çerçevesinde çok yönlü olarak değerlendirmek zorundadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 5. Dairesi, ilk derece mahkemesinin iptal kararını ve bölge idare mahkemesinin istinaf ret kararını incelerken, davacının ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının idari yargıdaki iptal davası için tek başına yeterli bir gerekçe olamayacağına dikkat çekmiştir. Mahkemenin, ihraç işlemine dayanak alınan iltisak ve irtibat unsurlarını kendi yetkisi kapsamında, idare hukukunun sınırları içerisinde araştırması gerekirken, bu yönde hiçbir araştırma yapmadan yalnızca ceza davasındaki beraat kararına dayanması eksik inceleme olarak nitelendirilmiştir.

Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına atıf yapılarak FETÖ/PDY'nin özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki gizli, atipik ve hücresel yapılanması, ankesörlü/ardışık arama yöntemleri ve devlete sızma stratejileri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Danıştay, idare mahkemesinin resen araştırma ilkesi gereği; Emniyet Genel Müdürlüğünden ByLock ve ankesörlü arama kayıtlarını, TMSF'den Asya Katılım Bankası hesap hareketlerini, Milli Eğitim Bakanlığından örgütle iltisaklı kurumlardaki eğitim kayıtlarını, MASAK'tan şüpheli para transferlerini, İçişleri Bakanlığından ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden kapatılan dernek veya vakıflara üyelik durumlarını detaylı ve spesifik sorularla kurumlardan istemesi gerektiğini belirtmiştir.

Tüm bu kurumsal veriler toplandıktan ve davacıya tebliğ edilip savunması alındıktan sonra, ceza yargılamasındaki deliller de (beraat kararına rağmen) irtibat ve iltisak noktasında idari yargıda mutlaka değerlendirilmelidir. İdare mahkemesinin bu adımları atmadan, davalı idarenin sunduğu dayanakları bizzat teyit edip kendi değerlendirmesini yapmadan verdiği iptal kararının, idari yargılama usulüne ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak Danıştay 5. Dairesi, mahkemece gerekli kurumsal araştırmalar yapılmadan eksik incelemeyle iptal kararı verilmesini ve istinaf başvurusunun reddedilmesini hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.

Ceza davasından beraat ettim, kesin olarak işime geri dönebilir miyim? expand_more
Danıştay kararlarına göre, ceza yargılamasındaki beraat kararı idareyi ve idari yargı yerini doğrudan bağlamaz. Kamu görevinden çıkarma işlemi, ceza hukuku anlamında bir mahkûmiyet değil, milli güvenliğin korunmasına yönelik idari bir tedbirdir. İdari mahkemeler, ceza davasından beraat etmiş olsanız bile devlete sadakat yükümlülüğünüzü ve terör örgütleriyle iltisak ya da irtibatınızın bulunup bulunmadığını kendi usul kuralları çerçevesinde ayrıca değerlendirmek zorundadır.
Terör örgütü üyesi değilim, neden "iltisaklı" denilerek memurluktan atıldım? expand_more
Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarına göre "iltisak" ve "irtibat" kavramları, ceza hukukundaki katı "örgüt üyeliği" suçundan çok daha alt düzeyde ve atipik bir bağlantıyı ifade eder. Devletin tüm memurlarından beklediği en temel unsur anayasal düzene sadakattir ve bu memuriyetin doğasında var olan bir şarttır. Dolayısıyla, hapis cezası gerektirecek boyutta organik bir örgüt üyeliğiniz ispatlanamasa da, yapıyla daha az yoğun olan bağınızın (iltisakınızın) tespit edilmesi, ihraç tedbiri için hukuken yeterli kabul edilmektedir.
İşe iade davamda idare mahkemesi neleri araştıracak, hangi kurumlara soracak? expand_more
İdari mahkemeler, idari yargılama usulündeki "resen araştırma ilkesi" gereğince davanızı çok yönlü olarak ve derinlemesine incelemek zorundadır. Sadece ceza mahkemesinde beraat edip etmediğinize bakılmaz; Emniyetten ankesörlü arama veya şifreli haberleşme (ByLock) kayıtlarınız, MASAK'tan şüpheli para transferleriniz, TMSF'den kapatılan banka hesap hareketleriniz ve ilgili kurumlardan kapatılan vakıf veya derneklere üyelik durumunuz mutlaka soruşturulur. Bu detaylı kurumsal taramalar yapılmadan yalnızca beraat kararına dayanılarak verilen iptal (işe iade) kararları, Danıştay tarafından eksik inceleme gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak bozulmaktadır.
KHK ile ihraç edilmek normal bir disiplin cezası mıdır? expand_more
Hayır, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi kapsamında uygulanan ihraç işlemi olağan bir disiplin cezası değildir. Danıştay bu işlemi, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapılara karşı alınan, kişinin anayasal sisteme sadakatini yitirmesi temelinde uygulanan "olağanüstü idari bir önlem" olarak nitelendirmektedir. Bu nedenle yargısal denetimi, normal bir disiplin soruşturmasının şekil kurallarından ziyade, kişinin milli güvenlik açısından risk oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde gerçekleştirilir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir