Anasayfa Karar Bülteni AYM | Ali Börklü | BN. 2022/12816

Karar Bülteni

AYM Ali Börklü BN. 2022/12816

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/12816
Karar Tarihi 04.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Bilirkişi incelemesi adil yargılanmanın temel gereğidir.
  • Silahların eşitliği ilkesi usulde dezavantajı yasaklar.
  • Uzmanlık gerektiren konularda rapor alınması zorunludur.
  • İspat külfetinde taraflar arası makul denge gözetilmelidir.

Bu karar, idari yargılamalarda teknik ve tıbbi uzmanlık gerektiren uyuşmazlıklarda mahkemelerin resen araştırma ilkesini ve bilirkişi incelemesini nasıl uygulaması gerektiği bakımından oldukça kritik bir anlama sahiptir. Anayasa Mahkemesi, vazife malullüğü talebiyle açılan iptal davalarında, kişinin hastalığı ile ifa ettiği zorlu kamu görevi arasında bir illiyet bağı bulunup bulunmadığının sadece idari aşamadaki mevcut evraklar üzerinden değil, muhakkak uzman hekimlerden oluşan bir sağlık kurulu veya bilirkişi heyeti raporuyla tespit edilmesi gerektiğini açık bir biçimde vurgulamıştır. Bireyin kendi kısıtlı imkânlarıyla ispatlaması son derece zor olan böylesi tıbbi ve teknik olgularda, mahkemenin maddi gerçeği ortaya çıkarmak adına uzman görüşüne başvurmaması, bireyi idare karşısında usule ilişkin haklar bakımından belirgin şekilde zayıf duruma düşüren ağır bir hukuki eksiklik olarak nitelendirilmiştir.

Benzer davalarda çok güçlü bir emsal teşkil eden bu anayasal karar, bilhassa Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile emniyet görevlilerinin terörle mücadele sürecinde veya zorlu mesleki şartlar altında edindikleri iddia edilen meslek hastalıklarının vazife malullüğü kapsamında değerlendirilmesinde önemli bir koruma kalkanı işlevi görecektir. Yargı mercileri, bundan böyle salt illiyet bağının somut olaylarla kurulamadığı gerekçesiyle davayı doğrudan reddetmek yerine, uyuşmazlığın esasına etki edecek iddiaları aydınlatmak ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlamak adına uzman bilirkişi incelemesi yaptırmakla yükümlü olduklarını gözetmek zorundadır. İdari yargı pratiğinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin daha aktif ve etkili bir biçimde hayata geçirilmesini sağlayacak olan bu içtihat, idare ile vatandaş arasındaki ispat yükü dengesini vatandaş lehine koruyan adil bir yargılama standardı tesis etmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapan başvurucu, terörle mücadele operasyonları sırasında kullanılan silah ve patlayıcıların tesiriyle işitme kaybına uğradığını belirtmiştir. Sağlık kurulu raporuyla orduda görev yapamayacağı tespit edilen başvurucu, adi malul olarak emekliye ayrılmıştır. Daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak meydana gelen sakatlık durumunun terör operasyonlarından kaynaklandığını ileri sürmüş ve vazife malulü sayılarak aylık bağlanmasını talep etmiştir. İdarenin bu talebi zımnen reddetmesi üzerine başvurucu, ret işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme, işitme kaybının operasyonlar sırasında meydana geldiğine dair somut bir olay belirtilmediğini ve eski sağlık raporlarının sadece sözleşme yenileme amacıyla alındığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Başvurucu ise, alanında uzmanlık gerektiren bu rahatsızlığın göreve bağlı olup olmadığı konusunda tıbbi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan doğrudan ret kararı verilmesinin haksız olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, bireylerin mahkemeler önünde iddia ve savunmalarını adil bir denge içinde sunabilmelerini teminat altına alan temel bir insan hakkıdır. Bu kapsamda özellikle öne çıkan silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından tamamen aynı koşullara tabi tutulmasını ve taraflardan hiçbirinin diğerine göre daha zayıf ve dezavantajlı bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olmasını emretmektedir. Çelişmeli yargılama ilkesi ise uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma ve karşı tarafın delillerini çürütme imkânı tanınmasını zorunlu kılar.

Vazife malullüğü uyuşmazlıkları, bilhassa da 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilecek vazife malulü sayılma talepleri, kişinin yürüttüğü ağır görev koşulları ile meydana gelen bedensel veya ruhsal araz arasındaki doğrudan illiyet bağının tıbbi ve teknik detaylı bir incelemeyle ortaya konulmasını şart koşmaktadır. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi, mahkemeler önünde görülen herhangi bir davada bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek veya delil takdiri yapmak değildir. Ancak Anayasa Mahkemesinin, tarafların öne sürdüğü ve uyuşmazlığın esasına son derece etkili olan temel iddiaların işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde ve derinlikte incelenip incelenmediğini denetleme yetkisi bulunmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idari yargı yerleri, maddi gerçeği araştırma (resen araştırma) ilkesi gereği, özel uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren tıbbi uyuşmazlıklarda mutlaka bilirkişi raporu almalıdır. İspat külfeti hususunda kamu gücünü kullanan idare karşısında vatandaşın kendi imkânlarıyla ispatta zorlanacağı konularda dezavantajlı ve çaresiz bir konuma düşürülmesi, adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden olan silahların eşitliği prensibini kökünden sarsan ve ihlal eden bir husustur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut uyuşmazlıkta başvurucunun silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin açıkça ihlal edildiği yönündeki iddialarını derinlemesine incelemiştir. Başvurucunun askerî hastanelerden daha önceki yıllarda periyodik olarak aldığı raporlarda görevini layıkıyla yapmasına engel nitelikte hiçbir tıbbi durumun olmadığı yetkili kurumlarca tespit edilmiştir. Sağlıklı bir biçimde mesleğine başlayan başvurucunun, daha sonra gelişen ağır işitme kaybı nedeniyle malul hâle gelmesinin, doğrudan doğruya icra ettiği zorlu kamu görevinden ve bizzat katıldığı terörle mücadele operasyonlarındaki silah ile patlayıcı seslerinden kaynaklandığı yönündeki iddiasının dayanaktan yoksun veya bütünüyle temelsiz olduğu kesinlikle söylenemez.

Bununla birlikte, başvurucunun kalıcı rahatsızlığının bizzat askerî görevden kaynaklandığını kendi bireysel imkânlarıyla, tamamen teknik ve tıbbi bir veriyi hukuki bir mahkemede uzman bir rapor olmaksızın somut olarak ispatlaması fiilen imkânsızdır. Başvurucunun esasa etkili olan bu güçlü iddiasının açıklığa kavuşturulması, ancak mahkemeye tanınan yasal yetki ve imkân kullanılarak tam donanımlı sağlık kurumlarından tıbbi bir kurul raporu veya liyakatli bir uzman bilirkişi mütalaası alınması suretiyle mümkün olabilirdi. Zira mesleki ilişik kesme noktasına varan kalıcı işitme kaybında, terörle mücadele görevinin doğrudan bir etkisi olup olmadığı hususu yalnızca kendi alanında uzman hekimlerin yapacağı kapsamlı bir tıbbi inceleme ile saptanabilir mahiyettedir.

Derece mahkemesinin, başvurucunun iddialarını somut bir sonuca bağlayacak nitelikte teknik bir uzman incelemesi yaptırmaksızın, dosyada zaten yer alan ve geçmiş yıllarda sadece sözleşme yenileme amacıyla alınmış eski yüzeysel raporlar üzerinden uyuşmazlığı hızla sonuçlandırması açık bir eksik inceleme niteliği taşımaktadır. Başvurucunun, meslek hastalığını ve idarenin sorumluluğunu ispatlamasında hayati bir öneme sahip olan bilirkişi incelemesi talebinin hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden dikkate alınmaması, kendisinin davalı idare karşısında usule ilişkin imkânlar bakımından açıkça zayıf ve oldukça dezavantajlı bir konuma düşürülmesine neden olmuştur. Bu durum, yargılamanın genel seyrinde taraflar arasındaki adil dengeyi telafisi imkânsız bir biçimde bozarak anayasal bir güvence olan adil yargılanma hakkının temel bileşenlerini zedelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: