Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi İhsan Budak ve Diğerleri Kararı 2023/11924 B.

Anayasa Mahkemesi İhsan Budak ve Diğerleri Kararı 2023/11924 B.

Bu karar, avukatlık stajına başlamak isteyen ancak haklarında devam eden ceza kovuşturması bulunan adayların hukuki statüsünü ve mesleki geleceklerini güvence altına alması bakımından büyük bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, kanuni düzenlemelerde avukatlığa kabul aşamasında öngörülen kovuşturma sonunu bekleme kuralının, idari makamlar ve derece mahkemelerince kıyas yoluyla staja başlama aşamasına genişletilemeyeceğini net bir biçimde ortaya koymuştur. Yüksek Mahkeme, hak ve özgürlükleri daraltan bu tür genişletici yorumların hukuki öngörülebilirlik ilkesine ve özel hayata saygı hakkına açıkça aykırı olduğunu tescil etmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
İhsan Budak ve Diğerleri Kararı 2023/11924 B.

8 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2023/11924
Karar Tarihi 17.12.2024
Taraf İhsan Budak ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Avukatlık stajının ötelenmesi kanunda açıkça düzenlenmemiştir.
Staja kabulün ötelenmesi öngörülemez bir yorumdur.
Hakkın daraltıcı yorumlanması özel hayata müdahaledir.
Devam eden kovuşturma staja engel olamaz.

Bu karar, avukatlık stajına başlamak isteyen ancak haklarında devam eden ceza kovuşturması bulunan adayların hukuki statüsünü ve mesleki geleceklerini güvence altına alması bakımından büyük bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, kanuni düzenlemelerde avukatlığa kabul aşamasında öngörülen kovuşturma sonunu bekleme kuralının, idari makamlar ve derece mahkemelerince kıyas yoluyla staja başlama aşamasına genişletilemeyeceğini net bir biçimde ortaya koymuştur. Yüksek Mahkeme, hak ve özgürlükleri daraltan bu tür genişletici yorumların hukuki öngörülebilirlik ilkesine ve özel hayata saygı hakkına açıkça aykırı olduğunu tescil etmiştir.

Uygulamada barolar tarafından staj listesine yazılmasına karar verilen adayların, Adalet Bakanlığı ve idare mahkemeleri eliyle engellenmesi, yargı sistemimizde sıklıkla karşılaşılan, adayları mesleki hayata atılırken belirsizliğe iten yapısal bir sorundu. Bu karar, idari yargı mercilerinin kanunda açıkça yer almayan bir kısıtlamayı yorum yoluyla stajyer avukat adaylarına uygulayamayacağına dair çok güçlü bir emsal teşkil etmektedir.

Özellikle masumiyet karinesi ve bireylerin mesleki gelişim haklarının korunması ekseninde değerlendirildiğinde, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan kişilerin mesleki eğitim niteliğindeki staj hakkından mahrum bırakılması hukuken orantısız bulunmuştur. Karar, benzer durumdaki binlerce hukuk fakültesi mezununun staj hakkına erişiminde idari ve yargısal makamların daha özgürlükçü ve kanunun açık lafzına sıkı sıkıya bağlı bir tutum benimsemesi gerektiğine işaret ederek, uygulamadaki içtihat birliğini sağlayacak güçlü bir referans niteliğindedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Hukuk fakültesinden başarıyla mezun olan ve mesleğe ilk adımı atmak isteyen başvurucular, yasal zorunluluk olan avukatlık stajına başlamak amacıyla bulundukları illerdeki ilgili barolara müracaat etmişlerdir. Baro yönetim kurulları tarafından yapılan incelemeler sonucunda başvurucuların talepleri kabul edilmiş ve isimleri avukatlık staj listesine yazılmıştır. Ancak ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları, başvurucuların haklarında sürmekte olan ceza davaları bulunduğu gerekçesiyle baroların verdiği bu kabul kararlarına itiraz etmiştir.

Türkiye Barolar Birliği, Cumhuriyet başsavcılıklarının itirazlarını reddederek başvurucuların staja kabul edilmesi yönündeki kararında hukuka uygunluk bularak ısrar etmiştir. Bu gelişme üzerine Adalet Bakanlığı devreye girerek, Türkiye Barolar Birliği aleyhine idari yargı makamları nezdinde staja kabul işlemlerinin iptal edilmesi talebiyle iptal davaları açmıştır. Kendi mesleki gelecekleri tehlikeye giren başvurucular da haklarını savunmak amacıyla bu davalara davalı idare yanında müdahil sıfatıyla katılmışlardır.

Davaları inceleyen idare mahkemeleri, başvurucular hakkında devam eden çeşitli ceza kovuşturmaları bulunduğunu öne sürerek, bu yargılamalar sonuçlanana kadar staja başlamalarının uygun olmayacağı gerekçesiyle Türkiye Barolar Birliğinin staj listesine yazılma işlemlerinin iptaline karar vermiştir. Başvurucular, henüz haklarında verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir ceza mahkûmiyeti bulunmamasına rağmen, sırf derdest olan yargılamalar bahane edilerek mesleki eğitimleri olan avukatlık stajı yapmalarının haksız yere engellendiğini, masumiyet karinelerinin zedelendiğini ileri sürmüşlerdir. Mesleki kariyere adım atmalarının önüne geçilmesi nedeniyle oluşan bu büyük mağduriyetin istinaf ve temyiz yollarında da giderilmemesi üzerine uyuşmazlık bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan kuralların başında Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5 gelmektedir. Özel hayata saygı hakkı, bireylerin kendi mesleki hayatlarını özgürce şekillendirmelerini, dış dünyayla ve sosyal çevreleriyle sağlıklı bir ilişki kurmalarını en üst düzeyde koruma altına alır. Bireyin seçtiği mesleğe kabul edilmesi, o mesleğe özgü bilgi ve becerileri edinmek üzere hazırlık aşaması olan staj sürecine dâhil olması ve bu bağlamda kendini geliştirmesi de doğrudan özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Kişinin mesleğine ve mesleki eğitimine yönelik uygulanan idari ve yargısal tedbirler, bu hakkın doğrudan kullanım alanına temas etmektedir.

Diğer yandan, uyuşmazlığın kanuni dayanağını oluşturduğu iddia edilen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5 hükmünün üçüncü fıkrası, avukatlığa kabul edilecek adaylar hakkında bazı belirli suçlardan dolayı açılmış bir ceza kovuşturması bulunması hâlinde, adayın avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar ertelenebileceğini düzenlemektedir. Bu hüküm, mesleğe kabulü doğrudan ilgilendiren istisnai bir yasal kısıtlamadır. Ancak aynı Kanun'da veya staj sürecini düzenleyen sair mevzuatta, adayların baro staj listesine yazılma veya avukatlık stajına başlama aşamasının devam eden bir kovuşturma sonuna kadar ertelenebileceğine dair hiçbir açık veya örtülü hukuki düzenleme yer almamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik ve köklü içtihatlarına göre, kişilerin temel hak ve özgürlüklerine idare veya yargı mercileri tarafından yapılacak her türlü müdahalenin anayasal sınırlar içinde kalabilmesi için mutlaka kanunilik şartını taşıması gerekmektedir. Kanunilik ilkesi, yapılacak müdahalenin açık, vatandaşlar tarafından erişilebilir ve her şeyden önemlisi öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunmasını zorunlu kılar. Avukatlık stajı yapmanın, ileride avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için tamamlanması mecburi olan yasal bir ön şart olduğu ortadadır. Kanun koyucu, şüpheli durumda olan adaylar için yalnızca avukatlığa kabul aşamasında bir erteleme yetkisi ve takdiri tanımışken, yargı veya idare makamlarının bu kuralı kıyas ve zorlama yoluyla staj aşamasına teşmil etmesi, hak ve özgürlükleri keyfi biçimde daraltan, vatandaşlar tarafından önceden öngörülemeyen bir idari uygulamadır. Ayrıca, yürürlükteki mevzuatta devam eden kovuşturmanın kesinleşmiş bir mahkûmiyetle sonuçlanması hâlinde, adayın hâlihazırda yazılmış olduğu staj listesinden kesin olarak silineceği kuralı açıkça belirtilmiş olup, idarenin mesleği koruma adına sahip olduğu yasal mekanizmalar zaten mevcuttur. Bu durum, henüz yargılama sürerken staja kabulün peşinen ve dayanaksız biçimde reddedilmesini hukuken gereksiz kılmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu olayda idare mahkemelerinin ve kanun yolu mercilerinin verdiği kararları özel hayata saygı hakkı bağlamında kanunilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde derinlemesine incelemiştir. Yapılan değerlendirmede, başvurucuların baro staj listesine yazılma taleplerinin, haklarında devam eden ceza kovuşturmaları gerekçe gösterilerek ve kanunun kapsamı aşılarak mahkemelerce reddedildiği tespit edilmiştir.

Yüksek Mahkeme, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5 uyarınca kovuşturma sonuna kadar bekleme kuralının sadece avukatlığa kabul süreci için geçerli olduğunu, kanunda staj sürecinin ötelenmesine veya staja başvurunun bekletilmesine yönelik hiçbir emredici hüküm bulunmadığını açıkça vurgulamıştır. Hukuk kurallarının, bireylerin aleyhine olacak şekilde ve temel hakları kısıtlayacak biçimde idarece genişletici yoruma tabi tutulması anayasal hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Mahkeme, staj yapmanın avukatlığa kabul edilebilmek için mecburi bir ön şart olduğunu ısrarla hatırlatmıştır. Bu bağlamda, staja başvuru hakkına işlerlik kazandıracak dar ve özgürlükçü bir yorum benimsemek yerine, staj hakkını engelleyecek şekilde genişletici ve aleyhe bir yorum yapılmasının öngörülebilirlik sınırlarını aştığı tespit edilmiştir. Üstelik kanun koyucunun, stajyerin yargılandığı davanın gelecekte mahkûmiyetle sonuçlanması durumunda zaten staj listesinden kesin olarak silineceğine dair koruyucu kurallar getirdiği görülmektedir. Bu yasal güvenceler ortadayken, henüz kovuşturma aşamasında olan, masumiyet karinesinden yararlanan bir adayın baştan staj hakkından mahrum edilmesinin hangi zorlayıcı toplumsal ihtiyacı karşıladığı idare ve derece mahkemelerince ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konulamamıştır.

Somut olayda, başvurucuların mesleki kariyere adım atma imkânlarının açık bir kanuni dayanak olmaksızın keyfi biçimde sınırlandırıldığı ve bu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı tespiti yapılmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Hakkımda ceza davası varken avukatlık stajı yapabilir miyim? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararına göre, hakkınızda kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı sürece, hakkınızda devam eden ceza kovuşturmaları avukatlık stajınıza engel teşkil edemez. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan yargılama sonunu bekleme kuralı, yalnızca staj sonrası avukatlık mesleğine kabul aşaması için geçerlidir. Mahkemelerin veya idarenin bu kuralı kıyas yoluyla staja başlama aşamasına genişletmesi hukuka açıkça aykırıdır.
Davam sürüyor diye idare mahkemesi stajımı iptal etti, bu yasal mı? expand_more
Hayır, idari mercilerin veya derece mahkemelerinin kanunda açıkça yer almayan bir kısıtlamayı yorum yoluyla stajyer adaylarına uygulaması yasal değildir. Anayasa Mahkemesi, bu tür hak ve özgürlükleri daraltan genişletici yorumların, anayasal güvence altındaki hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu tespit etmiştir. Temel haklarınıza idare tarafından yapılacak her türlü kısıtlayıcı müdahalenin mutlaka açık, erişilebilir ve net bir kanuni dayanağı bulunmak zorundadır.
Ceza davam bitene kadar stajımın bekletilmesi hangi hakkımı ihlal eder? expand_more
Devam eden bir ceza yargılaması bahane edilerek mesleki eğitiminiz olan stajınızın engellenmesi, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkınızı doğrudan ihlal eder. Bireylerin mesleğini seçmesi ve bu mesleğe hazırlık için staj sürecine katılarak kendini geliştirmesi özel hayatın korunması kapsamındadır. Ayrıca, kesinleşmiş mahkumiyetiniz olmadan staj hakkınızın baştan engellenmesi, masumiyet karinenizi de derinden zedelemektedir.
İleride davam ceza ile biterse tamamladığım stajıma ne olacak? expand_more
Yürürlükteki hukuki düzenlemelere göre, hakkınızda devam eden ceza davasının ileride aleyhinize bir mahkûmiyetle sonuçlanması ve bu cezanın kesinleşmesi hâlinde, hâlihazırda yazılmış olduğunuz staj listesinden zaten kesin olarak silinirsiniz. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun mesleği korumak adına halihazırda bu tarz yasal güvenceler getirdiğini vurgulamıştır. Bu nedenle daha ortada yargılama sürerken idarece staja kabulünüzün peşinen reddedilmesi orantısız ve hukuken gereksiz bir işlemdir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir