Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/604 E. 2025/2910 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/604 E. 2025/2910 K.

Bu karar, iş hukukunda ispat hakkı ve adil yargılanma prensipleri çerçevesinde hayati bir öneme sahiptir. Yargıtay, tarafın bildirdiği tanıkların yerel mahkeme tarafından sadece "davayı uzatma amacı taşıdığı" veya "işverenle kendi aralarında davaları olduğu" gerekçesiyle dinlenmemesini açıkça hukuka aykırı bulmuştur. Özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 241 uyarınca mahkemeye tanınan tanık dinlemeyi sınırlandırma yetkisinin, hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek ve işçinin ispat imkanını elinden alacak şekilde geniş yorumlanamayacağı kesin bir dille vurgulanmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2025/604
Karar No 2025/2910
Karar Tarihi 19.03.2025
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Adil yargılanma hakkı tanık dinlenmesini de kapsar.
  • gavel İşverenle husumetli olan işçi tanık olarak dinlenebilir.
  • gavel Tanık sayısının sınırlandırılması hakkın ihlaline yol açamaz.
  • gavel Hukuki dinlenilme hakkı iddiayı ispat hakkını içerir.

Bu karar, iş hukukunda ispat hakkı ve adil yargılanma prensipleri çerçevesinde hayati bir öneme sahiptir. Yargıtay, tarafın bildirdiği tanıkların yerel mahkeme tarafından sadece "davayı uzatma amacı taşıdığı" veya "işverenle kendi aralarında davaları olduğu" gerekçesiyle dinlenmemesini açıkça hukuka aykırı bulmuştur. Özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 241 uyarınca mahkemeye tanınan tanık dinlemeyi sınırlandırma yetkisinin, hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek ve işçinin ispat imkanını elinden alacak şekilde geniş yorumlanamayacağı kesin bir dille vurgulanmıştır.

Uygulamada, özellikle seri iş davalarında veya toplu işten çıkarma süreçlerinde, aynı işverene karşı dava açan diğer işçilerin tanıklıklarının yerel mahkemelerce reddedildiğine sıklıkla rastlanmaktadır. Yargıtay bu kararıyla, usul hukukumuzda davalı ile husumeti olan bir kişinin tanık olarak dinlenemeyeceğine dair hiçbir yasal kural bulunmadığının altını önemle çizmiştir. Hakimlerin tanık beyanlarını serbestçe takdir edeceği hatırlatılarak, salt husumet gerekçesiyle veya peşin bir yargıyla tanık dinlemekten imtina edilmesinin mutlak bir bozma sebebi olacağı netleşmiştir. Bu içtihat, arabuluculuk tutanaklarının iptali, mobbing ve irade fesadı iddialarında işçinin ispat araçlarını güvence altına alan son derece güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesi kapsamında emekliliğe hak kazanan bir işçinin, işverenin baskısı ve yönlendirmesiyle işten ayrılması sonucu yaşanan ihtilaflardan kaynaklanmaktadır. İşçi, işverenin emekliliği gelen personelle çalışmak istemediğini, kendisine zorla emeklilik dilekçesi imzalattırıldığını ve bu süreçte yürütülen ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinde iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmiştir. Ayrıca, iş sözleşmesi sonlandırılan bazı işçilere çeşitli ek menfaatler sağlanırken kendisine herhangi bir ek ödeme yapılmamasının eşit davranma borcuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Davacı işçi, iradesi sakatlanarak imzalatılan ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali ile birlikte, ödenmeyen ek menfaat alacakları ve kıdem ile ihbar tazminatı farklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise sürecin usulüne tamamen uygun yürütüldüğünü, arabuluculukla üzerinde anlaşılan konularda yeniden dava açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde, Anayasa ve usul hukukunun temel prensipleri ile iş yargılamasına hakim olan ispat kuralları merkeze alınmıştır.

Öncelikle, T. C. Anayasası'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde koruma altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri "hukuki dinlenilme hakkı"dır. Bu hak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.27 ile usul hukukumuza yansıtılmış olup, tarafların açıklama ve ispat hakkını katı bir şekilde güvence altına almaktadır. Tarafların iddia ve savunmalarını eşit şartlarda mahkemeye sunabilmesi, silahların eşitliği ilkesinin bir gereğidir.

Yargılamada tanıkların dinlenmesi usulü ise 6100 sayılı Kanun m.241 kapsamında düzenlenmiştir. Maddeye göre mahkeme, dinlenen bir kısım tanık beyanlarıyla ispat edilmek istenen husus hakkında yeterli derecede bilgi edindiği takdirde, diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçebilir. Ancak yasa koyucunun bu düzenlemedeki asıl amacı, davayı gereksiz yere uzatma niyetiyle hareket eden tarafın kötü niyetli çabalarını önlemektir. İşçilik alacaklarına bir an evvel kavuşmak isteyen işçinin, davasını uzatma kastı taşıdığı kural olarak düşünülemez.

Doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, iş yargılamasında sıkça karşılaşılan "işverenle husumetli olma" durumu, bir kişinin tanık olarak dinlenmesine engel teşkil eden kanuni bir yasak değildir. Hâkim, takdiri bir delil olan tanık beyanlarıyla bağlı olmayıp bu ifadeleri serbestçe takdir yetkisine sahiptir; ancak salt husumet gerekçesiyle veya tam bir kanaat oluşmadan tanıkların dinlenmesinin baştan reddedilmesi hukuki dinlenilme hakkının ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosya kapsamındaki delilleri ve yerel mahkemenin tanık dinleme usulüne ilişkin hatalı tutumunu detaylı olarak incelemiştir. Dosyada, davacı vekili tarafından on kişilik bir tanık listesi sunulmasına rağmen yerel mahkemenin bu tanıklardan sadece ikisini dinleyerek sonuca gittiği tespit edilmiştir. Mahkeme, dinlenmeyen diğer tanıkların davalı işverenle husumetli olmasını, seri dosyalarda davacı konumunda bulunmalarını veya fesih dönemindeki arabuluculuk sürecine bizzat şahit olmamalarını gerekçe göstererek tanık dinletme talebini reddetmiştir.

Yargıtay, yerel mahkemenin bu kısıtlayıcı uygulamasını hukuka açıkça aykırı bulmuştur. Özellikle duruşma salonu kapısında hazır edilen tanıkların dinlenmemesinin, salt 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.241 gerekçe gösterilerek reddedilmesi hiçbir şekilde isabetli görülmemiştir. Daire, işçinin alacaklarına kavuşmak için açtığı bir davada yargılamayı uzatma kastı taşıyamayacağını ve mahkemenin sadece iki tanıktan elde ettiği çelişkili bilgilerle davanın reddine karar vermesinin, yasanın aradığı "yeterli bilgi edinme" koşuluyla bağdaşmadığını vurgulamıştır.

Bunun yanında Daire, davalı işverene karşı kendi davaları olan işçilerin tanık olarak dinlenemeyeceğine dair usul hukukunda hiçbir yasal engel bulunmadığını da açıkça ifade etmiştir. Hakim, tanıkların beyanlarını serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir; tanığın yalan söylediği veya taraflı davrandığı diğer delillerle anlaşılırsa buna göre karar verilebilir. Ancak peşin bir kabulle bu kişilerin baştan dinlenmemesi hukuki dinlenilme hakkının ve ispat hakkının tartışmasız bir ihlalidir.

Öte yandan, davacının ihbar tazminatı talebine yönelik arabuluculuk tutanağında herhangi bir uyuşmazlık maddesi bulunmadığı için bu kaleme ilişkin usulden ret kararı isabetli bulunmuş, ancak geçerliliği tartışmalı bir arabuluculuk anlaşma belgesine dayanılarak fark kıdem tazminatının dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi hatalı bulunmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacının ispat hakkının ihlal edildiği ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

İşverenle davalık olan arkadaşım benim davamda şahitlik yapamaz mı? expand_more
İş hukukunda, işverenle kendi davası veya husumeti bulunan bir kişinin tanık olarak dinlenmesine dair hiçbir yasal engel bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hâkim sırf işverenle husumetli olduğu gerekçesiyle bildirdiğiniz tanığı dinlemekten kaçınamaz. Hâkim şahitlerin beyanlarını serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir, ancak peşin bir yargıyla tanık dinlemeyi reddetmesi adil yargılanma ve ispat hakkının ihlalidir ve mutlak bir bozma sebebidir.
Hâkim bildirdiğim şahitlerin hepsini dinlemek zorunda değil mi? expand_more
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre hâkim, yeterli bilgi edindiği kanaatine varırsa davayı uzatmamak adına diğer tanıkları dinlemekten vazgeçebilir. Ancak Yargıtay, işçilik alacakları davasında işçinin kendi davasını uzatma amacı taşıyamayacağını açıkça belirtmektedir. Mahkemenin yeterli kanaat oluşmadan ve çelişkiler giderilmeden, sırf tanık sayısını kısıtlamak amacıyla duruşmada hazır edilen diğer şahitlerinizi dinlememesi ispat hakkınızın ağır bir ihlalidir.
Zorla imzalatılan arabuluculuk tutanağını iptal ettirebilir miyim? expand_more
Evet, ettirebilirsiniz. Emeklilik (EYT) veya başka sebeplerle işverenin baskısı sonucu iradeniz sakatlanarak imzalatılan ihtiyari arabuluculuk tutanaklarının iptali dava edilebilir. Yargıtay, bu tarz uyuşmazlıklarda mahkemenin tanıklarınızı eksiksiz olarak dinlemesi gerektiğini, geçerliliği tartışmalı bir anlaşma belgesine dayanılarak ispat hakkınız kısıtlanıp davanın peşinen usulden reddedilmesini hukuka aykırı bulmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir