Soru & Cevap
Ülkemde cinsel şiddet dosyalarının çok azı davaya dönüşüp genelde cezasız kalıyor. Sadece bu istatistiklere bakarak devletin cinsiyet ayrımcılığı yaptığını iddia edebilir miyim?
Cinsel şiddet suçlarında mahkumiyet veya dava açılma oranlarının düşük olması tek başına devletin sistematik bir cinsiyet ayrımcılığı politikası yürüttüğünü veya yetkililerin ayrımcı davrandığını kanıtlamak için yeterli kabul edilmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, cinsel şiddetin ağırlıklı olarak kadınları etkilemesinin, devletin bu konudaki politikalarının veya uygulamalarının doğrudan ayrımcı olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtmektedir. Düşük dava açılma oranları, yetkililerin ayrımcı tutumlarından ziyade, cinsel suçların doğası gereği karşılaşılan ispat zorlukları gibi nesnel faktörlerle açıklanabilmektedir. Bir ülkede ayrımcılık yasağı ihlalinin varlığından söz edilebilmesi için, istatistiksel verilerin yetkililer tarafından sergilenen yapısal bir önyargıyı veya klişeleşmiş mantık yürütme biçimini açıkça ortaya koyması gerekir. Sadece erkek ve kadın mağdurlar arasındaki dava açılma oranlarındaki farklılıklara dayanarak, kurumların sistematik bir ayrımcı tutum içinde olduğuna dair karine oluşturulamaz. Devletin cinsel şiddetle mücadele için yasal reformlar yapmış olması ve rıza temelli düzenlemeleri hayata geçirmesi de yetkililerin bu sorunu çözme konusundaki kararlılığını gösterir ve yapısal önyargı iddialarını zayıflatır.