Soru & Cevap
İbadethanemize yapılan saldırılar sonrası başlatılan ceza soruşturması gerekçe gösterilerek binamıza el konuldu. Ceza soruşturması bahanesiyle ibadet hakkımız engellenebilir mi?
Ceza soruşturması yürütüldüğü gerekçesiyle ibadethanenizin kullanımının tamamen yasaklanması ve mülkünüze el konulması, din hürriyetine yönelik orantısız ve haksız bir müdahale teşkil etmektedir. Devlet makamlarının, size saldıran kişileri tespit edip yargı önüne çıkarmak için etkili adımlar atmak yerine, hukuken kullanma hakkına sahip olduğunuz binayı ceza muhakemesi tedbirleri kapsamında mühürlemesi kabul edilebilir bir hukuki uygulama değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yetkililerin mülkiyeti tartışmasız bir şekilde size ait olan bir binada, sırf iki grup arasında uyuşmazlık ve taşkınlık var diye ibadeti tamamen yasaklamasını eleştirmiş ve bu durumun devletin tarafsız, bütünleştirici ve koruyucu rolüyle bağdaşmadığını belirtmiştir. Devletin, şiddet olaylarını engellemek adına alternatif güvenlik önlemleri alması gerekirken, en ağır tedbir olan mühürleme ve kullanımdan men etme yoluna gitmesi, inançlarınızı topluca sergileme hakkınızın ihlali sayılmaktadır. Bu nedenle, salt devam eden bir soruşturma var diye ibadet mekanınızın kullanıma kapatılması, adil yargılanma ve inanç hürriyeti ilkeleriyle örtüşmeyen, temel haklarınızı derinden zedeleyen idari bir işlemdir.