Anasayfa Makale Veri Tabanlarının Fikri Mülkiyetinde Sui...

Makale

Bilgi toplumunda ekonomik değer taşıyan veri tabanları, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında sui generis (kendine özgü) haklarla korunmaktadır. Bu makalede, eser vasfı taşımamasına rağmen ciddi emek ve mali yatırım ile oluşturulan veri tabanlarına sağlanan güvenceler, yapımcı hakları, yaptırımlar ve mevzuattaki yasal sınırlar incelenmektedir.

Veri Tabanlarının Fikri Mülkiyetinde Sui Generis Koruma Rejimi

Günümüzde bilişim teknolojilerinin ve bilgi ekonomisinin en temel unsurlarından biri olan veri tabanları, ekonomik değer yaratma potansiyelleri sebebiyle güçlü bir hukuki güvenceye ihtiyaç duymaktadır. Fikri mülkiyet hukuku bağlamında, her veri tabanının içeriğinin seçimi veya düzenlenmesinde bir yaratıcılık yahut hususiyet bulunmayabilir. Yaratıcılık unsurundan yoksun olan, adres ve telefon rehberleri veya basit yapıdaki dizinler gibi veri derlemeleri, kural olarak telif hakkı kapsamında eser olarak nitelendirilemez. Ancak, bu tür veri tabanlarının elde edilmesi, doğrulanması ve sunumu aşamalarında oldukça yoğun bir bedeni emek, zaman ve mali kaynak harcanmaktadır. İşte bilişim hukukunun, salt emeği ve esaslı yatırımı korumak gayesiyle ürettiği hukuki çözüm, sui generis veri tabanı hakkıdır. Avrupa Birliği Veri Tabanı Direktifi ile uyumlu olarak Türk hukukuna da dâhil edilen bu kendine özgü koruma rejimi, yapımcıların haksız kopyalamalara karşı korunmasını sağlamaktadır.

Sui Generis Korumanın Hukuki Dayanağı ve Niteliği

Türk hukukunda veri tabanlarına yönelik sui generis koruma, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ek madde 8 kapsamında düzenleme altına alınmıştır. İlgili kanun hükmü uyarınca; bir veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir yatırım yapan veri tabanı yapımcısı, bu özel yasal korumadan faydalanır. Sui generis koruma, klasik anlamda bir eser koruması niteliğinde değildir. Telif hakları, içeriğin seçimindeki yaratıcılığı teminat altına alırken; sui generis hak, doğrudan doğruya veri tabanının meydana getirilmesi aşamasında sarf edilen maddi ve mesleki yatırımı korumayı hedefler. Dolayısıyla, bu ürünler üzerindeki hakların ihlali durumunda eser sahipliğine ilişkin hükümler doğrudan uygulanamaz; burada temel gaye yatırımın haksız sömürüsünün engellenmesi ve veri tabanı yapımcısının pazar payının muhafaza edilmesidir.

Korumanın Kapsamı ve Yapımcının Hakları

Sui generis koruma rejiminin temel işlevi, aylar süren araştırmalarla derlenen veri tabanı içeriğinin üçüncü kişiler tarafından bedavacı bir yaklaşımla kolayca sömürülmesini hukuken yasaklamaktır. İlgili mevzuat gereğince veri tabanı yapımcısı, veri tabanı içeriğinin tamamının veya nitelik yahut nicelik yönünden önemli bir kısmının başka bir ortama aktarılmasına mutlak surette engel olma hakkına sahiptir. Kanun koyucu, veri tabanının salt içeriğini bütünüyle korumaktan ziyade, yapımcının esaslı yatırımı neticesinde ortaya çıkan değerli verilerin haksız kopyalanarak elektronik yahut matbu şekilde piyasaya sürülmesini engellemeyi amaçlamıştır. Yatırımcıya sağlanan bu hukuki tekel ve zırh, on beş yıllık bir koruma süresi ile sınırlandırılmış olup, içerikte yeni yatırım gerektiren esaslı güncellemeler ve değişiklikler yapıldığında koruma süresi yeni baştan işlemeye başlar.

Sui Generis Korumada Yaptırımlar ve İstisnaların Sınırları

Kendine özgü veri tabanı koruması her ne kadar güçlü bir güvence sunsa da, ihlallere karşı uygulanacak yaptırımlar bağlamında Türk mevzuatında bazı boşluklar ve tartışmalı alanlar bulunmaktadır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ek madde 8'de, hakları ihlal edenlere karşı önceden atıf yapılan cezai müeyyidelerin yürürlükten kaldırılması sebebiyle, doğrudan bir ceza normu eksikliği doğmuştur. Doktrindeki ağırlıklı görüşlere göre, sui generis hakkın ihlali halinde haksız fiile ilişkin genel hükümlerin veya borçlar hukukundaki haksız rekabet kurallarının işletilmesi elzemdir. Öte yandan, yasal kullanıcıların şahsi kullanım istisnaları noktasında Avrupa Birliği Veri Tabanı Direktifi ile Türk hukuku arasında temel bir fark dikkati çeker. Avrupa Birliği, elektronik veri tabanları için kişisel kullanım istisnası tanımazken; Türk hukukunda elektronik veri tabanları için de kişisel kullanıma açık kapı bırakılmıştır. Bu durumun kötü niyetli kişilerce istismar edilme riski barındırdığı ve sui generis koruma rejimini pratikte zayıflatabileceği değerlendirilmektedir.

Sui Generis Hakkın İhlalini Oluşturan Eylemler

Kanun koyucu tarafından sınırları çizilen çerçevede, veri tabanı yapımcısının açık izni veya lisansı olmaksızın gerçekleştirilmesi yasaklanan ve doğrudan doğruya yatırımcı haklarını zedeleyerek hukuki sorumluluk doğuran başlıca haksız müdahaleler şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Veri tabanı içeriğinin tamamının veya ticari değeri yüksek olan önemli bir kısmının sürekli veya geçici olarak izinsiz şekilde başka bir ortama aktarılması.
  • Veri tabanının haksız şekilde çoğaltılan ve kopyalanan kısımlarının üçüncü kişilere satılması veya ticari amaçla kiralanması.
  • Sistemli olarak derlenen verilerin, internet ortamında paylaşılarak veya farklı dijital yöntemlerle yetkisiz şekilde topluma iletilmesi.
  • İçeriğin nitelik yahut nicelik açısından değerli kısımlarının yetkisizce yeniden kullanıma sokularak asıl veri tabanı yapımcısına karşı haksız rekabet yaratılması.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: