Anasayfa Makale Veri İşleme Sözleşmelerinde İhlal, Sorumluluk...

Makale

Kişisel veri işleme sözleşmelerinin ihlali, veri sorumlusu ve veri işleyen açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu makalede, sözleşmeye aykırılık halleri, tarafların ve ilgili kişilerin zararlarının tazmini ile başvurulabilecek yargı yolları, güncel hukuk uygulamaları bağlamında detaylı bir şekilde incelenmektedir.

Veri İşleme Sözleşmelerinde İhlal, Sorumluluk ve Yargı Yolları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında, veri sorumlusu ile veri işleyen arasında akdedilen kişisel veri işleme sözleşmeleri, taraflara çeşitli yükümlülükler yüklemektedir. Veri işleyenin, veri sorumlusunun talimatlarına aykırı hareket etmesi, uygun veri güvenliği tedbirlerini almaması veya sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmesi gibi durumlar doğrudan sözleşmenin ihlali anlamına gelir. Bu tür ihlaller, sadece sözleşmenin tarafları arasında değil, aynı zamanda kişisel verisi işlenen ilgili kişiler nezdinde de telafisi güç zararlara yol açabilmektedir. Uzman hukuk uygulamaları bağlamında, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi, tarafların sözleşme sorumluluğu kapsamında birbirlerine karşı hukuki yollara başvurmasını gerektirir. Bu noktada, doğan zararların hukuken tazmini, müteselsil sorumluluk ilkeleri ve ihlal durumunda devreye giren yargı yolları, veri işleme faaliyetlerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesinde kritik bir öneme sahiptir.

Sözleşme İhlali Halleri ve Borca Aykırılık

Kişisel veri işleme sözleşmelerinde borcun ifa edilmemesi temel olarak ifa imkansızlığı, borçlunun temerrüdü ve kötü ifa şeklinde karşımıza çıkar. Veri işleyenin sözleşmede belirlenen kişisel veri işleme edimini hiç yerine getirmemesi veya gecikmeli olarak yerine getirmesi açıkça bir borca aykırı davranış teşkil eder. Bunun yanı sıra, veri işleyenin gerekli teknik ve idari tedbirleri almayarak kişisel verilere yetkisiz erişime sebep olması, aydınlatma ve doğru bilgi verme gibi yan yükümlülükleri ihlal etmesi, borcun gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Bu ihlaller sonucunda, veri sorumlusunun ifa menfaati zarara uğrar ve sözleşmenin temelini oluşturan güven ilişkisi zedelenir. Hukuk uygulamalarında, veri işleyenin sözleşmeye aykırı bu fiillerinden dolayı kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmektedir.

Tarafların Sorumluluğu ve İlgili Kişinin Durumu

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, veri güvenliğinin sağlanması hususunda veri sorumlusu ile veri işleyen arasında müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Veri işleyenin kusurlu ifa imkansızlığı veya sözleşmeye aykırı eylemleri sonucunda veri sorumlusunun zarara uğraması durumunda, veri sorumlusu maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunabilir. Öte yandan, sözleşmenin asıl konusunu oluşturan kişisel verilerin sahibi olan ilgili kişinin zarara uğraması durumunda, ilgili kişi doğrudan sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen yasal olarak korunmalıdır. İlgili kişinin veri sorumlusu ile arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı hallerde dahi, zararını haksız fiil hükümlerine göre veya hukukumuzda giderek daha fazla kabul gören üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme teorisi çerçevesinde doğrudan veri işleyenden talep edebilmesi, hukuki adaletin sağlanması açısından elzem bir yaklaşımdır.

Başvurulabilecek Yargı Yolları ve Davalar

Veri işleyenin kişisel veri işleme sözleşmesini hukuka aykırı şekilde ihlal etmesi halinde, veri sorumlusu ve bu durumdan zarar gören ilgili kişiler haklarını etkin bir biçimde korumak için çeşitli yargı yollarına başvurabilirler. Türk Borçlar Kanunu ve kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde, borcun gereği gibi ifa edilmemesi neticesinde mağdur olan tarafın mahkemeler nezdinde kullanabileceği hukuki imkanlar oldukça çeşitlidir. Bu kapsamda yetkili mahkemelerde açılabilecek temel davalar, hukuk mahkemelerinde görülen edimin usulüne uygun yerine getirilmesine veya doğan maddi ve manevi mağduriyetlerin giderilmesine yönelik talepleri içermektedir. Pratikte kişisel veri ihlalleri bağlamında en çok karşılaşılan ve hukuki sonuç doğuran temel dava türlerini şu şekilde detaylıca sıralamak mümkündür:

  • İfa Davası ve Aynen İfa: Veri işleyenin edimini yerine getirmemesi halinde, borcun muaccel olması şartıyla sözleşmedeki kişisel veri işleme ediminin aynen ifası talep edilebilir.
  • Maddi ve Manevi Tazminat Davası: Sözleşme ihlali sebebiyle malvarlığında eksilme yaşayan veri sorumlusu maddi tazminat; kişilik hakları zedelenen ilgili kişi ise hukuka aykırı fiil nedeniyle manevi tazminat davası açabilir.
  • Saldırının Durdurulması ve Tespit Davası: İlgili kişinin kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı kişisel veri işleme eylemi devam ediyorsa saldırının durdurulması davası; ihlal sona ermesine rağmen etkileri hala devam ediyorsa hukuka aykırılığın tespiti için tespit davası açılabilmektedir.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: