Anasayfa/ Makale/ Ulusal ve Küresel Boyutta Unutulma Hakkı

Ulusal ve Küresel Boyutta Unutulma Hakkı

Dijitalleşmeyle birlikte kalıcı hale gelen kişisel verilerin silinmesini amaçlayan unutulma hakkı, ulusal ve uluslararası hukukta mahremiyetin korunması ile ifade özgürlüğü dengesinde şekillenmektedir. Bu makale, hakkın farklı yargı sistemlerindeki uygulamalarını ve KVKK kapsamındaki yasal zeminini hukuki bir perspektifle ele almaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde internet kullanımının yaygınlaşması ve bilgi teknolojilerindeki eşi görülmemiş ilerlemeler, kişisel verilerin dijital hafızada kalıcı hale gelmesi sonucunu doğurmuştur. Bu kalıcılık, bireylerin mahremiyet hakları ile kamunun bilgiye erişim hakkı arasında ciddi hukuki gerilimler yaratmaktadır. İşte bu gerilim noktasında ortaya çıkan unutulma hakkı, bireylerin belirli koşullar altında kişisel verilerinin kamu erişiminden kaldırılmasını talep edebilmesini sağlayan kritik bir hukuki ve etik kavram olarak öne çıkmaktadır. Hakkın temelinde, bireylerin dijital dünyada yayılan kişisel bilgilerinin kontrolünü yeniden ele alma isteği yatmaktadır. Bu kavram, yalnızca mahremiyet haklarına ilişkin toplumsal beklentilerin değişimini değil, aynı zamanda dijital kayıtların kalıcılığının yarattığı zorluklara karşı hukuki bir yanıtı temsil etmektedir. Ulusal ve küresel ölçekte farklı uygulama biçimleri bulan bu hak, her hukuk sisteminin kendi iç dinamiklerine, ifade özgürlüğü anlayışına ve veri koruma rejimine göre farklı şekillerde yorumlanmakta ve uygulanmaktadır.

Unutulma Hakkının Küresel Hukuktaki Gelişimi

Küresel ölçekte unutulma hakkı, özellikle Avrupa Birliği veri koruma hukuku çerçevesinde güçlü bir zemin bulmuştur. Avrupa Adalet Divanı'nın (ABAD) 2014 yılında verdiği tarihi nitelikteki Google v. Spain kararı, arama motoru sonuçlarından kişisel verilerin kaldırılması taleplerinin kabul edilmesinde öncü bir rol oynamıştır. Bu karar ile birlikte, internette yayımlanan bir bilginin başlangıçta hukuka uygun olsa dahi, zamanla aleniyetinin devam etmesinin hukuka aykırılık teşkil edebileceği vurgulanmıştır. AB düzeyinde atılan bu yargısal adımlar, nihayetinde Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR)'nün 17'nci maddesinde silme hakkı ile birlikte unutulma hakkının açıkça kodifiye edilmesiyle sonuçlanmıştır. Ancak, unutulma hakkının küresel düzeyde benimsenmesi homojen bir yapı göstermemektedir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri uygulamasında ifade özgürlüğü ve anayasal güvenceler, bilgilerin erişimden kaldırılmasına karşı daha güçlü bir konumda tutulmakta ve bu hak oldukça sınırlı uygulanmaktadır.

Farklı Kıtalar ve Ülkelerdeki Yargısal Uygulamalar

Unutulma hakkının küresel boyuttaki uygulamaları incelendiğinde, Asya ve Güney Amerika kıtalarında da çeşitli yargısal süreçlerin yaşandığı görülmektedir. Rusya, 2016 yılında kabul ettiği 152-FZ sayılı Kanun ile unutulma hakkını geniş bir yasal çerçeveye kavuşturarak küresel bir uygulama alanı yaratmayı hedeflemiş, ancak bu durum ifade özgürlüğünü sınırladığı gerekçesiyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Japonya uygulamasında ise Japonya Yüksek Mahkemesi, ifade özgürlüğüne öncelik vererek Avrupa'dan ziyade Amerikan hukuk yaklaşımına daha yakın bir tutum sergilemiş ve belirli suçlara ilişkin geçmiş haberlerin silinmesi taleplerini kamu yararı gerekçesiyle reddetmiştir. Güney Amerika'da ise Brezilya Yüksek Adalet Mahkemesi'nin DPN v. Google Brasil kararı gibi örnekler, bireylerin şeref ve itibarının korunması kapsamında arama listelerinden çıkarma kararlarının verilebileceğini göstermekte olup, bu durum hakkın küresel arenada ifade hürriyeti ile mahremiyet arasında sürekli bir denge arayışı içinde olduğunu teyit etmektedir.

Türk Hukukunda Unutulma Hakkının Yasal Zemini

Türk hukuk sisteminde unutulma hakkı, Anayasa'da veya kanunlarda ismen doğrudan düzenlenmemiş olsa da, üst normlar ve yargı kararları aracılığıyla anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın 20'nci maddesinde korunan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakları ile 17'nci maddesindeki manevi varlığın korunması ilkesi, bu hakkın temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Bu hak ayrıca, yürürlükteki spesifik mevzuat hükümleriyle de uygulamada karşılık bulmaktadır. Bu kapsamdaki temel düzenlemeler şunlardır:

  • Türk Medeni Kanunu (TMK): Madde 24 ve 25 kapsamında kişilik haklarının hukuka aykırı ihlaline karşı koruma sağlanmaktadır.
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK): 6698 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesindeki dürüstlük ve ölçülülük ilkeleri ile 7'nci maddesindeki verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonimleştirilmesi yükümlülükleri hakkın kullanımına temel teşkil eder.
  • 5651 sayılı Kanun: İnternet ortamında kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda, 9'uncu madde uyarınca içeriklere erişimin engellenmesi veya kaldırılması mekanizması işletilmektedir.
  • Türk Ceza Kanunu (TCK): 134, 135, 136 ve 138'inci maddeler, özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini yaptırıma bağlamaktadır.

Türk Yargı İçtihatlarında Hakkın Gelişimi

Ülkemizde unutulma hakkının hukuki çerçevesi, yasama organından ziyade yüksek mahkeme kararları ile belirginleşmiştir. İlk olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015 tarihli kararı, dijital hafızada yer alan geçmişteki olumsuz olayların, üstün bir kamu yararı bulunmadığı sürece silinmesini talep etme hakkını tanıyarak içtihat yaratmıştır. Anayasa Mahkemesi (AYM) ise bilhassa N. B.B. kararı başta olmak üzere verdiği bireysel başvuru kararlarında, ifade ve basın özgürlükleri ile bireylerin manevi varlığını geliştirme hakkı arasında adil bir dengenin kurulması gerektiğini vurgulamıştır. AYM, haberin güncelliği, kamuoyu ilgisi, bireyin toplumsal statüsü ve yayımlanan kişisel verilerin niteliği gibi unsurları değerlendirerek, haberin toplumsal değerini yitirdiği durumlarda unutulma hakkının uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu yaklaşım, dijital çağda mağduriyetlerin giderilmesi adına etkili bir başvuru yolu ve güçlü bir içtihat birikimi oluşturmuştur.

İnternetteki eski ve kötü haberlerimi sildirebilir miyim? expand_more
İnternette yer alan geçmişteki olumsuz haberlerinizin veya verilerinizin silinmesini talep etmeniz, hukuken unutulma hakkı kapsamında mümkündür. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına göre, haberin güncelliğini yitirmesi ve üstün bir kamu yararı bulunmaması halinde bu verilerin silinmesi veya erişimden kaldırılması talep edilebilir. Bu süreçte haberin toplumsal değerini yitirip yitirmediği, sizin toplumsal statünüz ve yayımlanan kişisel verilerinizin niteliği gibi unsurlar dikkate alınarak ifade özgürlüğü ile mahremiyetiniz arasında adil bir denge kurulmaktadır.
İsmimi aratınca Google'da çıkan eski bilgileri nasıl kaldırırım? expand_more
Arama motoru sonuçlarından kişisel verilerinizin kaldırılmasını talep etme hakkınız, Avrupa Adalet Divanı'nın verdiği kararlarla şekillenmiş köklü bir veri koruma uygulamasıdır. Başlangıçta hukuka uygun olarak yayımlanmış olan bir bilginin, aradan geçen zamana rağmen internette aleniyetinin devam etmesi mahremiyet açısından hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu tür durumlarda, arama listelerinden çıkarma hakkınızı kullanarak geçmişteki kişisel verilerinizin kamu erişiminden kaldırılması için yasal süreç başlatma imkânınız bulunmaktadır.
Kişisel bilgilerimin internetten silinmesi için yasal hakkım var mı? expand_more
Türk hukuk sisteminde unutulma hakkı kanunlarda doğrudan ismen yer almasa da, Anayasa'daki özel hayatın gizliliği ve manevi varlığın korunması ilkeleriyle anayasal güvence altına alınmıştır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 7. maddesinde yer alan verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonimleştirilmesi yükümlülükleri bu hakkı kullanmanıza yasal bir zemin hazırlar. Ayrıca, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca internet ortamında kişilik haklarınızın ihlal edildiği durumlarda, ilgili içeriklere erişimin engellenmesi veya tamamen kaldırılması mekanizmalarını hukuken işletebilirsiniz.
Geçmişteki bir suçuma ait haber internette duruyor, sildirebilir miyim? expand_more
Geçmişteki adli vakalara veya olumsuz olaylara ilişkin kayıtların dijital hafızadan silinmesi talepleri, olayın niteliği ile kamunun bilgi alma hakkı arasındaki dengeye göre değerlendirilmektedir. Yüksek mahkeme içtihatlarına göre, söz konusu olay üzerinden uzun zaman geçmişse ve bilginin yayınlanmasında artık üstün bir kamu yararı bulunmuyorsa silme talebiniz yargı tarafından kabul edilebilmektedir. Ancak bu hakkın uygulanması, her somut olayda haberin güncelliği, toplumsal ilgi düzeyi ve ifade özgürlüğü sınırları çerçevesinde yargı makamlarınca titizlikle tartılarak karara bağlanmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir