Anasayfa Makale Türk Hukukunda Bilişim Sistemlerinde Arama ve...

Makale

Türk hukukunda bilişim sistemlerinde arama, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 134 kapsamında, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliği taşıdığından son çare olarak başvurulan ve katı yasal şartlara bağlanan özel bir koruma tedbiridir. Bu yazıda, bilgisayar ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin hukuki boyutu incelenmektedir.

Türk Hukukunda Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma

Günümüz bilgi çağında suçların işleniş biçimlerinin dijital ortama taşınması, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşma amacını gerçekleştirmek üzere yeni usullerin benimsenmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, bilişim sistemlerinde arama ve elkoyma, klasik delil elde etme yöntemlerinden ayrılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 134 içerisinde özel bir koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Anayasamızın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve 22. maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyeti gibi temel haklara doğrudan müdahale teşkil eden bu tedbir, kanun koyucu tarafından oldukça katı şartlara bağlanmıştır. Suç soruşturmalarında dijital delillerin kolayca değiştirilebilir, silinebilir veya gizlenebilir doğası, soruşturma makamlarının bilişim sistemleri üzerinde yapacakları arama ve elkoyma işlemlerini adli yargı süreci için kritik bir noktaya taşımıştır. Klasik arama hükümlerinden farklı olarak bu tedbirin tatbiki, dijital delillerin niteliği gereği yalnızca belirli sınırlar ve usuller dâhilinde, uzmanlık gerektiren bir yaklaşımla hukuka uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.

CMK Madde 134 Kapsamında Aramanın Şartları

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilişim sistemlerinde arama yapılabilmesi için genel aramadan farklı olarak ağırlaştırılmış ön şartlar öngörmektedir. Bu tedbire başvurulabilmesi için ilk olarak, yürütülen bir ceza soruşturmasında suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması yasal bir zorunluluktur. İkinci temel şart ise başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halidir; yani kanun koyucu bu müdahaleyi bir son çare (ultima ratio) olarak konumlandırmıştır. Soruşturma makamları, yeterli vakıaları ortaya koyan başka delillere sahipse, sırf iddiayı güçlendirmek amacıyla bu tedbire başvurmamalıdır. Üçüncü şart olarak, arama kararı yalnızca Cumhuriyet savcısının istemi üzerine ve mutlaka bir hâkim kararı ile verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi savcının veya kolluk amirinin arama kararı verme yetkisi bu madde kapsamında bulunmamakta olup, münhasıran hâkim yetkili kılınmıştır.

Bilgisayar Kütüklerinde Kopyalama ve Yedekleme Süreci

Bilişim sistemlerinde elkoyma işleminin en önemli aşamalarından biri, sistemde bulunan verilerin yedeklemesinin yapılması ve kopyalanmasıdır. Şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde, çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesi zorunludur. Alınan bu kopyanın özgünlüğünü ve değiştirilmezliğini hukuken garanti altına almak amacıyla özet değerinin (hash) alınması büyük önem taşımaktadır. Zira dijital delillerin parmak izi niteliğinde olan bu özet değer, elde edilen verilerin daha sonra manipüle edilmediğinin en güçlü ispat aracıdır. Elde edilen veriler çözümlemesi yapıldıktan sonra, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın sahibine iade edilmelidir.

Tesadüfen Elde Edilen Deliller ve Elkoymanın Kapsamı

Usulüne uygun olarak başlatılan bir arama işlemi sırasında, soruşturma veya kovuşturma konusu olan suçla ilgisi bulunmayan ancak diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil ile karşılaşılması hukuken mümkündür. CMK'nun 138. maddesi uyarınca, bilişim sistemlerindeki aramalarda tesadüfen elde edilen deliller derhâl muhafaza altına alınmalı ve durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmelidir. Ancak burada kolluğun dikkat etmesi gereken husus, arama kararının kapsamını aşarak yetkisiz bir ihlal alanına girmemesidir. Özellikle avukat bürolarında arama gibi istisnai durumlarda (CMK m. 130), arama sadece kararda belirtilen olayla sınırlı olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde ve baro temsilcisinin katılımıyla yapılabilir.

Hukuki sürecin temelini oluşturan bilişim sistemlerinde arama kararının ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

  • Suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmalıdır.
  • Soruşturma kapsamında başka surette delil elde etme imkânı kalmamış olmalıdır.
  • İşlem mutlaka Cumhuriyet savcısının talebi üzerine gerçekleştirilmelidir.
  • Arama kararı yalnızca hâkim tarafından verilebilmektedir.
3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: