Anasayfa/ Makale/ Türk Hukukunda Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma

Türk Hukukunda Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma

Türk hukukunda bilişim sistemlerinde arama, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 134 kapsamında, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliği taşıdığından son çare olarak başvurulan ve katı yasal şartlara bağlanan özel bir koruma tedbiridir. Bu yazıda, bilgisayar ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin hukuki boyutu incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüz bilgi çağında suçların işleniş biçimlerinin dijital ortama taşınması, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşma amacını gerçekleştirmek üzere yeni usullerin benimsenmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, bilişim sistemlerinde arama ve elkoyma, klasik delil elde etme yöntemlerinden ayrılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 134 içerisinde özel bir koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Anayasamızın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve 22. maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyeti gibi temel haklara doğrudan müdahale teşkil eden bu tedbir, kanun koyucu tarafından oldukça katı şartlara bağlanmıştır. Suç soruşturmalarında dijital delillerin kolayca değiştirilebilir, silinebilir veya gizlenebilir doğası, soruşturma makamlarının bilişim sistemleri üzerinde yapacakları arama ve elkoyma işlemlerini adli yargı süreci için kritik bir noktaya taşımıştır. Klasik arama hükümlerinden farklı olarak bu tedbirin tatbiki, dijital delillerin niteliği gereği yalnızca belirli sınırlar ve usuller dâhilinde, uzmanlık gerektiren bir yaklaşımla hukuka uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.

CMK Madde 134 Kapsamında Aramanın Şartları

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilişim sistemlerinde arama yapılabilmesi için genel aramadan farklı olarak ağırlaştırılmış ön şartlar öngörmektedir. Bu tedbire başvurulabilmesi için ilk olarak, yürütülen bir ceza soruşturmasında suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması yasal bir zorunluluktur. İkinci temel şart ise başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halidir; yani kanun koyucu bu müdahaleyi bir son çare (ultima ratio) olarak konumlandırmıştır. Soruşturma makamları, yeterli vakıaları ortaya koyan başka delillere sahipse, sırf iddiayı güçlendirmek amacıyla bu tedbire başvurmamalıdır. Üçüncü şart olarak, arama kararı yalnızca Cumhuriyet savcısının istemi üzerine ve mutlaka bir hâkim kararı ile verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi savcının veya kolluk amirinin arama kararı verme yetkisi bu madde kapsamında bulunmamakta olup, münhasıran hâkim yetkili kılınmıştır.

Bilgisayar Kütüklerinde Kopyalama ve Yedekleme Süreci

Bilişim sistemlerinde elkoyma işleminin en önemli aşamalarından biri, sistemde bulunan verilerin yedeklemesinin yapılması ve kopyalanmasıdır. Şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması halinde, çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesi zorunludur. Alınan bu kopyanın özgünlüğünü ve değiştirilmezliğini hukuken garanti altına almak amacıyla özet değerinin (hash) alınması büyük önem taşımaktadır. Zira dijital delillerin parmak izi niteliğinde olan bu özet değer, elde edilen verilerin daha sonra manipüle edilmediğinin en güçlü ispat aracıdır. Elde edilen veriler çözümlemesi yapıldıktan sonra, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın sahibine iade edilmelidir.

Tesadüfen Elde Edilen Deliller ve Elkoymanın Kapsamı

Usulüne uygun olarak başlatılan bir arama işlemi sırasında, soruşturma veya kovuşturma konusu olan suçla ilgisi bulunmayan ancak diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil ile karşılaşılması hukuken mümkündür. CMK'nun 138. maddesi uyarınca, bilişim sistemlerindeki aramalarda tesadüfen elde edilen deliller derhâl muhafaza altına alınmalı ve durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmelidir. Ancak burada kolluğun dikkat etmesi gereken husus, arama kararının kapsamını aşarak yetkisiz bir ihlal alanına girmemesidir. Özellikle avukat bürolarında arama gibi istisnai durumlarda (CMK m. 130), arama sadece kararda belirtilen olayla sınırlı olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde ve baro temsilcisinin katılımıyla yapılabilir.

Hukuki sürecin temelini oluşturan bilişim sistemlerinde arama kararının ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

  • Suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmalıdır.
  • Soruşturma kapsamında başka surette delil elde etme imkânı kalmamış olmalıdır.
  • İşlem mutlaka Cumhuriyet savcısının talebi üzerine gerçekleştirilmelidir.
  • Arama kararı yalnızca hâkim tarafından verilebilmektedir.
Polis acil durumlarda kendi kararıyla bilgisayarımda arama yapabilir mi? expand_more
Hayır, polis veya kolluk amiri kendi inisiyatifiyle bilgisayarınızda arama veya kopyalama işlemi yapamaz. Bilişim sistemlerinde arama yapılabilmesi için mutlaka Cumhuriyet savcısının talebi ve bir hâkimin kararı gereklidir. Ceza Muhakemesi Kanunu, gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde dahi kolluğa veya savcıya arama kararı verme yetkisi tanımamış, bu yetkiyi münhasıran hâkime bırakmıştır. Bu durum, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti gibi anayasal hakların korunması açısından son derece kritik bir yasal güvencedir.
Bilgisayarıma el koydular, içindeki dosyaları değiştirmediklerini nasıl bileceğim? expand_more
Bilişim sistemlerinde elkoyma işlemi gerçekleştirilirken cihazınızdaki bütün verilerin birebir yedeğinin alınması hukuki bir zorunluluktur. İşlem sırasında çıkartılan bu kopya verilerden birinin şüpheli sıfatıyla size veya avukatınıza teslim edilmesi kanun gereğidir. Ayrıca, alınan bu kopyanın özgünlüğünü korumak adına dijital parmak izi olarak bilinen özet değerinin (hash) alınması şarttır. Bu özet değer, elde edilen verilerin sistemden çıkarıldıktan sonra kolluk veya adli makamlarca manipüle edilmediğinin en güçlü yasal ispat aracıdır.
Hakkımda somut delil yokken şüphe üzerine cihazlarıma el konulabilir mi? expand_more
Sadece soyut bir iddiayı güçlendirmek veya basit bir şüphe üzerine dijital materyallerinize el konulması hukuken mümkün değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bu tedbire başvurulabilmesi için suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunmasını emreder. Aynı zamanda bu işlem, kanun koyucu tarafından en son başvurulacak çare (ultima ratio) olarak konumlandırılmıştır. Yani, savcılık makamının yürütülen soruşturmada başka surette delil elde etme imkânı tamamen tükenmiş olmalıdır.
Arama yaparken ilgisiz başka bir suç bulurlarsa aleyhime kullanılabilir mi? expand_more
Evet, usulüne uygun olarak başlatılan bir arama işlemi sırasında asıl suçla ilgisi olmayan farklı bir suçun deliline rastlanması durumunda bu kayıtlar hukuken geçerlidir. Tesadüfen elde edilen deliller olarak adlandırılan bu bulguların, kolluk tarafından derhâl muhafaza altına alınması gerekmektedir. İşlemi gerçekleştiren görevliler, durumu yetkili Cumhuriyet başsavcılığına anında bildirmekle yükümlüdür. Ancak bu süreçte kolluğun arama kararının kapsamını aşmaması ve yetkisiz bir şekilde özel ihlal alanlarına girmemesi yasal bir sınırdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir