Anasayfa/ Makale/ Temel Hak ve Kişilik Hakkı Bağlamında Kişisel Veriler

Temel Hak ve Kişilik Hakkı Bağlamında Kişisel Veriler

Kişisel verilerin temel hak ve kişilik hakkı olarak korunması, bireyin toplumda kendini özgürce geliştirmesini merkeze alır. Alman Federal Anayasa Mahkemesinin 1983 tarihli Nüfus Sayımı Kararı ile hukuk dünyasına kazandırılan kişisel verilerin geleceğini tayin hakkı, günümüzde veri koruma hukukunun en önemli anayasal dayanaklarından biridir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Kişisel verilerin korunması hukuku, bireylere ilişkin bilgilerin salt bir pazar unsuru olmaktan ziyade, insan kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeğinden hareket eder. Bu doğrultuda gelişen temel hak ve kişilik hakkı yaklaşımı, özellikle Kıta Avrupası hukuk sistemlerinde ve bilhassa Almanya'da kök salmış hümanist ve liberal bir bakış açısını yansıtmaktadır. Bu yaklaşıma göre, kişi ile ona ait veriler arasında koparılamaz bir kişilik ilişkisi bulunur. Bireylerin toplum içerisinde kendilerini her anlamda özgürce geliştirebilmeleri ve bağımsız kararlar alabilen bir kişilik kazanmaları, ancak insan onurunun ve kişisel özgürlüklerin korunması ile mümkündür. Eğer bir kimse sürekli olarak gözlem ve kayıt altında tutulduğunu, yani verilerinin sürekli işlendiğini hissederse, toplumsal yaşamda özgürce hareket etmesi veya hükümetin beklentileri dışında muhalif fikirler üretebilmesi beklenemez. İşte bu nedenle, kişisel verilerin korunması sadece teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda anayasal güvence altına alınması gereken en üst düzeyde bir temel insan hakkı meselesidir.

Alman Federal Anayasa Mahkemesinin Nüfus Sayımı Kararı

Kişisel verilerin bir kişilik hakkı olarak ele alınmasının en önemli dönüm noktalarından biri, Alman Federal Anayasa Mahkemesinin 15 Aralık 1983 tarihli Nüfus Sayımı Kararı olarak tarihe geçmiştir. İlgili dönemde hükümet, her bir vatandaşın kimliğini ve özel tercihlerini belirlemeyi amaçlayan kapsamlı bir anket formunu zorunlu hale getirmişti. Ancak yüksek mahkeme, verilerin bu şekilde merkezi bir kontrolle toplanmasının getireceği tehlikelere dikkat çekerek bu düzenlemeyi anayasaya aykırı bulmuştur. Mahkeme, bu çığır açan kararıyla birlikte sadece Almanya'da değil, başta Kıta Avrupası olmak üzere birçok hukuk sisteminde derin etkiler yaratacak olan bireylerin kişisel verilerinin geleceğini tayin hakkı kavramını türetmiştir. Bu hak, günümüzde Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün de temel felsefesini oluşturan en güçlü anayasal dayanaklardan biri haline gelerek, bireyin rızası ve iradesi dışında verilerinin orantısız şekilde işlenmesinin önüne geçmeyi hedeflemiştir.

Kişisel Verilerin Geleceğini Tayin Hakkının Kapsamı

Hukuk sistemimizde ve Kıta Avrupası uygulamasında kişisel verilerin geleceğini tayin hakkı, bireyin kendi görüntüsü, söylemleri, muhalefet hakkı veya biyolojik kökenini bilme hakkı gibi kişilik haklarının somut ve modern bir görünümü olarak kabul edilmektedir. İlgili karar uyarınca bireyin verilerinin orantısız ve süreklilik arz edecek derecede işlenmesi, kişinin kendini serbestçe geliştirmesine ağır bir darbe vurur. Bu noktada korunan temel hukuki değer, kişinin toplumsal yaşama korkusuzca, baskı altında hissetmeden ve kendi iradesiyle tam katılım sağlayabilmesidir. Dolayısıyla kişisel veriler üzerindeki kontrol yetkisi, yalnızca bir gizlilik meselesi olmaktan çıkarak, bireyin demokratik bir toplumda kendi geleceğini, duruşunu ve sınırlarını belirleme özgürlüğüne dönüşmüştür. Bu yaklaşım, veriyi basit bir bilgi yığınından ayırarak doğrudan bireyin varoluşsal kimliğiyle eşleştirir ve mutlak surette hukuki bir kalkan ile korunmasını zorunlu kılar.

Türk Hukuk Sisteminde Kişisel Verilerin Anayasal Koruması

Kişisel verilerin temel hak ve kişilik hakkı olarak korunması yaklaşımı, Türk hukuk sisteminde de anayasal düzlemde güçlü bir karşılık bulmuştur. Bireyin maddi ve manevi varlığını serbestçe geliştirme hakkının doğal bir yansıması olan bireyin kişisel verilerinin geleceğini tayin hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının çeşitli maddeleriyle güvence altına alınmıştır. Anayasal korumanın sınırlarını çizen ve kişisel verilere temel hak düzeyinde koruma sağlayan başlıca anayasa maddeleri şunlardır:

  • Madde 17: Bireylerin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve serbestçe geliştirme hakkı.
  • Madde 20: Bireylerin özel hayatının gizliliğinin ve mahremiyetinin korunması hakkı.
  • Madde 22: Herkesin haberleşme hürriyetine ve haberleşmenin gizliliği hakkına sahip olması.
  • Madde 24: Bireylerin dini ve vicdani kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması.
  • Madde 25: Kişilerin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması hakkı.

Bu maddelerin bütünü değerlendirildiğinde, kişisel verilerin yasal düzlemde ihlal edilmesinin, doğrudan doğruya anayasal temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahale anlamına geldiği açıkça görülmektedir.

Sürekli izleniyormuşum gibi hissediyorum, verilerim kafalarına göre toplanabilir mi? expand_more
Hayır, rızanız ve iradeniz dışında verilerinizin orantısız şekilde sürekli toplanması hukuka aykırıdır. Kişisel verilerin korunması, sadece teknik bir konu değil, insan onurunun ve kişisel özgürlüklerin korunmasını sağlayan en üst düzeyde bir temel insan hakkıdır. Eğer sürekli gözetim ve kayıt altında tutulduğunuzu hissederseniz, toplumsal hayatta özgürce hareket etmeniz ve bağımsız kararlar almanız beklenemez. Bu nedenle hukuk sistemimiz, bireyin kendi geleceğini ve sınırlarını belirleme özgürlüğünü koruma altına alarak izinsiz ve orantısız veri işlenmesini hedef almaktadır.
Kendi kişisel verilerim üzerinde kontrol hakkım yok mu, buna ben karar veremez miyim? expand_more
Elbette, hukukumuzda kişisel verilerinizin geleceğini tayin etme hakkı doğrudan size aittir. Bu hak, kişinin kendini serbestçe geliştirmesi ve toplumsal yaşama korkusuzca katılabilmesi için mutlak surette hukuki bir kalkan ile korunmaktadır. Verileriniz üzerinde söz sahibi olmanız, basit bir gizlilik meselesinden öte, demokratik bir toplumda kendi duruşunuzu ve sınırlarınızı belirleme özgürlüğünüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Rızanız dışındaki her türlü orantısız veri işleme faaliyeti, bu temel hakkınıza ve varoluşsal kimliğinize ağır bir darbe niteliği taşımaktadır.
Kişisel verilerim izinsiz paylaşılırsa anayasal bir hakkım ihlal edilmiş sayılır mı? expand_more
Kesinlikle, kişisel verilerinizin yasal düzlemde ihlal edilmesi, doğrudan doğruya anayasal temel hak ve özgürlüklerinize yönelik bir müdahale anlamına gelmektedir. Türk hukuk sisteminde kişisel veriler, bireyin maddi ve manevi varlığını serbestçe geliştirme hakkının doğal bir yansıması olarak Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Özellikle Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ve 17. maddesindeki kişinin varlığını koruma hakkı, bu ihlallere karşı size çok güçlü bir anayasal koruma sağlar. Dolayısıyla, verilerinizin hukuka aykırı işlenmesi durumunda anayasal düzeyde hakkınızı arama hürriyetine sahipsiniz.
Kurumlar anket veya kayıt adı altında benden her türlü özel bilgimi zorla isteyebilir mi? expand_more
Hayır, hiçbir makam veya kurum merkezi bir kontrol amacıyla anket veya formlar aracılığıyla sizden orantısız ve zorunlu bilgi talep edemez. Tarihsel olarak Alman Federal Anayasa Mahkemesinin 1983 tarihli emsal Nüfus Sayımı Kararı'nda da açıkça belirtildiği üzere, bireylerin kimliğini ve özel tercihlerini belirlemeye yönelik geniş çaplı dayatmalar hukuka aykırıdır. Hukuk sistemimizde kişisel verilerinizin rızanız dışında orantısız ve süreklilik arz edecek şekilde toplanıp işlenmesinin önüne geçilmiştir. Bu nedenle, hukuki bir dayanağı olmayan ve orantısız bulduğunuz kişisel bilgilerinizi bu tarz dayatmalarla vermeye zorlanamazsınız.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir