Anasayfa/ Makale/ Sinema ve Dizi Sektöründe Mobbingin Hukuki Zemini

Sinema ve Dizi Sektöründe Mobbingin Hukuki Zemini

Sinema ve televizyon endüstrisindeki esnek çalışma koşulları, uzun mesailer ve güvencesizlik, çalışanlar üzerinde ağır bir psikolojik baskı yaratmaktadır. İş Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, sektördeki bu kuralsız yapının hukuki anlamda sistematik bir mobbing (psikolojik taciz) zemini oluşturduğu görülmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türkiye'de sinema ve dizi endüstrisinde faaliyet gösteren yaratıcı ve teknik emek gücü, post-Fordist esnek istihdam yapısının getirdiği kuralsızlıklarla karşı karşıya kalmaktadır. Proje bazlı ve freelance çalışma modelinin yaygın olduğu bu alanda, çalışanlar genellikle yasal işçi statüsünün sağladığı korumadan mahrum bırakılarak ağır çalışma şartlarına itilmektedir. Bu durum, hukuki perspektiften incelendiğinde, salt bir çalışma koşulu ihlali olmaktan çıkıp, sistematik bir psikolojik baskıya, yani mobbing olgusuna dönüşmektedir. İlgili bakanlıkların teftiş raporlarında da açıkça ortaya konulduğu üzere, uzun çalışma saatlerinden kaynaklanan yorgunluk ve işverenlerin keyfi talepleri, çalışanların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü zedeleyen en temel sorunlar arasındadır. Bir hukuk bürosu olarak, sektördeki bu esnekleştirilmiş sömürü düzeninin, İş Hukuku bağlamında işçinin korunması ilkesini nasıl zedelediğini ve mobbingin hukuki zeminini nasıl inşa ettiğini yasal dayanaklarıyla ortaya koymak, hak kayıplarının önüne geçmek adına büyük önem taşımaktadır.

İş Kanunu Çerçevesinde Çalışma Süreleri ve Psikolojik Baskı

Sektördeki çalışma şartları değerlendirildiğinde, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin açıkça ihlal edildiği durumlar, mobbingin en belirgin yansımalarıdır. Kanunun 63'üncü maddesinde belirtilen haftalık maksimum 45 saat çalışma koşulu, dizi ve sinema setlerinde çoğu zaman göz ardı edilmekte, çalışanlar 14-16 saate varan günlük mesailere zorlanmaktadır. Bu süreklilik arz eden aşırı çalışma temposu, işçinin dinlenme hakkını elinden alarak kişiyi tükenmişliğe sürükleyen sistematik bir psikolojik şiddet aracı halini almaktadır. Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı teftiş raporları, sektörde en çok yaşanan sorunun mobbing olduğunu resmi olarak tescillemiştir. Sürekli değişen teslim tarihleri ve projeleri yetiştirme baskısı altında ezilen çalışanlar, "gizli mobbing" olarak nitelendirilen duygusal manipülasyonlara maruz bırakılmaktadır. Hukuken işverenin gözetme borcuna aykırı olan bu durum, çalışanın ruh ve beden sağlığını doğrudan tehdit etmektedir.

Kayıtdışı İstihdam ve Temel Hak İhlallerinin Mobbinge Etkisi

Yaratıcı endüstrilerde sıkça rastlanan kayıtdışı çalışma ve sözleşmesiz istihdam modelleri, işverenin çalışan üzerindeki tahakkümünü artırarak mobbingin hukuki zeminini kuvvetlendirmektedir. Çalışanların Serbest Meslek Makbuzu (SMM) kesmeye zorlanması ve kendi sigorta primlerini ödemekle yükümlü bırakılması, onları İş Hukuku'nun emredici korumasından uzaklaştırmaktadır. Hukuki güvenceden yoksun bırakılan çalışan, işini kaybetme korkusuyla kendisine dayatılan her türlü haksız iş akdi feshine, ücret kesintisine veya keyfi davranışa boyun eğmek zorunda hissetmektedir. Bu bağlamda, işçinin temel hakları arasında yer alan ücret alma, eşit muamele görme, iş sağlığı ve güvenliğini talep etme haklarının sistematik olarak engellenmesi, tek başına bir hak ihlali olmanın ötesinde, kişiyi işyerinden ve meslekten soyutlamayı amaçlayan bütünleşik bir mobbing süreci oluşturmaktadır. Yargıtay içtihatları ve evrensel hukuk kuralları, çalışanın yasal güvencelerden mahrum bırakılarak çalıştırılmasını psikolojik taciz kapsamında değerlendirmektedir.

Sektörde Karşılaşılan Başlıca Hukuka Aykırı Uygulamalar

Sektördeki güvencesiz istihdam yapısı ve yasal boşluklar, işverenlerin emredici hukuk kurallarını aşmasına olanak tanımaktadır. Hukuki dayanaktan yoksun bu düzen, özellikle set ortamlarında ve post-prodüksiyon süreçlerinde belirginleşmektedir. Çalışanların anayasal ve yasal haklarını hiçe sayan bu ihlaller, psikolojik tacizin süreklilik kazanmasına neden olan temel zeminlerdir. Sektörde tespit edilen ve mobbing bağlamında hukuki incelemeye konu olan belli başlı ihlaller şunlardır:

  • İş Sağlığı ve Güvenliği İhlalleri: 6331 sayılı kanuna aykırı olarak sağlıksız ve fiziki şartları yetersiz ortamlarda çalıştırılma.
  • Ücret Hakkının İhlali: Kazanılmış hak olan ücretlerin sözleşmeye aykırı olarak aylar sonra ödenmesi veya eksik yatırılması.
  • Dinlenme Hakkının Gaspı: Yasalarca güvence altına alınmış hafta tatili ve yasal ara dinlenme haklarının kullandırılmaması.
  • Sigorta Haklarının İhlali: Sigorta primlerinin asgari ücretten yatırılarak çalışanın sosyal güvenceden yoksun bırakılması.
Dizi setinde günde 15 saat çalıştırılıyorum. Bu mobbing sayılır mı? expand_more
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63'üncü maddesine göre haftalık çalışma süresi en fazla 45 saat olarak belirlenmiştir. Dizi ve sinema setlerinde sizi günlük 14-16 saate varan mesailere zorlamaları açıkça hukuka aykırıdır ve dinlenme hakkınızın gaspı anlamına gelir. Bu süreklilik arz eden aşırı çalışma temposu ve sizi tükenmişliğe sürükleyen bu şartlar, işverenin gözetme borcuna aykırı olup sistematik bir psikolojik şiddet, yani mobbing aracı olarak kabul edilmektedir. Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı teftiş raporları da bu tür uzun çalışma saatlerini ve işverenin keyfi taleplerini çalışanın fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü zedeleyen mobbing eylemleri bağlamında değerlendirmektedir.
Beni sigortasız çalıştırıp kendi SMM'mi kesmeye zorluyorlar. Ne yapabilirim? expand_more
Sinema ve dizi sektöründe çalışanların Serbest Meslek Makbuzu (SMM) kesmeye zorlanması ve kendi sigorta primlerini ödemekle yükümlü bırakılması, hukuki güvenceden yoksun bırakma amacı taşıyan yasadışı bir uygulamadır. Bu tür kayıtdışı veya sözleşmesiz freelance istihdam modelleri, sizi İş Hukuku'nun emredici korumasından uzaklaştırarak haksız fesih ya da ücret kesintisi gibi keyfi davranışlara boyun eğmenize neden olmaktadır. Yargıtay içtihatlarına ve evrensel hukuk kurallarına göre, bir çalışanın bu şekilde yasal güvencelerden mahrum bırakılması doğrudan psikolojik taciz (mobbing) süreci kapsamında değerlendirilmektedir. Bir hukuk bürosu desteğiyle yasal yollara başvurarak, işçi statüsünün sağladığı emredici korumadan faydalanabilir ve hak kayıplarınızın önüne geçebilirsiniz.
Maaşımı hep geç ve eksik veriyorlar, sigortamı da asgari ücretten yatırıyorlar. Ne yapmalıyım? expand_more
Ücretinizin sözleşmeye aykırı olarak aylar sonra ödenmesi veya eksik yatırılması, en temel kazanılmış yasal haklarınızdan olan ücret hakkının açık bir ihlalidir. Aynı şekilde sigorta primlerinizin gerçek maaşınız üzerinden değil de asgari ücretten yatırılarak sosyal güvencenizin kısıtlanması, sektördeki güvencesiz istihdam yapısının hukuka aykırı bir sonucudur. Bir çalışanın ücret alma, eşit muamele görme ve iş sağlığı ile güvenliğini talep etme gibi haklarının sistematik olarak engellenmesi, kişiyi meslekten soyutlamayı amaçlayan bütünleşik bir mobbing süreci oluşturur. Hukuki yollara başvurarak işverenin emredici hukuk kurallarını aşan bu uygulamalarına karşı çıkabilir ve gasp edilen özlük haklarınızı talep edebilirsiniz.
Sette ne mola hakkımız var ne de ortam güvenli. Tükendim artık, hukuki haklarım neler? expand_more
Yasalarca güvence altına alınmış olan hafta tatili ve yasal ara dinlenme haklarınızın kullandırılmaması doğrudan dinlenme hakkınızın gaspı niteliğindedir. Ayrıca, 6331 sayılı kanuna aykırı olarak fiziki şartları yetersiz ve sağlıksız ortamlarda çalıştırılmanız, iş sağlığı ve güvenliği ihlali anlamına gelmektedir. Sürekli değişen teslim tarihleri ve projeleri yetiştirme baskısıyla ruh ve beden sağlığınızın tehlikeye atılması, hukuken "gizli mobbing" olarak nitelendirilen bir duygusal manipülasyondur. İşverenin gözetme borcuna ve emredici hukuk kurallarına aykırı olan bu güvencesiz sömürü düzenine karşı, İş Hukuku bağlamında yasal süreci başlatarak ihlallerin durdurulmasını ve yasal haklarınızı sağlayabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir