Anasayfa/ Makale/ Siber Saldırı Kaynaklı İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu

Siber Saldırı Kaynaklı İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu

Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren akıllı fabrikalarda siber güvenlik ihlalleri, yeni nesil iş kazalarına yol açabilmektedir. Bu makalede, siber saldırılar neticesinde meydana gelen iş kazalarında işverenin hukuki sorumluluğunun kusur esasına dayandığı ve alınması gereken güncel teknolojik tedbirler hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde Endüstri 4.0 devrimi ile birlikte üretim sistemleri köklü bir dijital dönüşümden geçmektedir. Fabrikalarda nesnelerin interneti ve siber-fiziksel sistemler kullanılarak akıllı robotların üretim sürecine tam entegre edilmesi, beraberinde siber güvenlik ihtiyacını zorunlu kılmıştır. Üretim sürecindeki her türlü donanım, yazılım ve ağ sisteminin dışarıdan gelebilecek siber saldırılara karşı korunması, sadece ticari sırların muhafazası için değil, aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Giderek daha savunmasız hale gelen endüstriyel kontrol sistemlerine yönelik olası siber saldırılar, akıllı makinelerin ve robotların kontrolünün ele geçirilmesiyle sonuçlanabilmekte ve bu durum ne yazık ki geleneksel kazalardan çok daha yıkıcı iş kazalarına sebebiyet verebilmektedir. İş hukukumuz bağlamında, bu tür teknoloji ve bilişim odaklı kazaların hukuki boyutunun ve işverenin sorumluluğunun doğru bir şekilde analiz edilmesi, işletmelerin gelecekte karşılaşabileceği hukuki, idari ve cezai yaptırımların önlenmesi açısından hayati bir öneme sahiptir.

İş Kazalarında Kusur Sorumluluğu İlkesi

Hukuk sistemimizde iş yerinde meydana gelen iş kazalarından dolayı işverenin hukuki sorumluluğuna gidilebilmesi için kural olarak işverenin kusurlu olması aranmaktadır. Özel bir istisnai kanun hükmü bulunmadığı müddetçe, iş kazalarındaki hukuki sorumluluk tamamen kusura dayalı bir sorumluluktur. Yargıtay kararlarında da istikrarla vurgulandığı üzere, iş sözleşmesine dayanan işçiyi gözetme borcuna aykırılık bu kusurun temelini oluşturur. Siber saldırı kaynaklı bir kaza durumunda işçi, işverenin yükümlülüklerini ihlal ettiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunabilir. Bu noktada işveren, sorumluluktan kurtulabilmek adına kanundan ve sözleşmeden doğan tüm güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmekle mükelleftir. Yargıtay, işverenin kusursuz olduğu durumlarda meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmasının adalet ve hakkaniyet duygularını zedeleyeceğini açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla, siber saldırı gibi dışarıdan gelen ve öngörülemeyen müdahaleler neticesinde gerçekleşen kazalarda da genel kusur sorumluluğu ilkeleri uygulanacak ve işverenin siber güvenliğe dair gerekli önlemleri alıp almadığı hususu yargılamada belirleyici olacaktır.

Siber Güvenlik Tedbirleri ve İşverenin Yükümlülükleri

Siber saldırılar karşısında işverenin kusurunun tespitinde yalnızca yazılı kanun kuralları değil, aynı zamanda güncel teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı önlemlerin alınıp alınmadığı da değerlendirilir. Teknolojik tedbirlerin maliyet gözetilmeksizin alınmaması, doğrudan taksirli ihmal ve kusurlu davranış olarak nitelendirilmektedir. İşverenlerin siber saldırı kaynaklı iş kazalarında hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi için dikkat etmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Güncel gelişmeleri anlık olarak takip etmek ve sistemleri modern güvenlik standartlarına uyarlamak.
  • Sistem yazılımlarını ve donanımlarını, maliyetlerden kaçınmadan en üst düzey koruma sağlayacak şekilde sürekli güncellemek.
  • Akıllı robotlar ve otomasyon sistemleri için dış müdahaleleri engelleyen güvenli arayüzler ve şifreleme yöntemleri kullanmak.
  • Endüstri 4.0'ın getirdiği yeni tehlikelere özgü, siber riskleri de kapsayan özel bir potansiyel risk analizi ve acil durum planı hazırlamak.

Belirtilen bu teknolojik ve sistemsel önlemlerin eksiksiz şekilde yerine getirilmesi durumunda, kaza siber saldırı sonucunda gerçekleşmişse, işverenin kusuru ortadan kalkabilecek ve yasal sorumluluğu doğmayacaktır.

Üçüncü Kişilerin (Hacker) Sorumluluğu ve Rücu Hakkı

Tüm siber güvenlik standartlarının ve teknolojik altyapı güncellemelerinin işveren tarafından eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesine rağmen, sistemin dışarıdan bir müdahale ile hacklenmesi neticesinde iş kazası yaşanması ihtimal dahilindedir. Hukuki açıdan böyle bir senaryoda, donanım ve yazılımlarını maliyet gözetmeksizin en güncel sürümlerle koruyan işverenin, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı kabul edilmelidir. Zira işverenin yükümlülüğü, öngörülebilir teknolojik tedbirleri tam anlamıyla almaktır. Bu aşamada, kazanın asıl sorumlusu olarak, sisteme yetkisiz erişim sağlayan ve siber saldırıyı gerçekleştiren üçüncü kişi konumundaki bilgisayar korsanının hukuki ve cezai sorumluluğuna gidilebilecektir. İşverenin kusursuz olduğu böyle bir kazada, denetleyici kurumlar dahi işverene ancak kusuru oranında rücu edebilmektedir. İşveren kusursuz ise, iş kazası neticesinde doğan zararların tazmini hususunda asıl fail olan üçüncü kişilere karşı hukuki süreç başlatılarak mağduriyetlerin giderilmesi talep edilmelidir.

Fabrikadaki akıllı robot hacklendi ve yaralandım. Patronu dava edebilir miyim? expand_more
Hukuk sistemimizde iş yerinde meydana gelen kazalarda işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi için kural olarak kusurlu olması aranmaktadır. Kaza, iş sözleşmesine dayanan işçiyi gözetme borcunun ihlal edilmesi sebebiyle yaşandıysa tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. Siber saldırı sonucunda gerçekleşen bu tarz yeni nesil kazalarda, patronunuzun siber güvenliğe dair alması gereken önlemleri alıp almadığı mahkemece incelenecektir. Şayet patronunuz gerekli teknolojik tedbirleri almayarak taksirli bir ihmalde bulunmuşsa, maruz kaldığınız zararları karşılamakla yükümlü tutulur.
Patronum siber saldırı oldu, suçum yok diyerek tazminat ödemekten kurtulabilir mi? expand_more
İşvereninizin hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece dışarıdan bir siber saldırı gerçekleştiğini iddia etmesi yeterli değildir; kanundan ve sözleşmeden doğan tüm güvenlik önlemlerini aldığını da ispat etmesi şarttır. Yargıtay kararları ışığında, maliyetten kaçınarak güncel teknolojik gelişmelere uygun siber güvenlik tedbirlerinin alınmaması doğrudan kusurlu bir davranış olarak nitelendirilir. İşveren, ancak sistem yazılım ve donanımlarını en üst düzeyde güncellediğini, dış müdahaleleri önleyen şifreleme yöntemleri kullandığını kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Şayet bu standartlar eksiksiz sağlanmış ve saldırı önlenememişse, işverene kusur atfedilemeyeceğinden tazminat yükletilmesi adalet ve hakkaniyet duygularını zedeleyecektir.
Şirket bütün güvenlik önlemlerini almış ama yine hacklenmiş. Zararımı kim ödeyecek? expand_more
Patronunuz, sahip olduğu sistemin donanım ve yazılımlarını maliyet gözetmeksizin en güncel sürümlerle korumuşsa ve tüm güvenlik standartlarını yerine getirmişse, hukuken kusursuz kabul edilir. İşverenin yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiği böylesi bir senaryoda, kazanın asıl sorumlusu doğrudan sisteme yetkisiz erişim sağlayan bilgisayar korsanıdır. Dolayısıyla, iş kazası neticesinde doğan zararlarınızın tazmini için kusursuz olan patronunuza değil, siber saldırıyı gerçekleştiren üçüncü kişi konumundaki hacker'a karşı hukuki ve cezai süreç başlatılması gerekir. Nitekim denetleyici kurumlar dahi böyle bir olayda işverene yalnızca kusuru oranında rücu edebilmektedir.
Patron siber saldırı riskini önceden düşünüp acil durum planı yapmak zorunda mı? expand_more
Kesinlikle evet, işvereninizin Endüstri 4.0'ın getirdiği yeni teknolojik tehlikelere özgü olarak siber riskleri de kapsayan özel bir potansiyel risk analizi hazırlaması kanuni bir gerekliliktir. Bununla birlikte olası bir siber müdahale anında devreye sokulmak üzere kapsamlı bir acil durum planı yapılması da zorunludur. Bu tarz teknolojik ve sistemsel yükümlülüklerin göz ardı edilmesi, olası bir iş kazasında işverenin kusurunu doğrudan doğuracaktır. İşvereniniz ancak bu proaktif yükümlülükleri yerine getirdiği takdirde hukuki yaptırımların ve tazminat sorumluluğunun önüne geçebilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir