Anasayfa/ Makale/ Sağlıkta Özel Nitelikli Kişisel Veriler ve Hastaların Korunma Hakları

Sağlıkta Özel Nitelikli Kişisel Veriler ve Hastaların Korunma Hakları

Sağlık hizmetleri sunumunda elde edilen tıbbi veriler, özel nitelikli kişisel veri statüsünde olup üst düzey hukuki korumaya tabidir. Anayasa ve yasal güvence altındaki bu veriler, hastanın özel hayatının gizliliği ve kişiliğini serbestçe geliştirme hakkının temel bir parçası olarak hukuki güvence altına alınmıştır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Sağlık hizmeti sunumunda hastaların en temel haklarından biri olan özel hayatın gizliliğine saygı hakkı, kişinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğü ile doğrudan bağlantılıdır. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, kişilerin sağlık durumlarına ilişkin verilerin kaydedilmesi ve işlenmesi oldukça kolaylaşmıştır. Bu durum, bireylerin mahremiyetini koruma ihtiyacını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Avrupa Konseyi sözleşmeleri, Anayasa'nın 20. maddesi ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Sağlık hizmetleri sırasında elde edilen bilgiler ise öğrenildiğinde kişinin ayrımcılığa uğramasına veya mağduriyetine yol açabilecek nitelikte olduğundan özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Bu verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, hastaların telafisi güç zararlara uğramasına neden olabileceği için kanun koyucu tarafından sıkı denetim ve koruma mekanizmaları öngörülmüştür.

Özel Nitelikli Kişisel Veri Kavramı ve Sağlık Verilerinin Kapsamı

Kişisel veriler içerisinde bazı veriler, kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile olan yakın ilişkileri nedeniyle daha özel bir korumaya tabi tutulmuştur. KVKK kapsamında, kişilerin ırksal kökeni, siyasi düşüncesi, dini inançları, kılık ve kıyafeti, genetik ve biyometrik verileri ile sağlık ve cinsel hayatına ilişkin bilgileri açıkça özel nitelikli (hassas) veri olarak sınıflandırılmıştır. Hastanın teşhis, tedavi veya nüfus planlaması gibi süreçlerinde hekimle paylaştığı her türlü tıbbi öykü, hastalık seyri, yazılan reçeteler, psikolojik değerlendirmeler ve hatta hastaya ait ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar dahi tıbbi veri kapsamındadır. Hukuki açıdan, bireyin rızası olmaksızın veya kanunda öngörülen meşru bir neden bulunmaksızın bu bilgilerin işlenmesi mutlak surette yasaklanmıştır. Bu veriler yalnızca kişinin kimliğini belirgin kılmakla kalmaz, aynı zamanda toplum içinde damgalanma veya ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşme riskini de beraberinde getirir.

Hastaların Kişisel Verilerinin Korunmasını İsteme Hakkı

Anayasa'nın 20. maddesine eklenen fıkra ile herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı anayasal bir güvenceye kavuşturulmuştur. Bu hak, bireylerin kendi kişisel verileri üzerinde tasarrufta bulunabilme yetkisini içerir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulandığı üzere, bilgilerin geleceğini belirleme hakkı, kişinin insan onurunun ve kişiliğini serbestçe geliştirmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hastalar, kendi sağlık verilerinin kimler tarafından, ne amaçla ve ne kadar süreyle kullanılacağını bilme, yanlışlık varsa düzeltilmesini talep etme ve kanuni şartlar oluştuğunda bu verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme hakkına sahiptir. Bireyin sağlık hizmeti alırken sunduğu verilerin kendi kontrolü dışında paylaşılmasını engelleme yetkisi, özel hayata saygı hakkının pozitif bir yükümlülüğü olarak devlete de önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Dijitalleşme Sürecinde Unutulma Hakkı ve Uluslararası Düzenlemeler

Gelişen teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte, sağlık kurumları tarafından merkezi sistemlerde kaydedilen tıbbi verilere ulaşım oldukça kolaylaşmıştır. Bu durum, bireylerin geçmişteki tıbbi verilerinin sürekli olarak karşılarına çıkmasını önlemek amacıyla unutulma hakkı kavramını hukuki bir zorunluluk haline getirmiştir. Dijital hafızada yer alan ve artık paylaşılmasında kamu yararı veya güncellik bulunmayan kişisel sağlık verilerinin, veri sahibinin talebi üzerine geri dönüşümsüz olarak ortadan kaldırılması, kişinin geçmişi üzerindeki hakimiyetini sürdürebilmesi için elzemdir. Uluslararası hukukta da bu hak desteklenmektedir. Özellikle Biyotıp Sözleşmesi ve Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi gibi temel metinlerde, hastaların kendi sağlığıyla ilgili tüm bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkı olduğu net bir şekilde ifade edilmiştir. Hastaların ölümünden sonra dahi bu bilgilerin gizliliğinin korunması, uluslararası hasta hakları standartlarının vazgeçilmez bir prensibidir.

Tıbbi Verilerin İşlenmesinde Etik ve Hukuki Sınırlar

Sağlık hizmeti sunumunda hastaların rızası ve veri işleme süreçleri belirli kurallara bağlanmıştır. Hastaların kişisel ve tıbbi verilerinin işlenmesi aşamasında şu hukuki ve etik sınırlar dikkate alınmalıdır:

  • Aydınlatılmış Açık Rıza: Daha güçlü bir koruma gerektiren özel nitelikli verilerin işlenebilmesi için, hastanın aktif bir davranışla seçim yaparak açık rızasını (onamını) sunması şarttır.
  • Fiili İmkânsızlık Hali: Rızasını açıklayamayacak durumda olan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişilerin, hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu tıbbi hallerde varsayılan rıza kapsamında işlem yapılabilir.
  • Verilerin Alenileştirilmesi: Veri sahibinin söz konusu bilgiyi bizzat bilerek ve isteyerek alenileştirmiş olması durumunda da belirli sınırlar çerçevesinde hukuka uygunluk doğar.
  • Uzaktan Sağlık Hizmetleri: Tele-tıp gibi dijital uygulamalarda, hastanın ses ve görüntüsünün kaydedilmesi mutlak surette açık rızaya tabi olup, izinsiz hiçbir kayıt hukuka uygun kabul edilemez.
Doktorum ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflarımı çekip paylaşabilir mi? expand_more
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, hastaya ait ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar özel nitelikli tıbbi veri kapsamındadır. Bu tür hassas kişisel verilerin, sizin aktif bir davranışla yapacağınız seçim neticesinde vereceğiniz aydınlatılmış açık rızanız olmaksızın işlenmesi veya paylaşılması mutlak surette yasaktır. Rızanız alınmadan veya kanunda öngörülen meşru bir sebep bulunmadan bu görsellerin kullanılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali anlamına gelir ve hukuken sıkı koruma mekanizmalarına tabidir.
Eski hastalık kayıtlarımın sistemden tamamen silinmesini isteyebilir miyim? expand_more
Evet, Anayasa ve yasal güvenceler çerçevesinde bireylerin kendi sağlık verilerinin silinmesini veya yok edilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Dijital hafızada yer alan ve artık paylaşılmasında kamu yararı veya güncellik bulunmayan tıbbi verileriniz için hukuken "unutulma hakkınızı" kullanabilirsiniz. Veri sahibinin talebi üzerine bu bilgilerin geri dönüşümsüz olarak ortadan kaldırılması, kişinin kendi bilgileri üzerindeki tasarruf yetkisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
İnternetten yapılan doktor görüşmelerinde sesim ve görüntüm kaydedilebilir mi? expand_more
Tele-tıp olarak adlandırılan uzaktan sağlık hizmeti sunumlarında hastanın ses ve görüntüsünün kaydedilmesi çok sıkı hukuki şartlara bağlanmıştır. Bu tür dijital uygulamalarda sesinizin ve görüntünüzün kayıt altına alınabilmesi, mutlak surette sizin önceden sunacağınız açık rızaya tabidir. İzniniz olmadan gerçekleştirilen hiçbir ses veya görüntü kaydı hukuka uygun kabul edilemez ve doğrudan özel hayatın gizliliğine yönelik ağır bir ihlal oluşturur.
Bilincim kapalıyken acilde rızam olmadan tıbbi kayıt açılabilir mi? expand_more
Hukuken özel nitelikli sağlık verilerinizin işlenebilmesi için kural olarak aydınlatılmış açık rızanızın alınması zorunludur. Ancak rızanızı açıklayamayacak durumda olduğunuz veya bilincinizin kapalı olduğu fiili imkânsızlık hallerinde, kanun koyucu istisnai bir düzenleme öngörmüştür. Hayatınızın veya beden bütünlüğünüzün korunması için acil müdahale gerektiren zorunlu tıbbi hallerde, "varsayılan rıza" kapsamında izniniz aranmaksızın hukuka uygun olarak tıbbi veri işlemesi yapılabilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir